GONCA GÜL
Yazar: İrem Nur

İnstagram, TikTok : i.nurkarakus Beğenmeyi yorum yapmayı unutmayınnn BÖLÜM ÜÇ GONCA GÜL ayfer vardar-dayan yüreğim resul findar-sevdam ile beraber imera- emri olur Gonca Kara Hayatımda yaptığım onca yanlış seçim vardı ki, geberip gitmek için gün saydığım olmuştu. Âşık oldum sanmıştım o da beni seviyor sanmıştım. Yıllarca dayak yemiştim, bebeğimi kaybetmiştim. Kendimi öldürmeyi de beceremeyip o beni artık öldürsün diye beklediğim zamanlar olmuştu. Olmadı hiç biri… Bende kendimi öldürmek istedim. Bunu yaptım. Ben çok günah işledim ama en büyüğü bu oldu. Hayatımda hiçbir şeyin kıymetini bilemedim beni seven bir ada vardı onu kırdım parçaladım bana sırtını yaslamak isteyen bir kardeşim vardı onu ittim, bana güvenen ailemi yarı yolda bıraktım. Anne bile olup bebeğimi koruyamadım. Ölmeliydim ne diye beni kurtarmışlardı. “Abla!” Naz’ın sesini duymam gözlerimi kapatmaya yetti. Utanıyordum onu tek bırakıp kendimi düşündüğüm için bencil olduğum için utanıyordum. Geberip gitmediğim için utanıyordum. Onun sıcak ellerini yüzümde hissettim ardından yanağımı öptü. Gözlerimi açıp onu gördüğümde ağladım. Benim ağlamaya da hakkım yoktu. “Oy,” dedi. “İyisin ağlama.” Burnumu çektim yutkunduğumda Naz saçlarımı okşadı ardından saçlarımı öptüğünde gözlerimi tekrar kapadım. Yüreğim atmaya devam etti. Atma diye bağırmak istedim atma, atmanın bir anlamı yok atma. “Naz,” Naz’a seslenen uşağın kim olduğunu bilmiyordum ama sesindeki ton ona karşı olan saygısını belli ediyordu, saygı… Koca diye seçtiğim adamın yok ettiği o şey. Sevdim sever sandım. Sevmedi… “Doktor ile konuş istersen ben kalayım yanında.” Naz’ın gitmesi içimde korkuya sebep olurken gözlerimi hızlıca açtım. “Serkan,” dedi Naz ona korku ile baktığımı görünce. “Yusuf amcanın oğlu.” Bakışlarım ayakucumda duran adama döndüğünde onun bana gülümsemesi bile utanmama neden oldu. “Ben hemen gideyim geleyim.” Naz olduğumuz yerden çıktığında Serkan birkaç adımda yanıma gelip elleri önüne bağlı bir şekilde durdu. Bir şey demedi bu daha fazla utanmama neden oldu. Onu net hatırlıyordum halamın düğününden şimdi onla yıllar sonraki karşılaşmamış bu şekilde olmamalıydı benim bileğim kesili şekilde olmamalıydı. Ben bileğimi kesmiştim. Utançla gözlerim kapandığında burnumu çektim. Çok büyük günaha girmiştim. Naz geri geldiğini uykuya daldığım için anlamadım ama uyandığımda yanı başımdaydı ve gözleri kızarmıştı. Ağlamamıştı ama yüzüme vuran güneşten anlamıştım uyumadığını. Gece boyu uyanıktı ve öylece bir noktaya baktığına emindim. “Naz,” dediğimde hızlıca bana döndü. “Abla,” dedi hızlıca gülümsedi. “Günaydın.” Başımı salladım derin bir nefes aldığımda Naz boğazını temizledi. “Annemle konuştum çıkışın verildiği gibi yaylaya çıkıyoruz. “Hayır,” dedim hızlıca. Babamın beni evden kovduğu anı çok net hatırlıyordum ve o an ona dediklerimi. Lanet olası bir adam için babama dediklerim babamın bu eve sadece cesedini kabul ederim demesi. Her şey o kadar netti ki şimdi ne babam beni affederdi ne ben kendimi. “Babam bir şey dememiş.” “Naz gelmeyeceğim!” kaşlarını çattı dudaklarını dişledi kendini tuttu bana bir şey dememek kızmamak için kendini tuttu ama dudaklarını araladığında sesindeki sertliği almıştım. “Hamile olduğunu biliyor muydun?” ona baka kaldım. Nefesim kesilecek sandım ki bunu istiyordum keşke olsa bile diyemedim o an. “Ne hamilesi?” diye sordum kısık sesle. “Üç haftalık hamileymişsin.” Ben kendi canıma kıymak isterken büyük günah işlemiştim kendi bebeğimin de mi öldürecektim. Göğsüm daraldı öyle çok daraldı ki nefes alamadım. Gözümden hakkımmış gibi yaşlar döküldüğünde elimi yüzüme attım kestiğim bileğim yatakta hala duruyordu ama ben diğer elim ile yüzümü çiziyordum. “Bilmiyordum,” dedim. Naz elimi tuttu yüzümden çekti. Gözlerinin içine bakarken başımı iki yana salladım. “Yemin ederim bilmiyordum, bilsem yapar mıyım ben böyle bir şey!” fazla bağırdım ki boğazım acıdı. “Tamam,” dedi Naz elimi tutup öptü. Gözyaşlarımı silerken gülümsedi. “Teyze oluyorum.” Gülümsemesindeki mutluluk benim dudaklarımda asla ye…