KIRIK KONTAK

II. KUZGUNUN YEMİNİ

Yazar:

KIRIK KONTAK - ✈︎ ✈︎ kitap kapağı
KIRIK KONTAK kitap kapağı

Düşünüyordum. Yaşamak mı daha zor yoksa ölüm mü? Bir türlü cevabını bulamıyordum. Yaşarken ölmek, peki? Daha mı zordu? İçinde olduğum bu durumu idrak edemezken, Ali'nin duyduğu sesle elimi hızlıca bıraktığına şahit oldum. O adamdan neden bu kadar korkuyorlardı? Rüzgar Sanca, yakın arkadaşımı dövüp zorbalamıştı ve şimdi de beni savunuyordu. Bir şakanın içinde olmalıyım sanırım. Rüzgar, bana bakmıyor ve sert bakışlarını Ali'nin yüzünden çekmiyordu. "Ah elim..." diye mırıldandığında ikisininde bakışları bana doğru kaydı hızlıca. Elimi sıktığı için oldukça kızarmış ve acıyordu. "Her canın yandığında neden inliyorsun?" dedi Rüzgar, bıkmış bir sesle. Ayağa fırladığımda, tam konuşacaktım ki oturmaya devam eden Ali'nin, başını kavrayıp masaya yapıştırdığını gördüm. Gözlerimi kocaman açarken, ellerimin titrediğine şahit oldum. Kalbim korkuyla atarken, Ali'nin herhangi bir şey demediğini gördüm. Neden inatla susuyordu. "Bir daha, benim yüzümden hiçbir kızın canını yakmayacaksın!" yüzünü daha da sert bastırdı. Yüzü, masaya resmen yapışmıştı. "Bırak!" dedim küçük bir adım atarak. Fakat dinlemedi. "Ne yapıyorsun sen ya! Kimsin sen? Para bu özgüvenin sahibi! Bırak diyorum!" dediklerimi duymazdan geliyordu. Yüzüme bile bakmadığında, olduğum yerde simitle kıvrılıyordum. Tamamen yanına gidip, bırakması için kolunu çekiştirdim. Kolunu tuttuğumda, kalbimin kısa bir durduğunu hissettim. Fakat yüzümde bir ifade yoktu. "Duydun mu lan beni!" dedi Ali'ye. Ali'nin başını hızlıca salladığını gördüm. Fakat Rüzgar hâlâ başını masaya vurmaya devam ediyordu. Ders saati olduğu için, kantin ve koridor boştu. Masanın üzerinde ki, kahveyi elime alıp Rüzgar'ın yüzüne savurdum. Durdu. Bana doğru hızlıca başını kaldırdığında, elimde ki bardağı masanın üzerine bıraktırdım. Neden böyle bir şey yapmıştım? Şimdi bana musallat olacak! Ben ne yaptım, sıçayım kafama! Sert bakışlarının altında ezildiğime şahit oldum. "Sikeyim..." diye mırıldandığını duyduğumda, alt dudağımı korkuyla ısırarak geriye doğru bir adım attım. Sakin ol, Rüya. O da senin arkadaşını dövdü. "Hıhı..." dedim yapmacık bir gülüşle. Ellerini, Ali'nin üzerinden çekti. "Bir daha sakın arkadaşıma dokunayım deme!" geriye doğru bir adım attığında aramızda bir mesafe oluştu. Beyaz gömleğine yayılan kahveye bakıp ardından tekrardan bana gülerek baktı. "Buna kim karar veriyor barbie, sen mi?" dedi nihayet konuşarak. "Başka kimin vermesini isterdin, piç?" öfkeyle söylediklerime kendim şaşırıyordum. Yürek mi yemiştim sabah sabah? Annemin yaptığı sandviç cesaret vermişti sanırım. Yoksa bu cesaret normal değil. Ama olsun, arkadaşımı döven birine iyi davranacak değilim. Burnundan solduğunu ve sağ elini yumruk yaptığını gördüm. Sinir problemleri var sanırım. "Düzgün konuş-" bana doğru bir adım atacaktı ki, onu tamamen görmezden gelerek Ali'nin yanına geçtim. Yüzü kıpkırmızı olmuş ve terlemişti. "Ali, sen iyi misin?" dedim endişeli bir sesle. Başını salladığında, buna inanmamıştım. Ama piç herif hâlâ başı yanımızda durarken pek konuşamıyordum. "Artık gider misin başımızdan, anladık korkunç ve tehlikelisiniz. Bizi rahat bırakın." "Biliyor musun barbie, söylediğin her bir kelimeyi sana değil, erkek arkadaşına yedireceğim. Bu da sözüm olsun." "Bizi rahat bırak dememden anladığın bu mu Rüzgar Sanca ? Buysa git bir tedavi ol." dedim. Ali, konuşmamaya devam ettikçe daha da sinirleniyordum. Aptal herif! Nefret ediyordum tüm erkeklerden! "Derse geç kaldın, yazıyorum hocana." dediğinde gerçekten ne diyeceğimi bilemedim. Amaç ne mesala, ellerimi kıvırcık saçlarıma daldırdım. Daha fazla bir şey demediğimi gördüğünde, yanımızdan ayrıldı. Kahveyi üzerine döktüğümde, vereceği tepkiden korkmuştum. Zorbalama huyu, sanırım sadece erkeklere özeldi. Gittiğinden tam emin olduğum sırada, "Ne bu korkaklığın senin?" dedim Ali'ye dönerek. "Ne yapabilir Allah aşkına." başımı yana yatırarak ifadesi izledim. Bu olayı benim önümde yaşadığı için utanıyor olacaktı ki, yüzüme bile bakmıyordu. "Ben, özür dilerim." "Özür dileme bana, senin iyiliğin…

Bölümün tamamını WritePad'de oku