KOMA

BÖLÜM-2

Yazar:

KOMA - Seymanur kitap kapağı
KOMA kitap kapağı

Her bildirim sesi kalbimin ritmiyle oynuyordu. Yeni bir bildirim daha. Bildirimi açmadan önce birkaç saniye bekledim. “Nolur Taylan olmasın.” “İş başvurunuz onaylanmamıştır.” Nefesimi verdiğimde bu bildirime sevinip sevinemeyeceğimi bile bilmiyordum. “İş bulamadığın için mi bu kadar üzgünsün?” dedi Lila. Masanın önünde ayakta dikilmiş, bebeğinin saçlarını tarıyordu. İstemsizce gülümsedim. “O sabah gelen kişi seni işe almadı mı?” Kaşlarım çatıldı. “Sen onu gördün mü?” Diz çöktüm. “Sana bir şey yaptı mı?” Omuzlarını, kollarını telaşla kontrol ettim. “Kapıyı mı açtın ona?” “Tuvalete gidecektim, seni ağlatıyordu. Hemen yatağıma saklandım.” Pijamasına dokunduğum an, elime gelen ıslaklıkla nefesimi verdim. “Özür dilerim Serin abla.” Bebeğini karnına bastırıp bir adım geri çekildi. “Nolur kızma, hiçbir yere oturmadım. Kuruyunca oturacaktım.” Ter içinde kalmış alnına bir öpücük kondurdum. “Bunun için özür dilemene gerek yok Lila..” Başını kaldırınca gülümsedim. “Yoksa küçük bebek mi yaptı? O yaramazı mı korumaya çalışıyorsun benden ha?” İşaret parmağımı küçük bebeğe salladım. “Bir daha Lila’yı üzmek yok!” Dudakları usulca kıvrıldı. O da aynı şekilde işaret parmağını bebeğine sallarken kıkırdıyordu. “Hadi gel değiştirelim.” Lila da küçük bebeğinin kıyafetini büyük bir ciddiyetle değiştirmeye çalışırken ben de elimdeki telefonun ekranını kaydırıyordum. “ Geçtiğimiz hafta meydana gelen zincirleme kazada ağır yaralanan 13 yaşındaki bisikletlinin durumunun kritik olduğu öğrenildi.” Habere tıkladım. “Bu…” “ Görgü tanıklarının ifadesine göre genç, küçük bir kıza çarpmamak için gidonu aniden kırdı .” Nefesim kesildi. “… kazaya sebep olduğu düşünülen kadın ve çocuğun kimliği henüz belirleneme …” Telefon elimden düştü. “Ben kaçtım. Yanına bile gitmedim. “ Ne yapabilirdim ki, Lila korkardı. Onun korkmasından korkmuştum. Eğer o çocuğu o şekilde görseydi, ne hissedebileceğini iyi biliyordum. Suçluluk. Ama… Bir çocuğu korumak isterken başka bir çocuğu tek başına bırakmıştım. Ailesi var mıydı? Veya onu seven biri…. Karnı aç mıydı o bisikleti sürerken? Şu an onu gözyaşlarıyla bekleyen biri… Telefonu masaya koyduğumda duvarı ne kadar süredir izlediğimi bilmiyordum. “Al bakalım, çok acıktın değil mi? Olmaz! Sadece yoğurtlu makarna yiyeceksin.” Lila oyuncak bebeğini doyuruyordu. Bebeğe biraz daha yaklaşıp fısıldadı. “Ama istersen köfte de verebilirim.” Küçük bebeğinin ağzına doğru çay kaşığını uzattığında istemsizce gülümsedim. Küçük bebeğinin karnını doyuruyordu. Karnını doyuruyordu… “Ona yemek yedirmedim!” diye tısladım. O an farkettim. Çocuklar bazen aç olduklarını söylemezdi, önce oyuncaklarını doyururlardı. Aksi takdirde hiçbir çocuk yemekleri oyununa bile katacak kadar iştahlı değildir. “Lila ben çok acıktım makarna yapalım mı?” dediğimde başını aniden bana çevirdi. “Hımm makarna mıı?” Başını aşağı yukarı salladı diliyle dudaklarını ıslatırken. Mutfağa girdiğimde dolabı açtım. Açılmış, yarım paket makarna vardı. Blr dilim de ekmek ve birazcık peynir. Ne kurduğu oyundaki yoğurt vardı ne de köfte… “Ben karıştırıyım nolur?” “Ama burda karıştıracak bir şey yok ki?” “Ben dökebilir miyim?” “T..tamam dur yere dökeceksin?” “Ben de tuz dökmek istiyorum.” “Bak birlikte döküyoruz işte.” “Ama ben kendim koymak istiyordum.” Dudaklarını büzdüğünde ne kadar tatlı bir huysuz göründüğünün kendisi bile farkında değildi. “Çok güzel yaptık değil mi Serin abla. Bu Serin ve Lila makarnası.” Gülümsedim. Aslında makarnayı ben yapmıştım. Lila’nın tek yaptığı bir tutam tuz atmaktı. Ama o, bunun ikimizin eseri olduğuna bütün kalbiyle inanıyordu. Belki de çocukların özgüveni böyle oluşuyordu. Daha çocukken hiçbir şey yapamadığın halde, biri sana “birlikte başardık” diyordu. Ve yetişkin olduğunda başaramamış bile olsan “başardım” diyebiliyordun.” Bana kimse bu güveni vermemişti. Bu yüzden hata yapmaktan bu kadar korkuyordum. Bir tabak makarnayı önüne koyduğumda tüm yüzüne o makarnanın yağını çoktan bulaştırmıştı. “Makarna canavarı seni.” dedim onu izlerken. “Vhhğıhaahv” elle…

Bölümün tamamını WritePad'de oku