KONAK : Sümbülün Sırrı

Giriş- Peşimde

Yazar:

KONAK : Sümbülün Sırrı - Emel B.T kitap kapağı
KONAK : Sümbülün Sırrı kitap kapağı

Tek düşündüğüm kaçmaktı. Karanlık ormanda nereye gittiğimi bile bilmeden sadece koşuyordum. Bazen yerde ki dalların üstünden atlıyor bazen de takılıp düşüyordum. Tek istediğim beni kovalayan, sadece yarım saat öncesinde tanıştığım adamdan kaçmaktı. Bana zarar vereceğinden emindim. Korkuyordum. Korkularım adımlarıma yansıyordu. Her adım bir belirsizliğe atıyordum. Baykuş sesi duyduğum bir ağacın yanından hızla geçerken arkamdan sesi geliyordu. “Dur kaçma!” Ses tonundan onun da yorulduğunu anlayabiliyordum. Zaten yaralıydı ve daha fazla peşimden koşamayacaktı. Eğer yorgunluktan bayılır ve beni bırakırsa bir yola çıkabilir ve yoldan geçen diğer arabalardan kolayca yardım isteyebilirdim. Ormanın derinlikleri korkutucuydu. Karanlığa hapsolan ormanda nereye gittiğimi bilmeden sadece kaçıyordum. Kaybolmuştum. Bu gece benim gibi biri için bile çok aksiyonluydu. Ben hayatım boyunca birilerinden hep kaçmıştım. Ama bu sefer farklıydı. Bu sefer yolunda gitmeyen her şey ayaklarıma bağ oldu. Koşarken aklıma nüfuz eden düşüncelerin esiri oluyordum. Yanından geçtiğim her ağaç kendime verdiğim sözler, aralarından geçtiğim her çalılık ise başaramadıklarım olmuştu. Peşimde koşan yaralı adam değil sanki geçmişimdi. Peşimi asla bırakmayan geçmiş, geleceğime esirdi. Hesaplayamadığım bir şey vardı. Çok fazla yorulmuştum. Daha ne kadar dayanabilirdim bilmiyordum. İnce, çelimsiz bacaklarım titriyorlardı. Gece soğuktu. Soğukta titreyen bedenimin gücü tükeniyordu. Ormanda esen rüzgâr, gece açan çiçek kokularını burnuma doldursa da ciğerlerime nefesim yetmiyordu. Birkaç dakika soluklanmak için bir ağaca sırtımı dayadım ve derin nefesler alıp nefesimin düzene sokmaya çalışıyordum. Tekrar sesi geldiğinde sırtımı dayadığım ağacın arkasına doğru geçip daha fazla sindim. Beni görmemesi umut ederek nefesimi tutmaya çalıştım. Ciğerlerim yanıyordu. Kalbim de hiç olmadığı kadar hızlı atıyordu. Karnıma giren keskin acılar ile gözyaşlarım gözlerimden usul usul akmaya başladı. Hıçkırmamak için kendime yalvardım. Şimdi olamaz, kendimi tutmak zorundaydım. “Eğer benden kaçmaya devam edersen, yaralanacaksın.” Duraksadı ve o da benim gibi derin nefesler alıyordu. Saklandığım ağacın arkasından onu görebiliyordum. Beyaz gömleği kanla kaplıydı. Omzundan vurulmuştu ve nefes almakta güçlük çekiyordu. Bu şekilde fazla dayanamazdı. Etrafına bakarken konuşmaya devam ediyordu. “Sana gerçekten zarar vermek istemiyorum. Eğer benimle gelmezsen diğerleri seni bulacak.” Ona inanmıyordum ama bu karanlık ormanda yabani hayvanlara yem olma fikri de beni korkutuyordu. Gerçekçi olmak gerekirse onu atlatsam bile bir yola ulaşacağımdan emin değildim. Eğer yola ulaşabilsem bile bu ıssız yerde yoldan bir araba bile geçmeyecekti. Herhangi bir araba bu ormanlık yolunda iyi niyetli olmayacağından da emindim. Benim sonum bu orman olacaktı. Evhamlı iç sesim sağlıklı düşünmemi engelliyordu. Keşke ormanın içine koşmak yerine arabama koşsaydım diye düşünürken arabamın daha uzak bir noktaya park ettiğimi, orman havası almak için yürümek istediğimi hatırladım. Ayrıca peşimde ki adamı vuranlar hâlâ orada olabilirlerdi. Mantıklı düşünme söz konusu ise aklım devre dışı kalabiliyordu. Ağacın arkasında oturduğum yerden doğruldum. Şimdi koşmak için hamle yapsam yakınımda olduğu için beni kolaylıkla yakalayabilirdi. Ayaklarım, ormanın yumuşak zeminine çakılı kalmıştı. “Saklanma artık. Sana yardım etmek istiyorum.” Sesi artık boğuk çıkıyordu. Ona doğru baktığımda yere diz çökmüş olduğunu gördüm. Yarasını tutuyordu. Sanırım çok kan kaybetmişti. Islak terli saçları alnına dalga dalga düşüyordu. Gözaltları ise koyulaşmıştı. Kafasını öne doru eğdi ve acı ile yüzünü buruşturdu. Vicdanımın sesi ile mantıklı düşünmem gerektiğini söyleyen ses ile çakışıyordu. Vicdanım yaralı bir adam sana zarar vermez. Sana ihtiyacı var diyordu. Ama mantıklı düşüncemin ses ise karanlık bir ormanda bir yabancıya güvenmemem gerektiğini söylüyordu. “Seni o ağacın arkasında görebiliyorum.” Sesi ile irkilip ona doğru döndüm. Gözleri ile gö…

Bölümün tamamını WritePad'de oku