Kocam Patronum Çıktı

2.Bölüm {Beklediğim Yer}

Yazar:

Kocam Patronum Çıktı - LioraSelas kitap kapağı
Kocam Patronum Çıktı kitap kapağı

O gün dışarı çıktığımda tek bir şey biliyordum. Eren'i görmem gerekiyordu. Ne söyleyeceğimi bilmiyordum. Ama içimde bir şey, artık bekleyemeyeceğimi söylüyordu. Her zaman buluştuğumuz yere gittim. Eskiden burası 'biz'di. Şimdi sadece bir masa, iki sandalye ve hiç gelmeyen biri vardı. Burası… bizim yerimizdi. Şehrin kalabalığından biraz uzak, ara sokakların arasında kalmış küçük bir mekân. Dışarıdan bakınca dikkat çekmezdi. Ne büyük tabelası vardı ne de gösterişli bir vitrini. Ama ben her köşesini ezbere bilirdim. Kapının üstündeki küçük çan her açıldığında ince bir ses çıkarırdı. Eskiden o sesi duyduğumda içim kıpır kıpır olurdu. Şimdi ise sadece… bir alışkanlık gibi geliyordu. İçeri girdiğimde kahve kokusu her zamanki gibi havaya yayılmıştı. Hafif yanık ama bir o kadar sıcak bir koku. Duvarlar açık tonlardaydı ama zamanla sararmış gibi duruyordu. Sanki yıllardır aynı anıları taşıyormuş gibi. Ahşap masalar…Biraz eskimiş, köşeleri hafif aşınmıştı. Biz hep cam kenarındaki masaya otururduk. Sokağı gören, ama kimsenin bizi tam olarak fark etmediği o masa. Eren hep karşıma otururdu. Ve ben çoğu zaman onun ne söylediğini değil… nasıl baktığını hatırlardım. Şimdi o masaya baktığımda… sadece boşluk gördüm. Sandalyeye dokundum. Soğuktu. Sanki hiç kimse uzun zamandır oraya oturmamış gibi. Garsonlar bile alışmıştı bize. 'Her zamanki gibi mi?' diye sorarlardı. Ve biz gülerek başımızı sallardık. Her şey… her zaman aynıydı. Belki de sorun buydu. Her şeyin bu kadar aynı olması. Işıklar loştu. Güneş camdan içeri süzülüyordu ama tam olarak aydınlatmıyordu. Mekânın içinde hep hafif bir gölge vardı. Ne tam karanlık… ne de tam aydınlık. Tıpkı bizim gibi. Burası eskiden huzurdu. Şimdi ise sadece geçmişin sessiz bir hatırası. Bir süre sonra telefonuma mesaj geldi. Göz ucuyla masada önümde duran telefona baktım. [Mesaj=Eren] {Geliyorum Lina, 10 dakika sonra orada olacağım.} Okudum. Bekledim ve sıkıntıyla nefes verip beklemeye başladım. Bakalım ne zaman geleceksiniz Eren Bey. Dışarıyı izlemeye başladığım sırada çoktan 10 dakika geçti...sonra 20...sonra 40 dakika derken... Gelmiyordu. Masaya baktım. İçimde bir şey yavaşça sıkışıyordu. Ne öfke tamdı… ne üzüntü. Daha çok boşluk gibi. Kapı açıldı. Bir an kalbim hızlandı. Hızla oraya döndüğüm sırada gördüğüm kişiyle resmen dünya başıma yıkıldı desem yeridir. O değildi. Sadece garsondu... Yanıma gelerek önüme papatya buketi koyunca üzgün bir şekilde garsona baktım. Ben koparılmış çiçek sevmem ki... Üzerinte tek bir not vardı. Elime alıp sakın olmaya çalışarak nota baktım. "Çok özür dilerim Lina. Bugün yanına gelemedim ve üzülerek bildiriyorum ki aile yemeğinede gelemeyeceğim. Sonra konuşuruz sevgilim." Ellerim titredi. Telefonu elime aldığım zaman arama yerine girdim ve ismi ile bakışırken sinirle geri kapattım. Derin bir nefes alarak camdan dışarıyı izlemeye başladım. İçimde bir şey kırılmaaı gerekiyordu lakin hiç birşey olmadı. Çünkü zaten kırılacak yer kalmamıştı. Masadan kalktım. Elimde ki çiçeği çöpe atacaktım ki kıyamadım. Senden daha değerli Eren, koparılmış bir çiçek olmasına rağmen... Dışarı çıktığım sırada yüzüme vuran rüzgar ile hafiçe titredim. Hava soğuktu. Yavaşça merdivenleri inerken aşağıda iki vale kendi aralarında gülüyordu. Tam ortalarında durunda arabamı istedim. Sağımda ki adam koşarak arabayı getirmeye giderken solumda ki adam bana bakıyordu. Bende ona döndüm ve ikimiz göz göze geldik. "Haddimi aşmaz isem acaba neyiniz var? Yüzünüz baya solgun gözüküyor." Duyduğum ses tonuyla kaşlarımı istem dışı kalkarken başımı olumsuzca salladım. "Sadece biraz üşüyorum ve yorgunum. İlginiz için teşekkür ederim en azından biraz da olsa kendimi değerli hissettim." Sonlara doğru sesim kısılırken bakışlarımı kaçırdım. Elimde ki çiçeği istem dışı sıkarken birden acı içinde inledim. Elimde ki Gül Buketi yere düşerken avuç içimden kanların aktığını fark ettim. Yanımda ki adam hızla elimi tuttu. Cebinden çıkardığı mendilini bastırıp bir kaç adım geride ki suyu getirip elime dökerken bakışlarım istem dışı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku