KIZILÖTESİ (+18)

Fotoğraf

Yazar:

KIZILÖTESİ (+18) - Almina kitap kapağı
KIZILÖTESİ (+18) kitap kapağı

Gecenin en aydınlık yeri, izlendiğini bilmediğin yerdi. Canlarım son attığım bölümde bir yanlışlık olmuş 4. Bölüm yerine 6. Bölümü yüklemişim. Bu yizden silip doğru sırayla tekrar yükledim. İyi okumalar😽 "Aklını başına topla." "Bu yaptığın yanlış." Kime diyordum, kalbime mi zihnime mi, bu bir ihanetse kimeydi? Derin'e mi üniformama mı yoksa kendime mi? Cevabı bilseydim öfkem bu kadar keskin olmazdı belki. Ama cevap, bilmemi istemiyor gibiydi. Kısa bir süre tanıdım kendime, buna mecburdum. Pencerenin önünden uzaklaşıp koridor çıktım. Mutfağa geçmeden önce işittiğim seslerle kapıya doğru baktım. Biri yarım kalmış bir kahkaha savuruyor, diğeri ise araya sıkışmış bir uyarıyla, "Ulayn, dur," diyordu. Sesler hiç de yabancı gelmiyordu. Kapıyı açmadan önce derin bir nefes aldım ve içimdeki seslerin hepsini susturmaya çalıştım. Kapı açılır açılmaz, "Komutanım," dedi Çakal lakayt bir sesle. Ela gözleri omuzlarımdan aşağı inerken, dudağının kenarındaki o kıvrım üzeriniz neden çıplak diye soruyordu. Sanki kendisi evde smokinle geziyordu. "Rahatsız etmedik değil mi?" Muzipliğini saklama zahmetine bile girmemişti. "Hani içeride biri varsa, daha müsait bir zamanda gelelim." "Zevzekliği bırak," dedim ama sırıtışına tamamen kayıtsız kalamadım, dudaklarımın kenarı istemsizce yukarı kıvrıldı. Tam bir fırlamaydı şerefsiz. Elinde üstü açık bir patlamış mısır kovası vardı, yarısı çoktan tüketilmişti bile. Ağzına bir tane atarken, "Komutanım," dedi pişkin pişkin. "Siz de farkındasınız, böyle anlarda disiplin biraz gevşiyor. Hatta hiç kalmaya biliyor." "Hangi anlarda?" "Hani giyinmenin akla gelmediği anlar-" Börü hafif bir öksürükle sözünü kesti. Ardından Çakal'ın omzunu uyarırcasına sıktı. Çakal'ın ağzının ayarının olmadığını yeni fark etmiş gibi, düz bir sesle, "Hayırlı akşamlar," dedi. "Müsaade var mı?" İzin kendisi için değildi, daha çok Çakal'ı evin içine usulca fırlatabilmek içindi. "Hoş geldiniz," dedim bir adım geri çekilip girmelerine izin verirken. Börü, bir elinde cips poşeti, diğer yanında Çakal'la birlikte içeri geçti. Ama onu içeri almak, Çakal'ın dilini bağlamaya yetmemişti. "Evde kimsenin olmadığına eminsiniz değil mi komutanım?" Kapıda oyalanmaktan sıkılan Çakır, elindeki baklava kutusuyla içeri geçerken bıkkın bir ses çıkarıp hafifçe başını salladı. Ardından gelen Karaca, onun uzun ve iri cüssesinin yanında ufak tefek bedeniyle belirdi, gamzeleri çoktan ortaya çıkmıştı. "Görevden önce beynimizi boşaltmak istedik komutanım. Müsait miydiniz?" "İyi yapmışsınız." Onun hemen arkasından Kuzgun göründü. Çekik gözleri evin içini kısa bir turla süzerken, "Boş beyin daha iyi çalışır," dedi dümdüz. "Bilimsel." "Anlaşılan gün uzun olacak," dedi Şahin içeceklerle birlikte içeri geçerken. "Cevizli lokum sever misiniz komutanım?" Vaşak'ın ardından kapıyı kapattığımda çoktan mutfağa yönelmişti. Yanına gittiğimde elindeki paketleri tezgâha bıraktı. Kuruyemişler, pastalar, çörekler, sağlam bir hazırlık yapıldığı belliydi. "Bana fark etmez," dedim kızlara kaseleri uzatırken. "Olursa yerim." "Ben de pek sevmem," dedi Vaşak düz bir tonla. Ardından sesini salona doğru yükseltti. "Hey! Malum yerlerinizi kaldırıp bir şeyin ucundan tutmaya niyetiniz yok mu?" Börü anında kapıda belirdi, her an kızacakmış gibi duran sert bakışlarını mutfağa sabitlemişti. "İki tabak bir şeyi önümüze koymayı başaramayacaksan çekil." Vaşak'ın griye çalan bakışları anında ona döndü. "Mesele koyup koymamakta mı sence?" "Ben de onu söylüyorum, üsteğmenim. Ortada bir mesele var da bizim mi haberimiz yok?" Vaşak tüm vücuduyla ona döndüğünde, ırsi olduğu belli, hafif grileşmiş küt saçlarında bile sessiz bir meydan okuma saklıydı. "Mesele varsa siz fark etmeden oluşmuştur." Börü kaşını kıpırdattı. "Biz fark etmeden oluşan şeyler genelde sorun çıkarır." "Alışkınız," dedi Vaşak sakince. "Zoru da sorunu da severiz." "Dışarıdan bakıldığında hiç öyle bir izlenim vermiyorsunuz." "Öyle mi? Sizin üzerinizde nasıl bir izlenim bıraktım acaba, üsteğmenim?" Vaşak'ın dudak kenarında belirsiz bir…

Bölümün tamamını WritePad'de oku