Kirli Kan

10

Yazar:

Kirli Kan – E K kitap kapağı
Kirli Kan – E K kitap kapağı

Küçük, sessiz bir kasaba... Geceden beri durmaksızın yağan kar tüm sokakları beyaza bürümüş; gökyüzünü kaplayan yoğun sis, kasabanın üzerine ıssız bir perde gibi çökmüştü. Birbirine simetrik aralıklarla dizilmiş ahşap evlerin bacalarından tek bir duman bile tütmüyordu. Burada, yaşamın ve sıcakkanlı tek bir varlığın barınmadığını kanıtlamak istercesine ürpertici bir sessizlik hâkimdi. Christian kendisini getiren at arabasından indiğinde, soğuk rüzgâra karşı koyu renkli pelerinini düzeltti. Yüzyıllardır insanların arasında yaşamanın getirdiği bir alışkanlık olmalıydı ki, soğuğu hissetmese bile refleks olarak pelerinini önünde birleştirdi. Onu bu ücra yere getiren sürücü, Christian'ın ayakları karla kaplı toprağa basar basmaz atlarını kamçılayıp arkasına bile bakmadan gözden kaybolmuştu. Christian sürücünün bu telaşlı korkusunu hafifçe gülümsayarak karşılasa da üzerinde durmamayı seçti. Botlarının altında ezilen karın çıkardığı çıtırtılar, bu kimsesiz kasabada gürültülü bir yankı uyandırıyordu. Kasabaya ayak bastığının fark edilmemesi imkânsızdı. Gökyüzünün kasvetli kurşuni rengi ve etrafta hiçbir canlı izinin olmaması, ortama tekinsiz bir hava katıyordu. Gereksiz düşünceleri zihninden uzaklaştırıp buraya geliş amacına odaklandı. Helena'nın sorununa bir çözüm bulabileceğini iddia eden eski bir dostunun daveti üzerine gelmişti. Ancak birbirinin tıpatıp aynısı olan bu kasvetli evlerin arasında aradığı adresi bulmak hiç de kolay görünmüyordu. Kasabanın merkezine doğru ilerledikçe keskin kulaklarına boğuk bir ses çalındı. Adımlarını durdurup tüm duyularını açarak sesin geldiği yöne odaklandı. "Seni kaç kere uyaracağım, şu işi düzgün yapacaksın!" Karşısındakini azarlayan bu baskın sesin sahibini çok iyi tanıyordu. Sonunda doğru yerde olmanın verdiği rahatlıkla dudaklarında hafif bir tebessüm belirdi. "Bir hata daha yaparsan, o damarlarındaki tüm kanı kurutacağımdan şüphen olmasın!" Christian işittiği tehdit karşısında gözlerini devirmekten alamadı kendini. Lucien, sert mizacıyla etrafındakileri korkutmaktan keyif alan, kızdığında boş tehditler savurmayı sevse de özünde vicdanlı biriyse. Savurduğu onca kan dondurucu cümleye rağmen, şimdiye kadar sırf sinirden birini katlettiğine şahit olmamıştı. Sesi takip ederek, karla kaplanmış sokaklardan geçti ve en sondaki evin önüne ulaştı. Sokakların aksine kardan temizlenmiş olan verandaya geçip, ağır çelik kapıya vurmaya başladı. Vampirler hassas işitme duyularına sahip olduklarından ve ziyaretçi kabul etmediklerinden kapılarında zil bulundurmazlardı. Çok geçmeden ağır kapı aralandı. Karşısında genç ve narin görünen bir kadın duruyordu. Christian kadını tanımak amacıyla gözleriyle hızlıca süzdü ancak daha önce gördüğü kimseye benzetemedi. "Kime bakmıştınız?" Kadının narin görünüşünün aksine mesafeli ve sert çıkan sesi Christian'ı şaşırtmıştı. "Lucien'inz arkadaşıyım. Adım Christian." "Ah, Christian mı geldi? Isabell, misafirimizi içeri al lütfen." İçeriden yükselen tanıdık ses üzerine Isabell geri çekilerek kapıyı ardına kadar açtı. Christian içeri adım atıp üzerindeki kar tutmuş pelerinini çıkardı ve kendisine nazikçe uzanan Isabell'e teslim etti. "Teşekkür ederim," diye mırıldanmayı ihmal etmedi. Holü geçip salona girdiğinde Lucien onu büyük bir neşeyle karşıladı. "Chris! Dostum, hoş geldin!" Lucien, kollarını iki yana açıp eski arkadaşına sıkıca sarıldı. "Ben de seni gördüğüme sevindim. Görüşmeyeli ne kadar oldu? Yüz yıl?" Christian da sarılışa karşılık verirken keyifle konuştu. "Aşağı yukarı o kadar," dedi Lucien sitemkâr bir tavırla geri çekilirken. "İşin düşmese yüzünü göreceğimiz yoktu zaten." "Babamın buraya gelmemize sıcak bakmadığını biliyorsun. Bugün de ona haber vermeden çıktım geldim." "Babanın o lüzumsuz gururu!" diye homurdandı Lucien. "Neyse, gel otur. Onca yol teptin, dinlen biraz. Isabell, bize içecek bir şeyler getirir misin?" Lucien, Christian'ı kolundan tutup rahat deri koltuklardan birine yönlendirirken salonun girişinde bekleyen kadına seslenmişti. Isabell başıyla onayl…

Bölümün tamamını WritePad'de oku