KIRIK KONTAK

XVI. AŞİNA

Yazar:

KIRIK KONTAK – ✈︎ ✈︎ kitap kapağı
KIRIK KONTAK – ✈︎ ✈︎ kitap kapağı

XVI. AŞİNA Aşina olduğum bazı duygular vardı ve bunlardan biri de; Hayal kırıklığıydı. Ki bu duyguyu çevremdekilerede yaşatıyordum.Nedensizce. Çevremde ki, herkesin gözlerinde bu duyguyu görebiliyordum. Belki de hayal kırıklığından ibarettim. Her anlamda. Aşina olduğum bir duyguydu. Nefesim, göğsümü tırmalamaya başladığında bakışlarımı Rüzgar'a çevirdim. Gözlerini devirdi, yüzüme bile bakma gereği duymadan, yanımdan çekip gittiğinde kaşlarımı çatmadan duramamıştım. Aptal. Aptal. Aptal. "Sizin aranızda bir problem mi var?" diye sordu Aras. Dudağımın köşesini ısırdığımda, "Yok, ne alaka?" diye sordum istemeden. Çetin'in bir kaşı havalandığında gerilmeden duramamıştım. Size ne! Her boka karışmayın, demek isterdim. Ama tabii ki, susma hakkımı kullanmayı tercih etttim. Buranın kısa süreliğine de olsa, patronu bendim. Babam ne kadar fikirlerimi umursamada, doğru olan buydu. Eve gitmek istiyor ve tüm günümü uyuyarak geçirmek istiyordum. Ne kadar mümkün olmasa da, son zamanlarımın en büyük hayallerinden biriydi. Dudağımın kenarını kaşıdığımda, "Ne kadar meraklısınız?" dedi Metin abi. "Ne olmuş yani?" bakışlarım Çetin'e kaydığında, ellerini saçlarına daldırdı. Ardından Aras'a baktığımda gözlerini kısarak beni izlediğini gördüm. "Metin abiyi duymadınız mı?" diye sordum oldukça sakin bir sesle. "Burada ben boşuna mı konuşuyorum? Gelin benle!" Daha fazla konuşmadılar, sanırım hepsinin Metin abiye duyduğu bir saygı vardı ve gerçekten bir abi gibi görüyorlardı. Bunu uzaktan gören biri de, anlayabilirdi. Sarı arabanın yanında bekleyen ve benden nefret ettiğine artık emin olduğum, Rüzgar'a doğru yavaş adımlar atmaya başladım. Başımı kaldırdım, "Çantayı getirmedin mi?" "Yok, getireyim." Başımı salladığımda, arabanın önünde durmuştum Rüzgar, atölyeye doğru yürümeye başladı. Arkasından gitmedim, tek başına getirebilirdi. Sonuçta işi buydu. Aramızda sadece patron-çalışan ilişkisi vardı. Bu kadardı, aşina olmam gereken bir duyguydu. Biliyordum. Başımı yana yatırdım ve gelmesini beklerken kalçamı arabanın kaputuna yasladım. Gelmesini beklerken, Çetin'e baktım. Onunla doğru düzgün tanışmamış ve kişiliği hakkında bir fikrim yoktu. Yani, duyduklarıma göre okulun en çalışkan çocuğuydu. Umarım bu çalışkanlığı, sadece derslerden ibaret değildir ve işinde de aynı perfonmansı gösterirdi. Aras'a baktım. Çetin'in aksine daha eğlenceli birine benziyordu. Dersleri ne kötü ne de iyiydi. Bu hayatı sanki eğlencesine yaşıyordu. "Geldim." dedi aşina olduğum ses. Cevap vermedim, çantayı yere bıraktığında fermuarı açıp içindekilerine göz gezdirdi. "Anahtar takımını çıkar." dediğimde, benim gibi susarak çantadan çıkardığında, bana doğru uzattı. Elime aldıktan sonra, "Telefonun yanında mı?" diye sordum. Başını salladı, cebindeki telefonunu bana uzattı. Flaşı alarak yere doğru eğildim, "Arabayı çalıştırsana, birkaç kez pedala bas." dediğimi yaptı, arabanın içine girip şöför koltuğuna oturdu. Ardından pedala bastığında, tiz bir sürtünme sesi kulağımı doldurdu. "Tamam, kapat!" beni duyması için bağırmıştım, dediğimi yaparak, arabadan indi ve çatık bakışlarını üzerimde gezdirmeye devam ettiğinde, aracın ön tarafının altına uzandım. Telefon ışığını biraz daha havaya kaldırıp, fren hattına ve bağlantılarına baktım. Dudaklarımı büzdüğümde, elimi uzattım. Metal parçayı kontrol edeceğim sırada bir ses duydum. "Yardım edebileceğim bir şey var mı?" "Yok." Başımı tekrardan kaldırdım ve frene bakmaya devam ettim. Rüzgar'ın beni izlediğini bilmek, küçük kalbimi heyecalandırıyor ve bir yandanda gerilmeme neden oluyordu. Sakin ol, sakin ol ve yeniden sakin ol. Bir. İki. Üç. Dört. İzlemiyor, evet izlemiyor. Hem neden bu kadar heyecan yapmıştım ki? Onunla ilk kez beraber çalışmıyorduk. Bildiğim bir duyguydu? Yoksa değil miydi... Telefonu ellerimdeydi, daha da sıkı kavradığımda, "Bir sorun mu var?" diye sordu. Sorun senin beni izlemen, aptal. "Yok." "Tamam." "Şurada bir gevşeklik var sanırım." dediğinde biraz daha eğildi ve bakmaya çalıştı. Ama sanırım, göremediğinden olsa kaşlarını çat…

Bölümün tamamını WritePad'de oku