KIZILÖTESİ (+18)

Adı Konmayan Bedel

Yazar:

KIZILÖTESİ (+18) – Almina kitap kapağı
KIZILÖTESİ (+18) – Almina kitap kapağı

Bölüm görselleri

KIZILÖTESİ (+18) - Adı Konmayan Bedel bölüm görseli 1
KIZILÖTESİ (+18) - Adı Konmayan Bedel bölüm görseli 1

Her seferinde biraz daha eksilmekti beni benden alan. "Al iç şunu." Luna kahveyi uzattığında, "İstemiyorum," dedim. Gözleri bir an omzumdaki sargıya kaydı. "Omzun daha yeni sarıldı, uzanman gerekiyor. Ama sen hâlâ burada nöbet tutar gibi dikiliyorsun. Bari şunu iç." Arkasındaki duvara yaslanmış Çakır'a baktım, aynı sorgulayıcı sertlik onun da yüzüne yansımıştı. Bu kız neyin peşindeydi? "Kendi işine bak, Luna." Luna sesin geldiği yöne döndüğünde hedefinde Çakır vardı. "Aynı şeyi ben de size öneririm. Ama zorlanırsınız. Belli ki insanca tavırlar sergilemeye alışık değilsiniz." "Doğru, alışık değiliz." Çakır duvardan ayrılıp ona doğru birkaç adım attı, artık doğrudan karşısındaydı. "Çünkü biz, bedeli olmayan hiçbir iyiliğin gerçek olmadığını biliriz." "Yanlış. Siz, kontrol edemediğiniz her şeyi tehdit olarak görüyorsunuz." Çakal yerinde huzursuzca kımıldandığında, Karaca'nın bakışları bana kaydı. İkisi de yaklaşanı hissediyordu. Çakır, tam cevap vermek üzereydi ki telefonumun sesi kulakları yararak araya girdi. "Açmayacak mısınız, komutanım?" diye sordu Karaca. Bilmiyordum. Kararsızlığım uzayıp giderken telefonuma bir mesaj düştü. Son kez arıyorum. O telefonu, aç. Derin bir nefes alıp açtım, daha fazla kaçamazdım. "Albayım." "Kızım nerede, Yaman?" Boğazım kurudu, ne diyeceğimi bilemedim. "Yaman!" Bu kez daha sertti. "Sana bir soru sordum." "Ameliyatta, Albayım." "Yaşayacak mı?" İnsan, sorumluluğunu taşıdığı bir soruya nasıl cevap verirdi? Veremedim. Dudaklarım aralandı ama sesim çıkmadı. Sadece cılız, güçsüz bir nefes kaçtı. Gözlerim o sorumluluğun içinden sıyrılıp kaçmak ister gibi dolanırken ameliyathanenin kapsı açıldı ve doktor kalabalığa doğru yaklaştı. Maskesini boynuna indirmiş, saç bonesini yarıya kadar çekmişti. "Mermiyi çıkardık," dediğinde Karaca yanıma yaklaştı. "Kanamayı kontrol altına aldık. Durumu şu an stabil ama tablo her an değişebilir." Kelimeleri inceltmeyip olduğu gibi bırakıyordu. "Yoğun bakıma alıyoruz. Önümüzdeki saatler kritik." Sözleri buraya kadardı, ağırdı ama hâlâ nefes aldırıyordu. "Yaşıyor," dedim Albaya. "Mermi çıkarıldı, kanama kontrol altında. Yoğun bakıma alınacak." "Kızımın, orada, ne işi vardı Yaman?" "Ben götürdüm," dedim hiç düşünmeden. Sorumluluk bendeydi, bedeli de bana kesilmeliydi. "Tüm kredilerini tükettin." Verilmiş miydi ki? "Prosedürleri ihlal ettin." Susmayı seçtim. "Kızımı riske attın." Savunmaya geçmektense gözlerimi kapattım. "Bedelini ödeyeceksin," dediği anda her şey keskinleşti. "Siz nasıl uygun görürseniz." "Görevden alındın." Görevden alındın. Görevden alındın. Görevden alındın. Çakal'ın ağzından çıkan küfürle fark ettim, sesi istemeden hoparlöre vermiştim. Cümlenin ağırlığı üzerimize öyle bir çökmüştü ki, benimle birlikte timin omuzları da indi. Hepsi benden bir tepki bekliyordu, ama ben hâlâ söylenenleri anlamlandırmaya çalışıyordum. "Pasaportundaki şerh kalkıyor. Derhal yurda döneceksin." Bu bir jest miydi, yoksa beni devre dışı bırakmanın diğer adı mıydı? "Bunu yapamazsınız." "Yapacağımı biliyorsun." "Sona bu kadar yaklaşmışken, bu şekilde çekilemem." "Çekileceksin dedim, Yüzbaşı." "Hayır, Albayım. Onu, kendi ellerimle adalete teslim etmeden dönemem." "Bu artık senin meselen değil." "Yanılıyorsunuz." Çenem kilitlendi. "En çok benim." Durmadım. "Bu görev artık benim için köşeye çekilip kenardan izleyeceğim bir mesele değil." İyisiyle, kötüsüyle bu hikâyenin içinde ben vardım. Bu saatten sonra dışarıda kalamazdım. "Türkiye'den takviye ekip isteyip, güvenliği en üst seviyeye çıkaracağım. Derin'in etrafına kimse yaklaşamayacak." "Senin görevin bitti, Yaman." Hayır, böyle bitemezdi. "Bana..." dedim devamı boğazıma takıldı. "Bana, iki hafta süre verin." Cevabı beklemeden yürümeye başladım. Adımlarım kendi ritmini bulamadan hızlandı, nereye gittiğimi bilmeden ilerlediğimde duvarlar daraldı, nefesim yetmedi. Kapıyı itip kendimi hastanenin dışına attım. Artık son kozumu oynayacaktım. "Derin uyandığında beni yanında göremezse atakları tetiklenir. Bu aşamada yalnız kalması daha bü…

Bölümün tamamını WritePad'de oku