koyu mavi

Karanlık Dünya

Yazar:

koyu mavi - Nisanur Yiğit kitap kapağı
koyu mavi kitap kapağı

Floresanın o lanetli cızırtısı ve zihnimin içindeki o darmadağın uğultu... Hepsi ringin iplerine çarpıp geriye dönüyordu. Gözümü her kırptığımda, o izbe mutfaktaki paslanmaz çelik tezgahın dibine akan o taze kanı, o kadının namlunun ucunda kaskatı kesilmiş halini görüyordum. Kafamın içini susturmanın tek bir yolu vardı: Burası. Bu pislik kokan yeraltı kafesi. Karşımdaki adamın çiğ et kokan nefesi yüzüme çarparken, etrafı saran o vahşi seyircinin çığlıklarını duymuyordum bile. Benim dövüşüm onunla değildi; benim dövüşüm, göğüs kafesimin altında beni delirtmek üzere olan o karanlık mekanizmayla idi. Adam, yüzündeki o pis sırıtışla üzerime doğru hamle yaptı. Sol direkle suratıma geliyordu. Kaçmadım. Acıyı hissetmek, o sızıyı damarlarımda bulmak istiyordum. Yumruğu sol kaşıma tam oturduğunda, etimin yırtılma sesini zihnimin derinliklerinde duydum. Sıcak kan, kirpiklerimin arasından gözüme doğru süzülürken görüşüm bulanıklaştı, kirli bir kırmızıya boyandı dünya.İşte şimdi başlıyorduk.İçimdeki o zincirlerinden boşanmış canavarın hırlamasını serbest bıraktım. Hiçbir boksörün yapmayacağı kadar kontrolsüz ve tehlikeli bir öfkeyle daldım içeriye. Sol direkle çenesine gömüldüm. Kemiklerinin birbirine çarpma sesi salondaki o çiğ gürültüyü bıçak gibi kesti. Durmadım. Sağ kroşe, ardından gövdesine, tam ciğerinin üstüne sert bir aparkat... Adam geriye doğru savrulup kafesin tellerine çarptığında teller inledi. Yumruklarım adama her çarptığında, kaçtığım o İtalyan sokakları, arkamda bıraktığım o karanlık geçmiş biraz daha un ufak oluyordu. Adamın yüzü paramparça olana, o çiğ sırıtışı yüzünden silinene kadar vurdum. Son darbede dizlerinin üzerine çöküp beton zemine yığıldığında, etraftaki o vahşi kalabalık çılgına dönmüştü. Ama benim için seyirci çoktan çekip gitmişti. Ringden aşağı indim, bandajlı ellerimden sızan kan sargıları kirli bir kırmızıya boyarken köşedeki ağır kum torbasına alnımı yasladım. Göğsüm hızla inip kalkıyordu. "Basta..." diye fısıldadım kendi kendime, o sert İtalyan aksanımla. "Basta." (" İtalyancada yeter demek ") "Hâlâ aynı yerdesin," dedi arkamdan gelen o nefret ettiğim, paslı ses. Koçum, o manyak adam, topallayarak loş ışığa adım attı. Gözlerinde o sadist parıltıyla doğrudan en korumasız yerime, travmalarıma oynayarak başladı. konuşmaya; "O karanlık köşede sıkışıp kalmış bir çocuk gibisin. Ne kadar vurursan vur, o korkuyu o torbadan çıkaramazsın. O gece o sokağın köşesinde, o kadının karşısında kaskatı kesildiğinde de aynı çocuktun. Korkuyordun, değil mi?" Kelimeleri zihnimdeki kırık aynaları tuzla buz etmek ister gibi saplanıyordu ruhuma. Nefesim daraldı, o kirli geçmiş gözlerimin önünden geçti. Benim delirmemi, tamamen avucunun içine düşmemi istiyordu. Ama bu kez o duvarın sonuna gelmiştim. İçimdeki o ezilmiş çocuk, o yükü omuzlarından silkip atmak için ilk defa doğruldu. Gözlerimdeki o darmadağın bakış, yerini buz gibi bir kararlılığa bıraktı. Sigaramı botumun topuğuyla ezip ağır adımlarla tam karşısında durdum. Salonun havası bir anda buz kesti. "O çocuk öldü," dedim. Sesim o kadar derinden ve pürüzsüz çıkmıştı ki, adamın yüzündeki o sadist gülümseme ilk kez donup kaldı. "Ve sen, o çocuğun cesedi üzerinden beslenmeyi bugün bitiriyorsun." Yeniden o eski travmalarla üzerime gelmek için ağzını açtı ama milim kıpırdamadım. Kanlı, bandajlı elimi yavaşça kaldırıp göğsüne yerleştirdim, parmaklarımı gömleğine geçirdim. Eğildim, nefesim yüzünü yalayıp geçerken bir bıçak kadar keskin bir fısıltıyla konuştum: "Bana bir daha o geçmişten, o sokaklardan ya da o geceden bahsedersen... Seni bu bodrum katına gömerim. Ve burası senin son ringin olur. Beni duydun mu? Basta." Göğsündeki o sarsılmaz gücümü ve gözlerimdeki o sınırları aşmış deliliği fark ettiğinde yutkundu. Karşısında artık oynatabileceği o yaralı çocuk yoktu; kendi sınırlarını kanla çizmiş bir adam vardı. Elimi göğsünden sertçe çekip arkama bile bakmadan merdivenlere yöneldim. İstanbul’un o karanlık sokakları artık benim yeni ringimdi ve kuralları ben koyacaktım. Arka…

Bölümün tamamını WritePad'de oku