ONUN DEDİKLERİ
Yazar: İrem Nur

İnstagram, TikTok: i.nurkarakus Beğenmeyi yorum yapmayı unutmayınn BÖLÜM BEŞ ONUN DEDİKLERİ yalın-halbuki buray-istersen davut güloğlu-katula katula Hayatımda bu kadar kızardığımı ve sıcakladığımı hissettiğim an hasta bir şekilde yatakta yattığım çocukluk anılarından biriydi. Şimdi ise o gözlerim içine bakarken kurduğu cümleler ile cidden bir şekilde kafamı kuma sokmak istedim. Mavi gözleri titredi ve sonrasında bir anda kendini geri itip kafasını arabanın kapısına vurduğunda. “Ay!” diye bağırdım. Ona doğru ilerlediğimde havaya kaldırdığım elimin titrediğini fark ettim. Elimi geriye doğru çekince ona bir şey yapamadım o kafasını okşayarak ofladı. “İyi misin?” “Hıhı…” diye mırıldandı. “Baya sertmiş kapıda.” “Öyledir metal ya…” “Doğru,” bana doğru yaklaşmamak adına yaslandığı kapıyı açtı düşmeden arabadan indiğinde onun arkasından baktım. Gözlerimi kırpıştırıp beklerken nerede olduğumu ve arabadan inmem gerektiğini fark ettiğimde kapıyı açtım ama ben arabadan indiğimde araba çalışıyordu geri arabaya bindim. Arabayı istop edip arabadan tekrar indiğimde o da birkaç kelime etmeden eşyalarını arabadan aldı. Ben de aynı onun gibi yaptım sakince davrandım asla panik içinde değildim. Nasıl yani, ne diye panik içinde olayım… Boğazını temizledi. Bende “İyi akşamlar.” “Sana da.” Arkasını döndü arkamı döndüm ve eve doğru sakin adımlarla ilerlemeye başladım, bakmak istedim yüzüne o yüzden yavaşça kafamı çevirdim bana bakan onu görmemle birlikte kafamı hızlıca önüme çevirdim ve bu da içeri girmeden önce kapıya kafa atmama neden oldu ve kapıyı bu şekilde çalmış oldum. Elimi alnıma atarken “Aferin rezil ol kızım aferin devam et böyle!” diye mırıldandım. “Götüne de soksaydın olmadı öyle ya…” Kapı ablam tarafından açıldığında içeri girmeden bir kez daha ona baktım ve aynı yerde yüzünde aptal bir gülümseme vardı ve o gamzesi fazla derindi gözleri fazla buğuluydu. “Naz…” ablamın kısık sesini duyduğumda normalde yapmayacağım şeyi yapıp ona gülümsedim ve sonrasında içeriye kendimi attım. Ablam kenara çekilmiş kapıyı kapatmıştı bende elimdekiler ile direk üst kata çıkarken ayaklarımın titrediğini hissediyordum. Onun dedikleri kafamda yankılanıyordu. Buğulu bakışları gamzesi… Odamın kapısını açtım elimdekileri bırakıp yatağımın ucuna oturduğumda sadece halıya baktım odanın ışığı kapanıktı ve halının desenleri de gözükmüyordu. Karanlığı sevmezdim ama şimdi karanlık güvenli ve güzel geliyordu. Onun dedikleri… Senin için… Benim için. Odanın ışığı bir anda açılıp halının desenlerini fark ettiğimde odamın kapısı kapandı. “Naz,” diye seslendi ablam, yanıma geldi önümde eğilecekti bir an vazgeçip yanıma oturdu. “Bir şey mi oldu?” başımı iki yana salladım halıya bakmaya devam ederken omuz silktim. “Yok, abla…” diye mırıldandım. Bunu dedim ama içi titreten bir nefes aldığımda ablam dediğime asla inanmadı. “Bir şey var bak bakayım bana.” Bakışlarımı ona çevirdim. “Cidden bir şey yok abla, sadece yorgunum.” “Bir şeyi içerlemişsin.” Başımı iki yana salladım gülümsedim. “Yok, sadece yorgunum.” “İnanmıyorum.” Elini yanağıma atıp sıktığında burnumu kırıştırdım. “O yüzden bu gece benle yatacaksın cezalısın.” Güldüm. “Beninle yatasın var senin bahane arama.” “Küçük Naz’ımla uyuduğum günleri özledim, küçük Naz’ımı kardeşimi özledim.” Ağlamak istedim, diyemedim bende o Naz’ı özledim diye sadece gülümsedim. “Ben duşa gireyim sen gir yatağa geliyorum hemen.” Ablam başını salladı ben banyoya giderken o çoktan yatağa girmişti. Duşa girdim öyle yavaş yaptım ki yaptığım her şeyi zihnimde yankılanan tek cümle vardı. Senin için. Neden diye sormak istedim. İsterdim fazlası ile ama kendime ilk önce sormam gerekiyordu. Neden kendin için bir şeyler yapmayı bıraktın? Banyoda buğulanmış aynadaki yansımama bakarken dudaklarım büküldü. İstediğin bu muydu? Hayır… Neden bunu yapıyorsun? Herkes mutlu olsun diye. Peki, sen mutlu musun? Hayır. Bunu kim fark etti? O… Buğulu mavi gözlü gamzeli Koçari… Bunu neden yapmıştı ki? Bana bunu neden yapmıştı ben bağlanırdım ona bağlanırdım ben onu se…