Kof: Göğü Yitiren Kuşlar

Gülün İçindeki En Ufak Yaprak

Yazar:

Kof: Göğü Yitiren Kuşlar – pekbiafiliyalnizlik kitap kapağı
Kof: Göğü Yitiren Kuşlar – pekbiafiliyalnizlik kitap kapağı

Selam! Biz geldik! İnstagramdan takip edenler bilir yeğenlerimleyim bir süredir. Çınar ve Ela varken yazmak aklıma gelmiyor aslında, bayılıyorum onlara 😍 Dün gece zar zor bitirdim Eloş uyuyunca da düzenledim 💞 Bka gecikecek hiç yazamadım ona 🥺 Sıcak çayımı aldım yorumlarınızı okumak için sabırsızlanıyorum 💞 ⚫ 5 yıl önce Diyarbakır Belçim Atalay Hayat koskoca bir ağaçtır. İri gövdeli, iri dallı, iri yapraklı kocaman bir ağaç... İnsanoğlu tırmanmaya çalışır o ağaca, ne kadar yol katetebilirse o kadar yaşadım der. Peki, hızlı hızlı tırmanmak iyi bir insan yapar mı bizi? Hayır, nasıl tırmandığına göre değişir hayatın kalitesi. Dalı incitmeden mi çıkıyorsun, yoksa başkasının omzuna basarak mı? Peki, ben neresindeyim o ağacın? Ya ayaklarım daha gövdesine bile zor değiyor, köklerin arasında kayboluyorum. Ya da en tepesinde rüzgâra karşı tek başımayım. Nasıl tırmandığımı da bilmiyorum üstelik; sadece tırnaklarımın arasındaki toprak sızısından anlıyorum yol aldığımı. Hayat bana göre mücadele etmek demek. Yaşamak için, mutlu olmak için, bir lokma ekmek için... Her şeyle mücadele. Bazı geceler, en zoru olan kendinle mücadele. Kendinde savaşacak, tutunacak bir şey bulamamak en büyük kofluk. Peki hayat sana göre ne demek? Sadece nefes almak mı, yoksa o ağacın tepesindeki rüzgârı göğüslemek mi? Ben Belçim, Belçim Atalay. Hayat bana göre kofluktan ibaret. 🐦‍⬛🌹 Dün gece okuduğum kitabı bitirmek için ikiye kadar direnmiştim. Klasik bir aşk öyküsüydü işte, sonunda oğlan ve kız kavuşuyordu. Mutlu sonları severdim ben. O kadar acının, kederin mükafatı olmalıydı sonsuza dek süren o huzur. Yoksa bu koca ağaca tırmanmanın ne anlamı kalırdı? Köye yeni gelen imamın okuduğu ezanla gözlerimi araladım. Sesi kadife gibiydi, içimi ürpertiyordu. Ev camiye yakın olduğundan her kelime odanın içinde yankılanıyordu ama bu sabah bir başka net, bir başka dokunaklı geliyordu sesi. Yatakta biraz daha oyalandıktan sonra, bu kadar tembellik yeter Belçim dedim kendi kendime. Kalkmak için doğrulduğumda sırtıma giren keskin sancıyla yüzümü buruşturdum. Başımı kaldırıp pencereye baktığımda sonuna kadar açık olduğunu gördüm. Selvi gece oda çok sıcak oluyor diye pencereyi açmıştı yine. O, başlıklı bazasında korunaklı uyuduğu için tüm o deli rüzgâr yer yatağında yatan benim sırtıma vurmuştu bütün gece. Haklıydı, oda çok küçüktü. Geçen yaz kendi ellerimle yaptığım boyası bile nemden atmıştı çoktan. Küçük odayı iki genç kız olarak ikiye bölmüştük. Benim tarafımda cam kenarında eski küçük ama sağlam bir sedir, ahşap bir giysi dolabı ve bu yer yatağı vardı. Selvi'ye ise yengem yeni, büyük bir gardırop almıştı. Renkleri uyumlu masa, sandalye ve elbette her sabah önünde saatlerini harcadığı o süslü aynası vardı. İkimiz de payımızdan memnunduk aslında. Aramızda bir ayrım yoktu, sadece... Sadece bu evin bir kızı vardı, bir de ben. Bu odaya her girdiğimde bunu daha iyi anlıyor, ruhumun bir kenarına not ediyordum. Unutmuyordum. Yatağımdan çıkıp pencereyi kapattım. Bir yandan da yatağında döne döne uyuyan Selvi'ye söyleniyordum içimden. Yüzüstü dönmüş, yorganı kalçasına toplamıştı yine. Köyümüzün sabahı ayaz olurdu, üşüyecekti akılsız. Üzerini usulca örtüp, açık bırakarak uyuduğu için yastığa dolanan saçlarını kurtardım. Gece yanıma aldığım ama içmediğim suyu komodinine bıraktım, bilirdim, birazdan susayarak uyanacak ve üşendiği için bardağa uzanmayacaktı. Bazen huysuz, bazen bencil olsa da seviyordum Selvi'yi. Olmayan kız kardeşim yerindeydi. Bir de okuduğum kitaplardan öğrendiğim çok güçlü bir kavram vardı: Kız kardeşlik . Kadının kadına desteği... Bir kadın olarak bir şey başardığında, seni bir erkekten önce yine bir kadın alkışlamalıydı. Yazarın dediğine göre, bu alkış seni herkesten daha çok mutlu etmeliydi. Çünkü bir kadının başarısındaki gizli dikiş izlerini, o yolu yürürken kaç kez ayağının burkulduğunu ancak başka bir kadın bilebilirdi. Selvi'nin saçlarına bir öpücük bırakırken onun da beni kız kardeşi olarak gördüğünü umuyordum. Odadan çıkıp alt kattaki banyoya indim.…

Bölümün tamamını WritePad'de oku