KONAK : Sümbülün Sırrı

AHENK

Yazar:

KONAK : Sümbülün Sırrı - Emel B.T kitap kapağı
KONAK : Sümbülün Sırrı kitap kapağı

༺❈༻ DEMİR ༺❈༻ Onu kandırdığım için pişman olmuştum. Ayağında ki topuklu ayakkabı ile bu kadar koşması bile bir mucizeydi. Bir yandan kaçmaya çalışırken bir yanda da beni kontrol ettiği için aynı ağaç köküne ikinci kez takılıp düşmüştü. Düşerken çıkardığı ses acı doluydu. Ona doğru koştum. Başını taşa fena çarpmıştı. Gözlerini kırpıştırarak beni izliyordu. “Hey iyi misin? Bana bak.” Yüzü ellerimin arasında küçücük kalmıştı. Dudaklarını araladı ama cevap veremeyecek kadar güçsüzdü. Onu yerden kaldırırken, “Kapatma gözlerini! Bende kal.” Dedim. Ama söylediklerim faydasızdı. Başı boynuma düştüğünde saçında ki vanilyalı şampuan kokusu burnumu doldurdu. Kendime kızdım ve dilimden çıkan küfürlere engel olmadım. “Bende kal. Seni kurtaracağım. Bende kal...” uyumaması gerekiyordu. Bilincini kaybetmesini istemiyordum ama artık bunun için geçti. Gözleri uykuya teslim olurken kollarımın arasından güçsüz kolları düştü. Ormanı avucumun içi gibi biliyordum. Çatışmada bütün adamlarım ölmüştü. Bir tanesini kendime siper ederek hayatta kalmıştım ama omzumdan vurulmama engel olamamıştım. Kurşun sadece sıyırıp geçmişti ve ilk defa yaşadığım bir şey de değildi. Kolaylıkla atlatabilirdim. Ama o kafasını fena vurmuştu. Her ihtimale karşı ormana sakladığım bir jeep vardı. Onu kolaylıkla buldum. Ormanın patika yolun yakın yere park etmiş üzerine de dallarla kapatmıştım. Onu kendime daha fazla yaslayıp arka kapıyı açtım. Özenle arka koltuğa onu yerleştirdiğimde dudaklarından bir inleme sesi duyuldu. Daha önce hiç görmediğim, adını bile bilmediğim bu kız beni neden bu kadar uğraştırmıştı ve konakta ne işi vardı? Bu soruların cevabını o iyileşince ondan öğrenecektim. Jeepin üzerinde ki dalları kaldırıp şoför koltuğuna yerleştim. Telefonum çatışma sırasında düşmüştü. Arabanın içine yine her ihtimale karşı yedek bir telefon koymuştum. Bu telefon tuşlu bir telefondu ve şarjı uzun süre gidenlerdi. Vitesi geriye atıp sert bir manevra ile döndüm. Arabayı patika yoldan çıkarırken yedek telefondan yakınlardaki dağ evimde kalan kâhyayı aradım. “Hemen bir oda hazırlat! Doktoru ara acil dağ evine gelsin. Yarım saate ordayım.” Kâhya telefonu açtığında soru sormasını bile beklemeden ard arda sıralamıştım. “Soru sormayı bırak ve dediğimi yap!” sorularına şimdi cevap veremezdim. Bir yandan yolu kontrol ediyor bir yandan da ona bakıyordum. Orta konsola doğru uzanan kolunu inceledim. Bilekleri inceydi. Sıkıca tutsan kırılacak bir cam kadeh gibiydi. Tırnakları kısa ama özenliydi. Kırmızı ojeleri ile çok zarif duruyordu. Ellerini tuttum. Elleri soğuktu. Bayıldığı için mi yoksa üşüdüğü için mi olduğunu anlayamıyordum. “Beni duyabiliyor musun?” Soruma karşılık bir inleme sesi duyuldu. Kendine gelmeye çalışıyordu ama çok yorulmuştu. Daha yolumuz vardı ve bende çok fazla kan kaybetmiştim. Gözlerim zaman zaman kararsa da kendimi toplamaya çalışıyordum. Arabada bulduğum şişeyi açtım ve su içtim. Su içmek biraz da olsa kendime getirmişti. Direksiyonu dizimle destekleyip elime biraz su döktüm ve yüzümü yıkadım. Soğuk su yüzüme çarparken irkilmeme sebep olsa da iyi gelmişti. “Hayır, hayır.” Sesini duyduğum anda arkamı dönüp baktım. Yüzünü buruşturmuştu. Sayıklıyordu. “Yapma, lütfen.” Sayıklamasına dayanamadım ve omzuna dokundum ardından yüzünü okşayıp. “Az kaldı sabret. Gelmek üzereyiz.” Birkaç dakika sonra dağ evinin patikalı yoluna girmiştik. Arabayı gören kahve Demir kapıyı ardına kadar açtı arabamı toprak zeminde kaydırarak girişe en yakın yere park ettim. Arka kapıyı açarak onu kucağıma özenle aldım. Evin kapısını kahya açarken , “Ne oldu efendim? İyi misiniz? Bu kızcağızda kim?” kâhya beni görünce şaşkınlıktan ne yapacağını şaşırmıştı. Ona cevap verecek gücüm yoktu henüz. “Şimdi değil? Oda nerede?” Kâhya resyaş ’in karısı, Elif Hanım üst katı gösterdi. Benim önümden yürürken merdivenler hızlıca çıkmaya çalıştı. Kendine fazla olan kiloları yüzünden merdivenleri hızlı çıkamıyordu ama elinden geleni yapıyordu. “Doktor nerede?” nihayet odaya ulaştığımızda kızı yatağına yatırırken…

Bölümün tamamını WritePad'de oku