1. Bölüm
Yazar: Luveli

"Biri adını söylediğinde benim gibi hissetmelisin" Olivia Rodrigo, stupid Song Oy verip yorum yapmayı unutmayınız keyifli okumalar dilerim! KIRIK RİTİM 1. BÖLÜM GÜNÜMÜZ @alp: Sayra yine dün gece ateş etti beyler ben size söyledim Deniz Tek'i bile geride bıraktı kadın. @yiğit: Kadın sadece dans etmiyor, ruhumun içinden geçiyor lan! @ipek: umarım bu sefer de partnerini ezip geçmez kadın herkesi gölgede bırakıyor 😻 @aleyna: dün gece Sayra neydi öyle be kadın aşkla yapıyor bu işi. @ceylan: Sayra sahnedeyse, herkes susar yürü be kraliçe. Parmaklarım resmen bana küfür ediyordu. Hakkımda yazılanları okuyup beğenip teşekkür etmekten canım çıkmıştı. Menajerim Melda Altay hakkımda yazılanları okumam için beni sürekli uyarıyordu. Eleştirileri okuyup neyin sevildiğini neyin sevilmediğini bu sayede anlamış oluyorduk. İlk başta bana da mantıklı gelmişti ama iş cevaplama kısmına gelince parmağım artık bana ait olmuyordu. "Melda daha ne kadar bakacağım dün çok iyi geçti kötü bir şey de yok yeter artık parmağımı hissetmiyorum." Makyaj masamda oturmuş makyaj malzemelerime bakıyordu. Şu an bile kafasında PR için çalışabileceğimiz markaları düşündüğüne yemin edebilirdim. "Mio dio anlıyorum seni ama seni sevenlerle yakınlık kurmalısın tatlım onların sana karşı gösterdiği ilgi karşısında senin de tüm meşguliyetini bir kenara bırakıp onlara cevap vermen gerekiyor. Bu sayede onlara verdiğin değeri göstermiş olursun anla lütfen mio amore." Ona göz devirsem de dediklerinde haklıydı. Tatlılığıyla zaten beni her türlü ikna ederdi. Ona bir öpücük atıp mesajlara cevap yazmaya devam ettim. Bir süre sonra artık cidden yorulduğumu farkettiğimde telefonu kapatıp yüzüstü yattım ve arkada çalan şarkıyı dinleyerek gözlerimi kapattım. Yatakta öteki tarafa döndüm ve gözüme giren perçemleri düzelttim. Bu sırada telefonum mesaj sesiyle aydınlandı. Uzanıp önce çalan şarkıyı kapattım ardından mesaja baktım. Cemiko: Akademiye akıyor muyuz bugün 😝 Bugün akademide büyük gündü. Herkes heyecanlıydı çünkü Alev Soypınar üç ay sonra Türkiye'de büyük bir konser verecekti. Alev'in yıldızı bu yıl öyle bir parlamıştı ki dünyada adı duyulmaya bile başlamıştı. Yaptığı son İngilizce single sayesinde patlayıp gitmişti. Dünya'nın bir ucundan teklifler geliyordu. Alev ise bunu çok iyi bir şekilde kullanıp sadece İngilizce şarkıların olduğu bir albüm çıkarmıştı. Bu sayede dünya çapında popülerliği daha da artmıştı. Hepimizin gurur kaynağıydı. Türkiye'de çok uzun bir süre sonra konser verecekti. Hatta bu konserin 150.000 kişilik olduğunu duyunca ağzım açık kalmıştı. Bu konserin profesyonel çekimleri yurt dışına bir kanalla anlaşma yoluyla yayınlanacaktı. Ülkemizin adı için çok önemli bir konserdi. Türkiye'deki tüm dans okullarından adaylar sunulmuştu ve Alev'in ekibi elemeler yaparak dansçıları seçecekti. Vera Dans Kolektifi ise Avrupa'da 3 tane okulunu açarak başarılı bir dans okulu olarak adını yazdırmıştı. Alevin ekibi bizim okulumuzu da listeye eklemişti. Çok uzun süren eklemeler sonucunda Vera'dan Cem ile ben seçilmiştik. Alevin turnesi için ekibe girmeye hak kazanmıştık. Okulumu seviyordum ve bana yeni şeyler katmaya devam ediyordu. Bu sayede kariyerim için çok büyük bir adım atmıştım. Konserleri ayakta tutan 3 şey vardı; şarkıcılar, orkestracılar ve dansçılar. Bu üç ekibin bir uyum içinde ilerleyip izleyiciye en iyisini sunması lazımdı. Ben ise işin dans kısmını üstlenen kişiydim. Müziğin ritmini takip edip bedenimle kusursuzca süzülmeliydim. Düşüncelerim Cem'in ikinci mesajıyla uçtu. Cemiko: Sahraaa orda mısın kızz Sahra: Bir röportajım var ondan sonra Veradayım. Tam toplantı saatine denk geliyor zaten. Her türlü yetişirim. Cemiko: Tamam geldiğinde ara beni röportajında başarılar kuzu. Sahra: Tamamdır teşekkür ederim Cemikoo Cem mesajımı beğenip sohbetten çıktı. Veradaki yakın olduğum sınırlı sayıda kişiden biriydi. Çok uzun zaman insanlarla aramda mesafe oldu. Ne ben cesaret edip iletişim kurabiliyordum. Ne de karşı tarafın attığı adımları kabul ediyordum. O zamanlar hayatın t…