3.Bölüm{Evliliğe Bir Adım}
Yazar: LioraSelas

Eve varır varmaz kapının önünde duran arabaları görünce içime garip bir huzursuzluk çöktü. Aracı aceleyle kenara park edip indim. Cebimdeki anahtarı çıkararak bahçe kapısını açtım ve hızlı adımlarla içeri girdim. Kalbim nedense normalden daha hızlı atıyordu. Merdivenleri neredeyse koşarak çıktım. Kapıyı açtığım anda içeriden gelen kahkaha ve konuşma sesleriyle kaşlarım istemsizce çatıldı. Eren buradaydı… Derin bir nefes alıp salona geçtiğim anda bütün bakışlar birden bana döndü. Bir anda ortam sessizleşmişti. Erenbeni fark eder etmez ayağa kalktı. Hiç vakit kaybetmeden yanıma gelip belimden tuttu. "Lina…" dedi endişeli bir sesle. "Nerede kaldın sen?" Tam cevap verecektim ki koltukta oturan Hande tek kaşını kaldırıp bana baktı. "Telefonlarımızı neden açmıyorsun?" dedi hafif sert ama alaylı bir tonla. "Seni defalarca aradım." Bakışları yüzümde dolaştı. İğrenmemek için kendimi zor tuttum. "Bir sorun mu oldu?" diye sordu bu kez daha dikkatli bir şekilde daha çok kocasına yaranmaya çalışan üvey anne gibiydi... "İyi misin tatlım, seni baya merak ettik?" Gözlerimi devirip Eren'in yanına oturdum. Ayak ayak üstüne atarken gülerek ona baktım. "Beni aradığına emin misin? Çünkü en son konuştuğum ve bana mesaj atıp arayan kişi Eren. Sen beni aramadın, zaten sen beni asla aramazsın ki." Eren yanıma oturduğun da bana gülümseyerek bakarken bende ona nazikçe gülümsedim. Masanın üzerinde ki elini nazikçe tuttum. "Hatta kendisi bugün halı sahada olduğunu söylemişti sonra her zaman gittiğimiz mekana gittim ve bana geleceğini söyleyip gelmedi. Gönderdiği çiçek ve mesajda ise buraya gelemeyeceğini söylemişti." Ona baktığım sırada birden durdu ve zorla gülümsedi. Ben ise elimi çekip önüme açılan servisten hiç bir şey olmamış gibi yemeğimi yiyordum. Hadi bakalım oyun mu istiyorsunuz...oynayalım. "Aşkım ben unutmuşum, yoksa asla böyle bir şey yapmam biliyorsun." Gözlerimi devirdiğim zaman ona yandan baktım. "Emin misin sen bunu defalarca kez yapıyorsun. Hatta halı saha diye bara çok kez gittiğini de biliyorum. Artık orada kızlarla neler yaptıysan" Birden masa buz kesmişti ve herkes bana bakıyordu. Evimden bir parça alırken babamın bakışları elime takıldı. "Eline ne oldu kızım?" Babamın sorusu üzerine elimde ki çatalı sıktım derin derin nefesler alıp verirken ona döndüm. "Eren bugün bana dikenli bir Gül buketi göndermişti. Ondan çizildi." Sarabımdan büyük bir yudum alırken umursamadan etimi ve yanında ki patates püremi yemeye başladım. "Aşkım iyi misin, eline bir şey oldu mu? Nasıl sana dikenli çiçek gönderirler, canın acıyor mu, hastaneye falan gidelim mi?" Eren bir anda telaşla yanıma yaklaştı. Bakışları doğrudan elime kaydı. "Aşkım iyi misin?" dedi panikle. "Eline bir şey oldu mu?" Elimi dikkatlice avuçlarının arasına alırken kaşları endişeyle çatılmıştı. "Nasıl sana dikenli çiçek gönderirler?" diye söylendi sinirle. "Canın acıyor mu?" Bakışları tekrar yüzümü buldu. "İstersen hastaneye gidelim." dedi hiç düşünmeden. "Belki diken battı ya da enfeksiyon kapar falan…" Başımı olumsuzca salladığım sırada elimi çekerek onu umursamadan önümde ki patates püresinden zevkle yerken Hande elinde ki şarabı masaya koydu. "Hayatım bu kadar yemesen mi ne de olsa üç gün sonra düğünün var. Bu gidişle gelinliği sığmayacaksın." Gülerek kurduğu cümleyle bende güldüm ve çatalımı kenara koyup ağzımdakini yuttum. "Neden öyle diyorsum Handecim sende oldukça büyük bir beden iken gelinlik giydin sonrasında ise estetik ile zayıfladın. Hem..." Gülerek Eren'e baktığım sırada o da bana döndü. "Sen beni her halimle seviyorsun dimi Eren?" Gülümsedi ve hiç düşünmeden başını olumluca salladı. Elimi nazikçe tuttup öperken yavaş bir şekilde saçlarımı okşadı. "Seni her halinle seviyorum." Dediğin de gülümseyerek ellerimden arka arkaya öptü. "Karıma karışmayın ne yapmak istiyorsa onu yapsın? Ona var olan her gelinlik yakışır." Güldüğüm zaman memnun olmuş gibi Hande'ye dönerken ona göz kırpttım. Çenesi kasılmış bir şekilde bana bakarken sahte bir gülümsemeyle sarabından büyük bir yudum a…