Kırk Yeminler

Bölüm 3

Yazar:

Kırk Yeminler - Naz kitap kapağı
Kırk Yeminler kitap kapağı

KIRIK YEMİNLER Bölüm 3 – Yüzleşme Noir Cafe’de bir anda sessizlik çöktü. Ela’nın elleri titriyordu. Telefon ekranındaki fotoğrafı tekrar tekrar inceliyordu. Hayır… Bu bir montaj olmalıydı. Başka bir açıklaması olamazdı. “Ela, iyi misin?” diye sordu Defne. Ela cevap vermedi. Telefonunu yavaşça masanın üzerine bıraktı. Fotoğraf tam ortaya düştü. Masadaki herkes donup kaldı. Aras’ın yüzündeki renk çekildi. Mert yumruklarını sıktı. Ege başını önüne eğdi. Duru ise hiçbir şey olmamış gibi kahvesinden bir yudum aldı. Ela, gözlerini Aras’a çevirdi. “Bu fotoğraf ne?” Aras derin bir nefes aldı. “Ela, ben açıklayabilirim.” Ela ayağa kalktı. “Neyi açıklayacaksın? Bana yalan söylediğini mi? Beni aldattığını mı?” Kafedeki herkes onlara bakıyordu. Aras da ayağa kalktı. “Dinle beni, gördüğün gibi değil.” Ela acı acı güldü. “Fotoğrafta seni başka bir kadınla öperken görüyorum. Bunun başka nasıl bir açıklaması olabilir?” Aras bir an sustu. İlk kez söyleyecek hiçbir şeyi yoktu. Mert daha fazla dayanamadı. “Yeter Aras!” Masadaki herkes ona döndü. “Ela seni yıllardır seviyor. Sen ise onu böyle mi ödüyorsun?” Aras sinirle Mert’e yaklaştı. “Bu bizim meselemiz. Karışma.” Mert de geri adım atmadı. “Artık hepimizin meselesi.” İki arkadaş burun buruna geldi. Tam kavga başlayacakken Ege araya girdi. “Yapmayın!” Ela gözyaşlarını silerek çantasını aldı. “Bitti.” Tek kelime… Ama herkes için her şeyi değiştiren bir kelimeydi. Arkasına bile bakmadan kafeden çıktı. Aras peşinden koşmak istedi. Tam kapıya yönelmişti ki telefonu yeniden çaldı. Ekranda tek bir cümle vardı. “Bu daha başlangıç.” Gönderen numara yine gizliydi. Aras’ın içini ilk kez gerçek bir korku kapladı. Aynı gece… Duru odasında yatağın üzerine onlarca fotoğraf serdi. Aras’ın haftalardır gizlice buluştuğu anların hepsi tek tek kayıt altındaydı. Kapı yavaşça açıldı. İçeri genç bir kadın girdi. Ela’nın fotoğrafta gördüğü gizemli kadın… Duru’nun ablası Melis . Melis’in gözleri doluydu. “Artık yeter Duru. Ben de kandırıldım.” Duru’nun sesi buz gibiydi. “Hayır abla…” “Şimdi sıra onun her şeyini kaybetmesinde.” Tam o anda Duru’nun telefonu çaldı. Ekranda bilinmeyen bir numara yazıyordu. Telefonu açtı. Karşı taraftan sadece tek bir cümle duyuldu. “Aras’ın sırrını biliyorum… Ama sizin bilmediğiniz çok daha büyük bir sır var.” Duru’nun yüzündeki kararlı ifade ilk kez kayboldu. Çünkü o ses… Yıllar önce öldüğünü sandığı birine aitti.

Bölümün tamamını WritePad'de oku