Kıs Sesini Duymasınlar

3. Acı Kahve

Yazar:

Kıs Sesini Duymasınlar - leyanyzr kitap kapağı
Kıs Sesini Duymasınlar kitap kapağı

Yeni bölüme hoş geldiniz. Yorum yapmayı ve oy vermeyi unutmayın. İyi okumalar!  *** Bir yumruk. Kardeşim için. İkinci yumruk. Benim için. Üçüncü yumruk. Sönen umudum için. 1. Ay Sonra İntikam. Yaşama sebebim buydu artık. Tüm hayatım intikam alma üzerine kuruluydu. İçimde yanan ateş gün gittikçe artıyordu. Kanım intikam ateşiyle kaynıyor ve bu intikam ateşi bende tek bir duyguyu uyandırıyordu. O da öfkeydi. Herkesi yerle bir edebilecek bir öfkeyle dolup taşıyordum tam tamına bir aydır. Yanıma yaklaşmaya kimse cesaret gösteremiyordu. Enra bile. Bu öfke ya benim ya da onun, kardeşimin katilinin sonu olacaktı. Ki ben ikincisini daha faza arzuluyordum. Onun, o caninin sonu olmak şu hayatta istediğim tek şeydi. İntikam ateşim ancak o kül olduğunda sönerdi. Yumruklarımı art arda kum torbasına geçirmeye devam ederken kendimden geçmiş gibiydim. Yine derin düşüncelere dalmış ve o düşüncelerde kaybolmuştum. Şu aralar çok düşünüyordum ve düşüncelerimin sonunda öfkeyle dolup taşıyordum. Aynı şu an olduğu gibi. Yine öfkeyle doluştum ve kum torbasına geçirdiğim yumruk daha da sertleşmişti. Canımın acıması umurumda değildi. Bana kalırsa daha da sert atmalıydım yumruklarımı, canım öyle bir acımalıydı ki nefes alamayacak kadar kötü duruma gelmeliydi. Ama dur, ben zaten o durumdaydım. Birinci yumruk. Kardeşim için. İkinci yumruk. Benim için. Üçüncü yumruk. Sönen umudum için. Dördüncü yumruğumu kum torbasına geçirmek üzereyken kolumu tutan ince parmaklarla beraber geriledim. Yumruğum havada kalırken çatık kaşlarla ve ters bakışlarımla kolumu tutan arkadaşım Enra'ya baktım. Enra'nın mavi gözlerine bakarak, "Bırak kolumu!" diye mırıldandım dişlerimin arasından. Sesim o kadar korkutucu çıkmış olmalıydı ki Enra bir adım gerileyip hızla kolumu bıraktı. Korkuyla göz kırpıştırıp yutkundu. "Mila," adımı söylerken sesindeki kırgınlığı fark ettim ama umursamamaya çalıştım. "Mila lütfen dur artık canını acıtıyorsun." Dedi. Omuz silktim. Hiçbir şey umurumda değildi. "Umurumda değil. Acısın." Derken elime sardığım siyah lastik gibi olan adını bilmediğim ama bir aydır sürekli taktığım şeyi çıkarıyordum. Enra'nın yanından geçip odamdaki koltuğa kendimi bıraktığımda bir saat sonunda rahat bir nefes almıştım. "Mila bu nereye kadar devam edecek lütfen söyler misin?" Dedi ellerini beline yerleştirip etrafta olan kağıtları göstererek. Gece gündüz kardeşimin katilini bulmaya çalıştığım için odam aşırı dağınıktı. Kağıtların bazıları yatağımda, bazıları çalışma masasında, yerde hatta kum torbasının üzerindeydi. Eskiden yerde çöp bile bırakmayan ben şimdi dağınık bir kadın haline gelmiştim. "Onu bulana kadar durmayacağım." Dedim kararlı bir edayla. Söz vermiştim, onu bulacaktım. Enra ofladı ve yanıma oturup ellerimi tutu. "Mila bak beni yanlış anlama sana inanıyorum. Umut intihar edecek bir çocuk değildi, bence de ona biri kıydı ve bunu yapan da cezasını çekmeli ama biz ne yapabiliriz ki? Hiç kimse bize inanmadı, doktorlar bunun başka biri tarafından yapılmadığının raporunu çıkardı ve dava bile açılmadı." Sıkıntıyla derin bir nefes aldı. "Yani seni üzmek istemiyorum ama elimizden gelen bir şey yok. Bak bir aydır her bilgiye koşturuyoruz ama elimize geçen bir hiçten ibaret. Sana duralım demiyorum ama biraz ara verip dinlenelim. Hadi beni boş ver ama sen biraz bile olsa dinlenmen lazım, şu gözlerinin haline bak." Derin bir nefes aldım ve gözlerimi sıkı sıkı kapatıp kendime birkaç dakika süre tanıdım. Enra maalesef ki haklıydı ama benim dinlenme gibi bir vaktim yoktu. Gözlerimi açıp tekrar beni düşünen arkadaşımın dolu gözlerine baktığımda sesimi sakin tutmaya çalıştım. "Enra biliyorum beni düşünüyorsun ama lütfen bu konuda üzerime gelme, ben o aşağılık kişiyi bulmadan durmam, duramam. Lütfen anla beni. Kardeşime kıydı o, duramam." Gözlerim sızladı ama kendimi sıktım ve gözlerimin dolmasını engelledim. Hayır, Mila ağlamak yok. Sözünü unutma! Enra derin bir nefes aldı ve sıkıntıyla bana baktı. Ne kadar kararlı olduğumu anlamış olacak ki başını salladı. "Tamam, peki öyle o…

Bölümün tamamını WritePad'de oku