kitap muhafızı

5- Muhafız mı?

Yazar:

kitap muhafızı - Elif Sıla kitap kapağı
kitap muhafızı kitap kapağı

Kütüphaneye adım atmamla değişmeyen atmosferde farklılık aramaya çalıştım. Ama tek değişen tavan yerine olan yıldızlarla dolu galaksinin biraz değişerek bir gezegen gelmesi. Kahverengimsi, kırmızı, ten rengi ve kömür siyahı renklere sahip bir gezegendi. "üzgünüm kütüphane ama tek iyi olduğum konu kitap okumak ve savaşmak. O yüzden bu gezegenle bana bir mesaj vermeye çalışıyorsan hiç bir şey anlamadım haberin olsun." Gülümseyerek masaya ilerleyip kılıçlarımı kınlarına yerleştirdim. Masa da bu sefer pusula ve kının dışında kalın kışlık kıyafetler vardı. Kalın şişme bir mont, içi yünlü tayt, bere, atkı, uzun botlar ve eldiven. Bere ve atkı dışında ki her şey siyahtı. Bere ve atkı ise yeşil renkteydi. "hayır gideceğim kitap soğuk bir kitap mı?" acı içinde yüzümü buruşturarak eşyalara bakarken sanki kütüphane cevap verebilecekmiş gibi konuşuyordum. Daha fazla oyalanmadan kıyafetleri giyindim. Kınları bu sefer belimin iki yanına yerleştirerek pusulayı da montun fermuarlı cebine koydum. Atkıyı boğazıma dolayıp arkadan bağladıktan sonra botları giyip bağcıkları da bağladım, artık hazırdım. Bereyi kulağımın biraz yukarısına kaldırarak etrafta ki hareket sesini dinlemeye başladım. Çok geçmeden arkamda ki toplantı masasının oradan ses geldiğini duydum. Masayı geçerek kitaplığa yaklaşıp tekrar dinledim. 27 ve 28 numaralı kitaplığın arasına girerek kitaplık boyunca ilerledim. Bu iki kitaplıkta hareket göremeyince araka tarafta ki diğer kitaplığa ilerledim. Sonun da 47 ve 48 numaralı kitaplıkta hareket eden bir kitap buldum. Kitap bu sefer üst raflardaydı ve 1,65 boyumla yetişmem biraz zordu. Geri dönerek sağ tarafta kalan koltuğun altından küçük bir merdiven çıkardım. Merdivenle birlikte kitabın bulunduğu yere tekrar gelip merdiveni açtım ve üstüne çıkarak kitaba eriştim. İçinde bir sen engerek . Beyaz ciltli bir kitaptı. Çok uzun zaman olmamıştı okuyalı. Mahinev adlı kız farklı bir evrene gidiyordu ve orada aslında sadece insan olmadığını bir yılan ve reenkarnasyon olduğunu öğreniyordu. Ve geçtiği evren karlar altında bir yerdi bu yüzden kütüphanenin bana bu kıyafetleri giydirmesi normaldi. Hatırladığım kadarıyla ormanlık alanda bir evde kalıyorlardı. Bu yüzden savaşacak alanımın geniş olduğunu düşünerek rahat bir kafayla kitabın kapağını açıp gözlerimi kapattım. Tabi merdivenin üzerinde olduğumu unuttuğum için karların içine çok sert olmayan bir şekilde düştüm. Gözlerimi açtığımda puslu gri bir hava yağan karlar karşıladı beni. Karların içinde doğrularak oturdum ve etrafı incelemeye başladım. Ormanlık bir alandaydım yine ama bu sefer her yer bembeyazdı. Elime biraz kar alarak parmaksız olan eldivenimin dışarıda bıraktığı tenimin ıslanmasına ve soğumasına sebep oldum. Ne kadar üşüsem de biraz karla oynayıp daha sonra görevimi hatırlayarak ellerimi temizleyip ayağa kalktım. Fermuarlı cebimden kurtçuk pusulasını çıkartarak pusulanın hangi yöne hareket ettiğini anlamaya çalıştım. Pusula bir müddet dönüp sağ tarafımı işaret ettiğinde içerisinde olduğum ormanın insanlardan uzak bir yerine gideceğimi düşünmüştüm. Ama her şey kurtçukların olduğu alana gelmemle ve bir evin çok yakınında olmalarını görmemle değişmişti. Pusulayı hemen cebime koyup kılıçlarımı çekerek dikkatlerini çektim. Genelde kurtçuklar yemek yerken rahatsız edilmeyi sevmiyorlardı. Bu yüzden ilk önce bana saldırıp sonra yemeğe devam etmek istiyorlardı. Tabi toz olmazsalar devam edebilirler canım ben kimsenin yemeğine karışmam bu hikayeler dışındaysa. Gelen kurtçuklar ile savaş pozisyonu aldım. Her zaman ki gibi kılıcıma ya da gövdeme saldırmalarını bekledim. Ama bu sefer direkt saldırmak yerine benim dikkatimi dağıtmaya çalıştılar. Bir kaç tanesi hemen sol tarafımda sanki onlara zarar vermişimde zara görmüşler ve benim onları toza dönüştürmemi beklermiş gibi oldukları yere çökerek sızlanmaya başladılar. İlk başta kafam karışmadı değil. Ama sonra sağ tarafımdan gelen kurtçuğu görmemle kılıcımı o tarafa savurmam bir oldu. Tabi bu hamlemden çeviklikle geri çekilmesini beklemiyordu…

Bölümün tamamını WritePad'de oku