İlk sabah
Yazar: Sıla Dursun

Bölüm 6 – İlk Sabah Şöminedeki ateş gece boyunca sönmüş, odanın içine solgun bir sabah ışığı dolmuştu. Kar, penceresiz kalan açıklığın ardından usulca içeri savruluyordu. İlk uyanan Veronica oldu. Gözlerini yavaşça araladığında birkaç saniye nerede olduğunu anlayamadı. Sonra… Başının altında sert ama sıcak bir ağırlık hissetti. Şaşkınlıkla kıpırdanınca fark etti. Gece boyunca uyurken aralarındaki mesafe tamamen kapanmıştı. Başını hafifçe kaldırdı. Andrew’un kolu, farkında olmadan belinin üzerinden geçmişti. Kendi eli ise Andrew’un pelerininin üzerine sıkıca tutunmuştu. Bir an nefesi kesildi. “Nasıl…” Yüzü hızla kızarmaya başladı. Dikkatlice geri çekilmeye çalıştı. Tam o anda Andrew’un sesi duyuldu. “Günaydın.” Veronica olduğu yerde donup kaldı. Yavaşça başını kaldırdığında Andrew’un çoktan uyanmış olduğunu gördü. Simsiyah gözleri sakince ona bakıyordu. “Ş-Şey…” Veronica telaşla geri çekilmeye çalıştı. “Özür dilerim!” Andrew kolunu hemen geri çekti. “Özür dileyecek bir şey yok.” Veronica yatağın diğer ucuna geçerken yüzündeki sıcaklığın hâlâ geçmediğini hissediyordu. “Ben… Sanırım uykumda çok hareket ediyorum.” Andrew birkaç saniye onu izledi. Sonra dudaklarının kenarında belli belirsiz bir tebessüm oluştu. “Fark ettim.” Veronica’nın utancı daha da arttı. “Lütfen bunu unutun.” “Bilmiyorum.” Andrew sakin bir ifadeyle doğruldu. “Hatırlamaya değer bir sabah olabilir.” Veronica şaşkınlıkla ona baktı. “Benimle dalga mı geçiyorsunuz?” “Biraz.” Bu cevap beklediği son şeydi. Dünya durdu sanki. “Kuzey’in Canavarı” diye tanınan adam… Şaka mı yapmıştı? Andrew yatağın kenarından kalkıp pelerinini omuzlarına aldı. Veronica hâlâ şaşkın bakışlarla onu izliyordu. Andrew kapıya yönelirken durdu. “Merak etme.” Veronica başını kaldırdı. “Ne kadar huzurlu uyuduğunu kimseye anlatmayacağım.” Veronica yastığını alıp yüzünü kapattı. “Andrew!” Andrew’un omuzları hafifçe hareket etti. Çok dikkatli bakılmadıkça fark edilmeyecek kadar kısa bir gülümsemeydi. Kapıyı açıp dışarı çıktı. Koridorda onu bekleyen Damian, Andrew’un yüzündeki o küçücük ifadeyi görünce istemsizce kaşlarını kaldırdı. “Ekselansları…” Andrew her zamanki ciddi hâline dönmüştü. “Ne oldu?” Damian birkaç saniye sessiz kaldı. “Hiç.” “Yalnızca…” “…uzun zamandır sizi ilk kez bu kadar rahat gördüm.” Andrew cevap vermedi. Bakışlarını bir an Veronica’nın odasının kapısına çevirdi. Sonra koridorda yürümeye devam etti. Arkasında ise odasının içinde, utancından hâlâ yüzünü yastığa gömmüş bir Veronica kalmıştı. —— Bölüm 6 – İlk Sabah (Devamı) Kapı kapandıktan sonra birkaç dakika yerimden kıpırdayamadım. Yüzümün hâlâ yandığını hissediyordum. “Ben ne yaptım böyle…” Yastığı kucağıma alıp derin bir nefes verdim. Tam o sırada kapı usulca çalındı. “Leydim?” Eliana’nın sesiydi. “Hazır olduğunuzda içeri girebilir miyiz?” “E-Evet.” Kapı açıldı. Eliana ve Livia içeri girdikleri anda önce kırılan pencereye, sonra da yatağa baktılar. Yatağın iki tarafının da kullanılmış olduğunu görünce ikisi de kısa bir an duraksadı. Bakışları fark edince boğazımı temizledim. “Şey…” Andrew’un güvenliğim için burada kaldığını açıklamaya çalışacaktım ki Eliana gülümseyerek konuştu. “Dük Hazretleri şafaktan önce eğitim alanına indi.” “Sizin uyanmanızı beklemedi.” Nedense bunu duyunca içimde garip bir boşluk hissettim. Bunu belli etmemeye çalışarak başımı salladım. “Anlıyorum.” Livia gardırobu açarken heyecanla konuştu. “Bugün Başkahin şatoya gelecekmiş.” “Ve bütün asil aile temsilcileri de burada olacakmış.” “Neden?” Eliana ciddi bir ifadeyle cevap verdi. “Dün gece olanlardan sonra.” “Kuzey artık bunu saklayamaz.” ⸻ Hazırlanmam uzun sürmedi. Bu kez açık mavi yerine beyaz ve gümüş işlemeli sade bir elbise seçmiştim. Boynumdaki kolyeyi her zamanki gibi elbisemin içine gizledim. Aynaya baktığımda annemin sözleri aklıma geldi. “Korktuğun zaman başını eğme.” Derin bir nefes aldım. “Tamam.” “Hazırım.” ⸻ Aynı saatlerde… Şatonun eğitim alanında. Çelik sesleri avluda yankılanıyordu. Andrew, arka arkaya gelen üç şövalyeyi birkaç hamlede e…