KIYI ŞERİDİ

4. FARKLI KESİRLER ORTAK PAYDA

Yazar:

KIYI ŞERİDİ – busraanuryy kitap kapağı
KIYI ŞERİDİ – busraanuryy kitap kapağı

Bölüm görselleri

KIYI ŞERİDİ - 4. FARKLI KESİRLER ORTAK PAYDA bölüm görseli 1
KIYI ŞERİDİ - 4. FARKLI KESİRLER ORTAK PAYDA bölüm görseli 1
KIYI ŞERİDİ - 4. FARKLI KESİRLER ORTAK PAYDA bölüm görseli 2
KIYI ŞERİDİ - 4. FARKLI KESİRLER ORTAK PAYDA bölüm görseli 2
KIYI ŞERİDİ - 4. FARKLI KESİRLER ORTAK PAYDA bölüm görseli 3
KIYI ŞERİDİ - 4. FARKLI KESİRLER ORTAK PAYDA bölüm görseli 3
KIYI ŞERİDİ - 4. FARKLI KESİRLER ORTAK PAYDA bölüm görseli 4
KIYI ŞERİDİ - 4. FARKLI KESİRLER ORTAK PAYDA bölüm görseli 4
KIYI ŞERİDİ - 4. FARKLI KESİRLER ORTAK PAYDA bölüm görseli 5
KIYI ŞERİDİ - 4. FARKLI KESİRLER ORTAK PAYDA bölüm görseli 5
KIYI ŞERİDİ - 4. FARKLI KESİRLER ORTAK PAYDA bölüm görseli 6
KIYI ŞERİDİ - 4. FARKLI KESİRLER ORTAK PAYDA bölüm görseli 6

(Dalgakıran olduktan sonra Marsel’in manzarası😮‍💨❤️‍🔥) Keyifli Okumalar Laz Böreklerim! 💙 Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayıınnn 🪄 Ufak not: Bölüm sonuna bölümde geçen bazı sahneler ile ilgili yapay zekayla birlikte hazırladığım sahne fotoğraflarını koyuyor olacağım. Aşırı keyif alıyorum bu işten umarım sizler de seversinizzz. 🌊 4.BÖLÜM: “FARKLI KESİRLER ORTAK PAYDA” Evlilik hakkında genel bir düşüncem hiçbir zaman olmamıştı. Ne evli mutlu çocuklu senaryolara sevinirdim ne de kötü bitene üzülürdüm. Çünkü başımıza gelen her olayın bizim seçimlerimizden meydana geldiğine inanırdım. Yeteri kadar tanıyarak bir seçim yapmışsan yaradan tarafından ilk seçenekle mükafatlandırılmış olabilirsin ama sadece anlık hevesler uğruna bir yola çıkmışsan ikinci seçenek kaçınılmazdır. Suçlusu sensindir veya değilsindir. Fakat seçim senin seçimindir. Karşındakini de yanındakini de sen seçersin. Annem, babamı seçmişti. Mutlu muydu peki? Hatıralar zihnime çöreklenmeyi bırakalı biraz zaman olmuştu. Yine de bu, cevabı bilmeme engel değildi. Mutluydular, hem de çok. Annem doğru bir seçim yapmıştı çünkü. Gerçi o buna seçim değil kalp derdi, seçim dediğimi duysa da muhtemelen bu kadar gaddar olmayı benden çıkma bir çocuk olarak nasıl başarıyorsun diye beni tatlı tatlı kınardı. Peki ya doğumda ölen karısından sonra bebeğini ve kızını tek gecede terk edip giden ve yıllarca aramayan, sormayan adam bu seçimin hangi kalp tarafındaydı? Hak ediyordu muydu kadının kalbini? İçimde bir nebze 'Allah'ım eğer kaderimde biri varsa babam gibi bir adam olsun' diye bir umut vardıysa da o gece de ölmüştü. Benden geriye ne sevgi ne baba ne de umutlar kaldı. Aslında benim sevgim de umutlarım da annemdi, babamın da her şeyi annem hiçbir şeyi bizmişiz. Sonra ağladım, ağladım, ağladım; açtım ellerimi yaradana sordum, bunun adı aşk mıydı kara sevda mıydı? Her ikisiyse de babamın bizi terk etmesine neden olabilir miydi? Bir aşkın tohumları öylece çöp gibi atılır mıydı? Gerçeklik bunun neresindeydi? Bizi sevmeyip annemi çok sevmesi nasıl bir denklemdi? Sonra devrildi tüm cümleler. Bu enkaza kaldı tek bir cümlem. Bir adama asla güvenme; mutlu evlilik de aşk ve sevda diye bir şey de yoktur. Hepsi basit bir kalp yanılsaması. Kendim henüz tam büyümemişken yeni doğan kardeşimi umursamadan çekip giden bir adamın aşktan anladığını sanmıyordum. Annemi sevmiş olmasının bile inandırıcılığı sıfırdı gözümde. Şimdi baktım yanımda tüm heybeti ile duran adama ve parmağında bana bağlı olduğunu haykıran alyansına. Allah onu mu yazmıştı kaderime bilmiyordum ancak benziyor muydu babama? Hayır. Zerre alakası yoktu. Çünkü gözleri, sevdadan çok nefret diye haykırmış. Beğenmediğim babam gibi biri bile düşmemişti payıma. Kimse kınadığını çekmeden ölmezmiş. Kanadığımdan ve kınadığımdan daha büyüğünün kucağına düşmüştüm. Kalple değil sahtelikle birleşmiştik biz. Payıma düşenler boyumu aşacaktı bu gidişle ama en çok ikinci seçeneğin altında kalacak gibiydim. Evinde bol bağırmalı çağırmalı anlaşmalı konuşmamızda ikimizde bağımsız iki kesirken zorla, inadına inadına ortak paydada buluşmayı kabul ettiğimizde ilk istediğim şey kardeşimi görmekti. Elbette bu isteğimi kabul etmemişti. Afil Mir'e kavuştuğum an kaçmanın yollarını arayacağımı bu kadar net hissettirmiş olduğumu sanmıyordum sadece o çok fonksiyonlu düşünüyordu ya da zekiydi bilmiyorum. Hakkında adından başka bir şey bilmediğim bir kocam vardı. Aman ne hoş! Yanımda olmasını istediğim insanları arayıp çağırabileceğimi söylediğinde bunu reddetmiş tek başıma altından kalkmanın daha kolay olduğunu düşündüğümden dolayı iki nikaha da kimseyi çağırmamıştım. Kime neyi nasıl açıklayacağımı düşünüyordu? Üstelik her şey bir iki gün içinde hallolacakken? Benim bunca zaman hayatımda kimse olmamışken şap diye evleniyorum desem arkadaşlarım muhtemelen şahidim olmak yerine beni bağlayıp Bakırköy'e götürürlerdi. Konuştuğumuz akşam, sabah geleceğini ilk önce dini nikahımızın kıyılacağını söyleyerek beni evde yine tek bırakıp gitmişti. Rahat olmam için mi yoksa…

Bölümün tamamını WritePad'de oku