Kırık Kelimeler

1. Bölüm ''Kırık Kelimeler''

Yazar:

Kırık Kelimeler – Begüm Ekim kitap kapağı
Kırık Kelimeler – Begüm Ekim kitap kapağı

Uyarı: Cinsellik ve +18 öğeler içermektedir. Rahatsız olacak olanlar burada bırakabilir. Açıkçası önsözleri pek okumam. Hele uzun olanları genelde hiç okumam. Yine de her yazar gibi benimde söyleyeceklerim var, o nedenle ikiyüzlü bu tavrımı mazur görün. Bu hikâye, yıllardır kafamda döndürdüğüm karakterlerin nihayet dile gelmesiyle kâğıda dökülmüştür. Nihayet yüzüme bakan ve benimle konuşan karakterleri size de tanıştıracak olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Şimdi sözü çok uzatmadan sizi yaralı bir incinin kalbiyle baş başa bırakıyor ve kenara çekiliyorum. Umarım siz de en az benim yazarken aldığım kadar keyif alırsınız okurken. Bu hikâyeyi okurken gururunuzu bir kenara başlangıç tarihinizi buraya bırakmanızı öneririm. Tiktoktan gelenleri görebilir miyiiim? ㅤ♡ㅤ♡ㅤ♡ 1. BÖLÜM ''KIRIK KELİMELER'' 15 Eylül 2026, Aynadan yansıyan donuk ifademi incelerken bir an için kaçmayı düşündüm. Tam olarak şimdi, bir hafta önce verdiğim bu karardan hiç emin değildim. Oysa kararımı verdiğim noktada fazlasıyla emindim kendimden. Şüpheye düşeceğimi hiç düşünmemiştim. Oysa şimdi korkuyordum, belirsizlikten korkuyordum. Aslında çok korkak bir insan değildim ama bugün her şeyden çok korkuyordum. Mesela birazdan Selim gelin odasına girdiğinde beni burada bulacaktı ve bu beni korkutuyordu. Burada ne işim vardı benim? Kendi düğünüm için tutulmuş bir yalıda ne işim vardı? Benim kafam da en az sizin kafanız kadar karışık açıkçası. Aynadaki yansımamdan üzerimdeki gelinliği incelerken üç ay öncesini düşündüm ister istemez. Her şeyin başladığı o günleri düşündüm. Olayların bu noktaya geleceğini bilsem yine aynı şekilde davranır mıydım? Yine sevişir miydim acaba Selim ile? Sanırım bunun cevabını hiçbir zaman bilemeyecektim. Zira her şey çoktan yaşanmıştı ve ben şimdi gelin odasında müstakbel eşimi bekliyordum. 12 Haziran 2026, Deli mi yoksa dahi mi olduğu hala tartışılan Ernest Hemingway, yazmakta zorlandığı zamanlarda kullandığı bir yöntemden bahsetmiş. Diyor ki, "Tek yapman gereken bir tane doğru cümle yazmak. Bildiğin en doğru cümleyi yaz..." Bildiği tek doğru cümleyi yazar ve oradan devam edermiş. Boş sayfaya bildiğim tek doğru cümleyi yazdım. "Kendi kelimelerinle var olamazsan başkalarının kelimeleriyle yok olursun." Bu cümle, annemin sıklıkla tekrar ettiği, zihnime kazınan bir cümleydi ve bildiğim tek doğru cümleydi. Zihnimin boşluklarına çarpar çarpar sürekli dönerdi zihnimde. Geçen gün Hemingway üzerine yazılan bir kitabı okumuş ve etkilenmiştim o yüzden bir de onun yöntemini denemeye karar vermiştim. Beyaz Word sayfasını doldurmaya devam ederken tuşların sesi zihnimde yankılandı. Haziran ayının başlarında, öğle vakti, güneşin altında oturmuş deli gibi yazmak; içimi dökmek istiyordum. Babamın yeni biçtiği çimenlerin kokusuyla karışmış toprak kokusu burnuma dolarken mutfaktan da Nermin ablanın pişirdiği kurabiyelerin kokusu geliyordu hafiften. Havuzdaki suyun sesini işitiyor ve arkamdaki verandada asılı olan rüzgar çanının uzaktan gelen sesini duyabiliyordum. Her şey mükemmeldi, yazabilirdim. Yazmalıydım. Sonbaharın döktüğü yaprakların üzerine basarak avare adımlarla boyası sökülmüş, eski bir banka oturdum. Kalbimin üzerine çöken hüznü hissediyordum. Sebebini bildiğim bu huzursuz duyguların verdiği rahatsızlıkla yerimde kıpırdandım. Yazdıklarımı sildim ve tek doğru cümleye baktım bir süre. Bir şeyler eksikti. Yazdım. "Sonbaharın döktüğü kırılgan yaprakların arasında yürürken yaprakların sesi kulaklarımda yankılandı." Sildim. Yazdım. Sildim. Yazdım. Ağdalı bir dille kurduğum cümleye baktım bir süre. "Bir yere yetişecekmiş gibi telaşla esen rüzgârın soğuğu beni sarıp sarmalarken, ellerim annemin ördüğü atkıya gitti ve biraz daha sarındım kırmızı atkıma." Gözlerimi devirdim. Ve sildim. Ne zaman yazmaya başlasam yazılacak tüm anlamlı cümleler çoktan yazılmış, söylenecek tüm güzel sözler çoktan söylenmiş ve anlatılmaya değer tüm hikayeler çoktan anlatılmış gibi hissediyordum. Kalemime güvenmiyor değildim, defterim yırtılmış gibi hissediyordum. Ki defterim gerçe…

Bölümün tamamını WritePad'de oku