KOÇARİ

İMERA

Yazar:

KOÇARİ - İrem Nur kitap kapağı
KOÇARİ kitap kapağı

İnstagram, TikTok: i.nurkarakus Beğenmeyi yorum yapmayı unutmayınnn BÖLÜM SEKİZ İMERA imera-imerafera onur atmaca- tonya akçaabatlılar karmate-yağmur Serkan Şanlı Ona sarılmak hastalıklı kalbime iyi gelmişti ya da kokusu iyi gelmişti. Bilmiyorum. O kollarımda tüm yüklerini bana yaslamış gibi dururken hiç bir şey bilmiyorum. Kafasını gövdeme biraz daha bastırdı kalbime baskı yaptı belki farkında değildi ya da hayvan gibi atan kalbime karşılık vermek için bunu yapmıştı. Bilmiyorum… “Bu kadar hızlı atması normal mi?” sorusu ile başını da gövdemden yavaşça çekip bana bakmıştı burnum saçlarından aldığım kokuyu aramaya başladı oysaki yanımdaydı. “Çok sayılmaz,” diye mırıldandığımda gözlerine korku yerleşti. “Öyle değil,” toparlamaya çalıştım. “Adrenalininden dolayı hızlı atmıyor, bana zarar verecek bir hız olsa bile zarar vermeyeceğini biliyorum…” Güneş gibi gözleri ben konuştukça parlıyor içimi ısıtıyordu, evet kelimenin tam anlamıyla güneşti. İçimi sıcacık yapan bir güneş. İmera’ydı o. Acıdan hastane yatağında yatarken güneş doğmasın gece olsun da öleyim dediğim anlarda doğmamasını istediğim şeye çok benziyordu. Ya da gezdiğim ülkelerde doğan incelediğim mimarı yapısına vuran şeye çok benziyordu. Güneşti o. İmera’ydı. Doğsun diye günlerimi sayacağım güneşimdi. Hayatımda o yokken bile o varmış. Kalp ameliyatından sonra komadan çıkıp uyandığımdandıyüzüme vurup sıcaklık veren oydu. “Serkan…” diye bana seslendiğinde içim aktı gitti. Ne konuştuğumuzu ne diyeceğimi unutmuş öylece yüzüne bakarken gülümsedi. “Dilin mi tutuldu?” diye sorduğunda kafasını sallamış saçları iki yana sallanmıştı. Bir güneş olduğu kadarda nazlıydı. O sesi incelte konuşması, gözlerini kısarak bakması… Nazlıydı. Ama en çok İmera’ydı. “Biraz,” diye mırıldandım. Bu onu gülümsetti yüzünde az da olsa olan çilleri baştan sayarken bir kez daha yüzünü göğsüme gömmesini beklemiyordum. Aslında kalbime… alnını kalbime yaslamıştı. “Ne o pazarlık mı yapacaksın…” diye mırıldandım. “Kiminle, seninle mi?” “Hayır, kalbinle.” O ılık nefesini hissettiğim an nerede olduğumu nasıl bir şekilde olduğumuzu unuttum. Beni nefes alıp vermesi bu hale getirmemeliydi. Beni bu hale getirmemeliydi. “Evet,” dedi. “Ona iki çift lafım olacak.” Sustum kalbimin desin daha fazla arttı öyle çok arttı ki yaylada herkes onun sesini duydu sandım. “Böyle atsın, sonsuza kadar. “O kadar yaşamak istemem.” Kafasını bir kez daha kaldırdı. Eğer yanımda sen olmazsan o kadar yaşamak istemem… “Saçmalama…” diye mırıldandı yüzü düşmüştü. Ona içimden geçeni söylemek istedim beni ne durdu bilmiyorum ama diyemedim. “Allah uzun ömür versin.” “Hepimize…” dediğimde benden ayrılmak için bedenini kollarımdan çektiğinde düştüğüm boşluğa bile güneş doğdu. “Ben gideyim…” diye mırıldandı aynısını yaptı gözlerini kısarak hafifi salınarak nazlandı. “Sen de git Suat beklemesin çok.” Şuan Suat umurumda değildi ömürcünün sonuna kadar orada kalabilirdi, dostuna bu iyiliği yapmalıydı. “Beklesin,” dediğimde güldü. Yanakları kızardı, karnımda tepinen ayı akıp giden içimi tutamadı. “İyi geceler…” “İyi geceler.” Dönüp arkasını gittiğinde eve girişini attığı adımların sağsını ezberledim. Yirmi beş adım… Artık yirmi beş adımla kişisel sorunlarım var. Eve doğru dönüp kapıda bulmayı düşündüğüm Suat’ı evin içinde Uğur ve babaannemin dibinde bulmayı beklemiyordum. “Abi şimdi sen nesin?” Uğur’un sorusuna karşılık Suat kaşlarını çattı ve ona döndü. “O nasıl soru be!” Suat dediğinde Uğur gözlerini sonuna kadar açtı. “Abi meslek anlamında dedim tövbe haşa…” BabaannemSuat’ın arkasından Uğur’un ensesine yapıştırdığında Uğur kafasına öne doğru alıp babaanneme baktı. “Nene…” “Sen Puşkulinin alıntında kalan otlara baktun mu?” Uğur gözlerini kırpıştırdı. “Saat on iki…” “Ne olmiş Puşkilinin madı önemli yürü git!” Uğur oturmaya devam edince “De hayde!” Uğur mükemmel bir oyunculukla ayağa kalkıp yanımdan geçip salondan çıktığında dış kapıda değil merdivenlere yönelmişti. “O pokli Puşkilii yatsın tepende!” diye bağırdı. “Uğur!” Nadir amcamın sesi ile Uğur’u…

Bölümün tamamını WritePad'de oku