KIZILÖTESİ (+18)

Cevapsız

Yazar:

KIZILÖTESİ (+18) - Almina kitap kapağı
KIZILÖTESİ (+18) kitap kapağı

"Derin! Derin! Derin!" Sesim odanın içinde dolaşırken duvara, eşyaya, havaya bir yerlere tutunmak istedi, lakin değdiği her şeyden sessizce çözülüp gitti. Gergindim, en çokta kızgın. Odanın her tarafını titizlikle, sakice aradım ama fotoğrafı bulamadım. Elim telefonuma kaydığında ekranda Derin'in ismini buldum. "Sevgilim." Genelde Yaman diyerek açardı telefonu. Sevgilim sözcüğünü yalnızca aramızdaki mesafe azaldığında, seslerimiz birbirine yaklaştığında kullanırdı. "Derin." Ne söyleyeceğimi düşündüm nereden başlayacağımı, hangi kelimenin beni ele vermeyeceğini. Doğrudan soramazdım. O dosya bir kez nefes aldığında etraf kan kokmuştu. Ve bir isim daha dolaşıma girerse, bu kez kimin hedef olacağını kimse seçemezdi. Sebebi ne olursa olsun, ben Derin'in adının bu ihtimallerin arasında anılmasına izin veremezdim. Sessizlik uzayınca, "Yaman?" diye seslendi. "Neden konuşmuyorsun, bir şey mi oldu?" "Aramayınca merak ettim, neredesin?" "Serap'la dışardayız, bir şeyler içiyoruz." "Derin." Sesim uyarıcıydı, tartışmaya yer bırakmıyordu. "Sınırı aşmıyorsun. Burasını İstanbul'la karıştırma, küçük bir şehir. Attığın her adım, yaptığın her hareket daha kolay fark edilir." Sesimi biraz alçalttım. "Başını belaya sokacak hiçbir şey yapmıyorsun." "Merak etme ve beni düşünme." Sesindeki kırılganlığı hissettim. "Bana nerede durmam gerektiğini, sınırlarımı, dakikalar önce öğreten sendin." "Herkes her şeye her daim hazır olmaz, Derin." Gözlerim duvardaki aynaya iliştiğinde bakışlarımı hemen yere indirdim. Böyle zamanlarda kendime tahammül edemiyordum. "Bazen," dedim kısa bir duraksamadan sonra. "Biri zamansız bir adım attığında, diğerinin onu durdurması gerekir. Fakat bu, onu istemediği anlamına gelmez." "Peki," dedi Derin kibarca. Hiçbir zaman asaletinden ödün vermezdi. Bu huyunu seviyordum. "Bazı kelimeler," diye devam etti yumuşak bir sesle. "Sustukça yerini buluyor Yaman." "Öyle." "Yarın gelirim." "Gelmeden ara, ben gelip seni alırım." "Gerek yok, ben gelirim." "Konuşuruz." Tam telefonu kapatıyordum ki, "Yaman," dedi yavaşça. Sesi sanki aramızda kalan bütün mesafeleri aşmak ister gibiydi. "Seni seviyorum." Kelimeden çok, bir dokunuş gibiydi. İnsanın tenine değil içine değen türden, durduğun yerden alıp başka bir yere bırakan. Bunun beni mutlu etmesi gerekiyordu. Bir adım atmam, ona benzer bir yerden karşılık vermem. Ama olmadı, içimde bir şey sessizce geri çekildi. Benimle birlikte Derin de sustu, sonra sesinde belli belirsiz bir kırılma oldu ve "Anladım," dedi. Sanki bir hissedişin ardından acı bir kabulleniş gelmişti. "Kendine iyi bak." Hat kapandı ve telefon elimde kaldı. O söyleyeceğini söylemişti, peki ya ben? .... Bir gün daha bitmişti sessizce. Düşünmek istemediğim ne varsa en olmadık yerden sızıp inmişti göğsüme. Hepsini yok saymak ister gibi soyunup geceliklerimi üzerime geçirdim. O sırada fark ettim, acelem yoktu. Ne bir yere yetişiyordum ne de bir şeyden kaçıyordum. Yine de göğsümde açıklayamadığım bir baskı vardı. Yatağa uzanıp battaniyeyi bir yanım açık kalacak şekilde üzerime çektim. Elimi başımın altına yerleştirdiğimde nefesim dinginleşmişti. Bakışlarım tavanı arşınladığında ensemin altından kayan elim yastığın altına doğru yürüdü. Boşluğa düşmesine rağmen elimi hemen çekemedim. Yerinde durması gereken o şeyin, neden ait olduğu yerde olmadığını düşündüm ama nafile. Gözlerimi kapattığımda bir yüz geçti zihnimden. Durmadım, tutmadım, üzerine gitmedim. Gitseydim saçlarına sinmiş o sıcaklığı hatırlardım, ateşe fazla yaklaşmış gibi erirdim. Karamelin yanık hâli gibi bakan gözlerinde kaybolur, kusursuz olmayan ama tam da bu yüzden daha cezbedici yüzünde kaybolurdum. Kaçtığım halde düşmüştü önüme; çillerinin arasına yerleşmiş o küçük burnu, bir kez tattığında sıcaklığını unutturmayacak dudakları. Sikeyim böyle hissi. Dişlerimi sıkarken battaniyeyi biraz daha çektim ve omuzlarımı tamamen örttüm. Gözlerimi sertçe kapatıp uykuya teslim olurken, yanıma aldığım tek şey eksik olanın bıraktığı histi. Haftalar sonra ilk kez, o histen kaçmadan uy…

Bölümün tamamını WritePad'de oku