Kirli Kan

5

Yazar:

Kirli Kan - E K kitap kapağı
Kirli Kan kitap kapağı

Güneşin ilk ışınları gökyüzünü bir perde misali örten bulutların arasından yeryüzüne süzülürken iki aşık insan birbirlerinin kollarında hayat buluyorlardı. Helena ve Felix saatler süren eğlencelerinin ardından, havanın ne kadar soğuk olduğunu umursamadan, kimsenin olmadığı bir tepeye oturmuş güneşin doğuşunu seyrediyorlardı. "Uykun geldiyse uyu," diye mırıldandı Helena bulundukları huzurlu ortamı bozmaktan korkarcasına. Onun bu sorusuna karşın, sevgilisinin göğsünde yaslı olan başını iki yana salladı Felix. "Uyumak istemiyorum," dedi sözlerinin aksine uykulu olduğunu belli eden sesiyle. "Şu manzaranın güzelliğine baksana. Daha önce hiç gün doğumunu izlememiştim, sahi neden daha önce getirmedin beni buraya?" "Ben de daha yeni keşfettim, okul yüzünden vaktim olmamıştı hiç," dedi kollarının arasında yatan bedenin saçına ufak bir öpücük bırakmadan önce. "Haklısın. Of, senin okulun bitince ne yapacağım ben? Okula sırf senin için katlanıyordum, sen gidince nasıl dayanacağım?" Felix mızmızlanarak söylediği şeylerle fark etmeden Helena'nın kalbine bir ağırlık koymuştu. Helena bu geceden sonra onu bir daha göremeyeceğini söylemek istedi, gün batınca ondan tamamen kopacağını söylemek istedi ama yapamadı. Bir korkak olduğu için onu bırakıp gideceğini söyleyemedi. Gözünden düşen bir damla yaş yanaklarından süzülüp Felix'in kabarık saçlarına düştü. Helena, bunu farkedince hemen kendini toparlamaya çalıştı, Felix'e bir şey belli etmemek için. Ki zaten Felix de bir şey fark etmiş gibi değildi. Hâlâ yaşadığı anın tadını çıkarıyordu. Helena da ona uymaya karar verdi ve tüm düşüncelerini sildi aklından. "Bu arada," derken Helena'nın kolları arasından çıkıp bedenini dikleştirdi Felix. Helena onun bu hareketiyle hafifçe kaşlarını çatmıştı merakla. "Tekrardan iyi ki doğdun sevgilim." diyerek sevgilisinin dudaklarına kısa bir öpücük bahşetti. "Bunu beşinci söyleyişin oldu," dedi Helena kıkırdayarak. "Ne varmış yani, altıncı kez yine söylerim. İyi ki doğmuşsun. İyi ki doğup benim hayatıma girmişsin, iyi ki yollarımız kesişmiş ve iyi ki sana aşık olmuşum. Benim için iyikilerle dolusun." Ellerini Helena'nın yanaklarına koyup küçük parmaklarıyla yüzünü okşamaya başladı. Onun bu hareketiyle gözlerini kapatmamak için kendiyle bir savaş içine girdi Helena. "Doğduğun için ve hayatıma girdiğin için sana teşekkür ederim sevgilim." Felix'in minnet dolu sesi, söylediklerinde ne kadar ciddi olduğunu apaçık belli ediyordu. Aralarındaki kısacık mesafe sanki onlara acı veriyormuş gibi hızlıca yok ettiler sınırlarını, ikisi de birbirini aşk dolu bir öpüşmenin içine çekti. Felix minnettarlıkla öptü sevgilisini. Ona geldiği için, onu sevdiği için ne kadar minnettar olduğunu göstermek istercesine tutkuyla öptü... Helena ise veda izleri taşıyan bir yavaşlıkla öptü karşıt dudakları. Ona son kez dokunuyormuş gibi, son kez dudaklarını dudaklarına hapsediyormuş gibi derince öptü... İkisi de birbirlerinden farklı bir hisle birbirlerine olan sevgilerini gösterdiler. Birisi sonsuza kadar bağlandıklarını düşünürken, diğeri yollarının ayrıldığının farkındalığını yaşıyordu. 🩸🩸🩸 Güneş gökyüzündeki yerini karanlığa teslim etmek üzereyken büyük bir gerginlik yaşanıyordu Helena'ların evinde. Helena'nın babası, Christian ve Sienna, Helena'yı ikna etmek için ellerinden geleni yapmayı bırakmamışlardı son dakikalara kadar. Helena ise hepsini duymazlıktan gelmiş ve kendisini odasına kilitlemişti. Ailesi aşağıda onun için endişelenirken, o yatağına kıvrılarak vücudundaki tüm gücün yavaşça çekilmesini bekliyordu. Vücudunda yer yer oluşan ağrılar ölümün çok da kolay gerçekleşmeyeceğini vurgular gibiydi. Yıllardır soğuğa alışkın olmasına rağmen şimdi, damarlarının altına kadar işleyen soğuk bedeninin titremesine sebep oluyordu. Titremeler ve ağrıların yanına acı da eklenince yatakta sırt üstü döndü. Derin bir nefes verip sakinleşmeye çalışırken gözlerini kapadı. Zihni anında Felix'le dolmuştu. Onun gülümsemesi, sesi, kokusu... Gördüğü tek şey o olmuştu; bu onun rahatlamasını ve ölüm kork…

Bölümün tamamını WritePad'de oku