KIRIK KONTAK

IX. SENİ TANIMAK ZOR

Yazar:

KIRIK KONTAK – ✈︎ ✈︎ kitap kapağı
KIRIK KONTAK – ✈︎ ✈︎ kitap kapağı

❝ Yapıp yapıp pişman olmak, doğamda var. ❞ IX. SENİ TANIMAK ZOR Kızgınlık ve mutluluk. Birbirine ne kadar zıt kelimelerdi. Ve bu zıtlığı aynı anda hissetmek, daha da zordu. Bir insan iki duyguyu aynı anda hissedebilir miydi ki? Hissedebiliyormuş! Her zaman düşmanı tanımanın, bir dostu tanımaktan daha kolay olduğunu düşünürdüm. Ve görüyordum ki yanılmamıştım. Düşmanı tanımak, daha kolay olmuştu. Yıllarımı verdiğim, her şeyimi anlattığım, her daim yanımda olacağına inandığım bir insanı tanıyamamışken; düşmanımı kısa bir süre zarfında tanırken bulmuştum kendimi. Rüzgar Sanca'yı artık düşmanım olarak görmüyordum ya da nefret ettiğim biri de değildi. Aptal biri yüzünden dolduruşa gelmiş ve o sözleri sürekli kendime hatırlatıp durmuştum. "Bak Rüya," diye hatırlatıyordum kendime. O bir zorba! Arkadaşını dövdü ve en önemlisi seni boğmaya çalıştı. Kendimi korumak için, ağzıma gelen her bir kelimeyi yüzüne çarpmaktan kaçınmamıştım. Ve en kötüsü asla pişmanlık duymamıştım, çünkü kendimi korumaya ihtiyacı olan küçük bir kız çocuğu görüyordum. Arkamdan yaptığım cezaları örtbas edecek ve sicilime işlemesini engelleyecek kadar güçlü bir ailem yoktu. Zaten başlarında o kadar iş var iken bir de kendi derdimle mi uğraştıracaktım? Bencilliğim sadece aileme yoktu. Sevgi, bencilliğimi bile susturmaya neden olmuştu. Ama bu sevgi sadece aileme özeldi; her zaman yanımda olup beni destekleyen aileme. Rüzgar Sanca'ya hâlâ nasıl davranacağım hakkında bir fikrim yoktu. Ali kadar o da bazı konularda suçlu biriydi. Bunları görmezden gelemezdim, onunla gülüp eğlenmek lügatıma ters gelirdi. Boğulduğumu hatırlatırdı. Hava her zamanki gibi sıcaktı, yaz aylarını pek sevdiğimi söyleyemezdim. Öyle tatillere gidip gezmezdik; tatillerde babamın iş yerinde çalışır, yardımcı olmaya çalışırdım. Yaz aylarım, bildim bileli böyle geçtiği için alışmıştım. Ve genelde de hep sıkıldığım için, bir türlü sevemeyip tadını çıkaramamıştım. Ama kış insanı olduğumu da söyleyemezdim. Soğukluğu romantize etmeyi seviyordum lakin bundan bir o kadar da rahatsız oluyordum. "Her şeyi romantize etmeyi bırak!" Ali'nin söyledikleri kulağımı tırmalarken, yüzümü buruşturarak Rüzgar'a baktım. İşini şoförüne yaptırdığına inanmak istemiyordum, bu kadar üşengeç biri olduğuna inanmak hiç istemiyordum. "Aslan Metin abim, bir saatte bitirirsin değil mi?" diye sordu afallayarak bakan adama. "Tabii, tabii." Rüzgar sırıtarak bana doğru yürümeye başladığında, göğsümde birleştirdiğim ellerime kısa bir bakış attığını gördüm. Yüzümdeki ifadeyi ne kadar gizlemeye çalışsam da şaşkınlığımı ele veriyordu. "Ya burada hiç çalışan yok, böyle tamirhane mi olur yahu?" dediğinde tamamen dibimde belirmişti. "Bak, hatta arkadaş grubumu çağırayım." Söyledikleriyle beraber gülümseyerek, "Çok düşüncelisin ama gerek yok. Büyük bir yer değil, bundan dolayı pek çalışana gerek yok." dedim. Omuzlarını silkti, "Hadi, hadi. Öyle olsun." "Efendim, arabayı neyle temizleyeceğim? Malzemeler nerede?" Arkadan gelen Metin'in sözleriyle bakışlarımı ona doğru çevirdim. Tahmini otuzlu yaşlarında olmalıydı, simsiyah saçları ve sakalları vardı. Genelde kimseye yakıştıramazdım ama Metin sanki bu renk için yaratılmıştı. Üzerindeki siyah takım elbiseyle, bu sıcak havada siyaha bürünmeyi başarabilmişti. "İçeride." diyerek ellerimle işaret ettim. Rüzgar'a sorduğunun farkındaydım ama Rüzgar ondan daha beterdi ve hiçbir şeyi bilmiyordu. Öğrenmesine izin vermeden kovduğun için olabilir mi? "İçeride en köşede hava kompresörü var. Üzerinde uzun bir hava hortumu var, alırsın. Ucuna da hava tabancası takıp lastiği de şişirirsin." diye eklediğimde başını salladı. "Tamam efendim, hemen hallediyorum." "Adım Rüya." Bana efendim diye hitap etmesini istemiyordum, kimseden üstün değildim. "Öyle seslenirsen daha mutlu olurum," dedim. Dudaklarını birbirine bastırıp, "Peki efen-, çok pardon. Rüya." dediğinde gülümsemeden duramamıştım. "Rüya," dedi Rüzgar. "Rüya derken? Patronunum ben senin. Konuşurken bunu dikkate mi alsanız Rüzgar Bey?" "Metin dediğinde—" Sözü…

Bölümün tamamını WritePad'de oku