2. Bölüm "Bakım Gecesi"
Yazar: Begüm Ekim

Oy vermeyi unutmayın, yorum yaparsanız çok sevinirim. Keyifli okumalar. ♥︎ 2. Bölüm "Bakım Gecesi" En yakın arkadaşım Cansu ile yaşadığım müstakil iki katlı eve girdiğimde saat neredeyse dokuz olmuştu, eve girdiğimde Cansu beni kapıda karşıladı. "Nerede kaldın İnci ya!" dedi sitemle. "Çok özledim kızım seni." Açtığı kolların arasına girip ona sıkıca sarıldım ve geri çekildim bir süre sonra. "Babam pasta keseceğiz diye tutturdu, yemeğe kaldım bende mecbur." dedim sıkıntıyla. "Kahve yapıyorum sana da." dedi Cansu giriş kapısının hemen karşısındaki mutfağa girerken. "Çok iyi olur." diyerek kolumdaki çantayı kapının yanına bırakırken ve odamın yanındaki salona yöneldim. "Sen yine mi buradasın?" dedim Kubilay'ı görünce. "Bakım gecesini kaçıracak halim yok ya İnci!" diye sitem ederken Tuğçe oturduğu tekli koltuktan kalktı ve bana sarıldı. "Peşimi bırakmadı." dedi Tuğçe, Kubilay orada yokmuş gibi konuşmaya devam etti. "Kusura bakmayın kızlar." Bu gece Defne, Cansu, Tuğçe ve ben olacaktık sadece. Ayda bir böyle bakım geceleri yapardık. Yerseniz bakım gecesi. Güncel dedikoduları konuşur film, dizi izler bir de maske falan yapardık işte. Stres atmak için bire birdi bu geceler. Kubilay öğrendiğinden beri, bu gece ile birlikte ikinci kez baskın atıyordu bize. "Aşk olsun." dedi Kubilay yüzündeki kil maskesiyle çok komik görünürken. "Benim güzelleşmeye hakkım yok mu ayol?" Gözlerimi devirirken yanıma gelen Defne'ye sarıldım ve geri çekilip Kubilay'a döndüm. "Var gibi duruyor buradan bakınca." dedim ve köşe koltuktaki boş yere oturdum. "Her neyse bu yaptığınız maskeler falan cildime çok iyi geliyor, yarınki partide parlamam lazım hem." dedi Kubilay. Evet, yarın bir parti vardı. Kubilay ile doğum günümüz arasında iki gün olduğundan genelde onun düzenlediği partide birlikte kutlardık. "Senin parlaklığın çoğu kadında yok." dedi Defne ve boğazını temizleyip konuşmaya devam etti. "Ama burada olmanın bir bedeli var, bize bilmediğimiz bir dedikodu anlatırsan yüz kremini kullanmana izin verebiliriz." Okulun ortamcı çocuğu Kubilay'ın bilmediği dedikodu yoktu zaten, bu konuda zorlanacağını hiç düşünmüyorum. Muhakkak bilmediğimiz bir şeyi biliyordur. "Buse geçenlerde Selim'e yanlamış yine." dedi Defne'ye bakarken. Selim, Defne'nin abisiydi. İşte Kubilay böyle bir çocuktu, siz aileniz hakkındaki şeyleri bilmezdiniz ama o bilirdi. Bundan da Defne'nin haberi olmadığına emindim. "Bizim gece kulübünde içip içip sapıtmış. Selim'in evinde almış soluğu, geçerken uğradım hesabı." Defne şok olmuş bir ifadeyle ona baktı. "Benim nasıl haberim yok?" dedi şaşkınlıkla. Selim ile aynı evde yaşıyorlardı, Cihangir'de. Bazı geceler Defne ailesinin Tarabya'daki evinde kalıyordu tabi, muhtemelen o gecelerden birinde gitmişti Buse. "Sonra ne olmuş?" diye merakla sordu Tuğçe ve Cansu elindeki kahve kupası dolu tepsilerle salona girdi. "Aşk olsun!" diye sitem etti tepsiyi ortadaki sehpaya bırakırken. "Bensiz mi başladınız dedikoduya vatan hainleri?" "Buse içip içip Selim'in kapısına dayanmış." dedim konuyu özetleyerek. "Bu kız iyice bokunu çıkardı bu işin." dedi Cansu. "Evet, tacize giriyor artık hareketleri." diye onu onayladı Tuğçe. "Gözü döndü İnci ile tutuştukları iddiadan sonra. Kuduruyor Selim'i kaçıracak diye." devam etti Kubilay sehpadan kahve kupasını alırken konuşmaya. Ah şu iddia! Üzerinden iki yıl geçmişti ama Buse hala iki yıl öncesinde gibi davranıyordu. Buse ile hiçbir zaman birbirimizden haz etmemiştik açıkçası. Üniversitenin başından beri aramız limoniydi. İkinci sene Kubilay'ın düzenlediği dönem başı partisinde alkolün verdiği yetkiyle de iddiaya girmiştik. Yine zıtlaştığımız bir andı ve baş başaydık bahçede. O da Selim'i tavlarsam okuldan ayrılacağını ama Selim'i o tavlarsa okuldan benim ayrılacağımı söylemişti. Açıkçası o an bu çok cazip bir teklif gibi gelmişti. Ertesi gün ayık kafayla pişmanlığını yaşamıştım tabi. Ama o gece maalesef bu teklifi kabul etmiştim ve on gün içinde Selim ile ilk yakınlaşanın kazanacağı üzerine bir anlaşma yapmıştım. Tekrar ed…