Kırık kanatlar

32

Yazar:

Kırık kanatlar - Sıla Dursun kitap kapağı
Kırık kanatlar kitap kapağı

Veronica, titreyen elleriyle yere düşen mektubu aldı. Mühür, altın renkli balmumuyla kapatılmıştı. Üzerindeki güneş ve kanat sembolü hafifçe parlıyordu. Andrew iki günlüğü dikkatlice deri çantasına yerleştirdi. “Burada okumamalıyız.” Veronica başını salladı. “Evet… Önce buradan çıkalım.” Tam o anda kulenin tamamı şiddetle sarsıldı. Tavandan büyük taş parçaları düşmeye başladı. Elias kapıya doğru koştu. “Çabuk! Mühür tamamen çökmek üzere!” Üçü birden spiral merdivenlerden aşağı inmeye başladı. Her basamakta sarsıntı daha da güçleniyordu. Alt katlara ulaştıklarında salon artık tanınmayacak hâldeydi. Seraphine’nin silueti neredeyse tamamen ışığa karışmıştı. Gölgelerin Elçileri ise dağılan mühür nedeniyle geri çekiliyordu. En uzun pelerinli figür, Veronica’ya son kez baktı. “Kaçabilirsiniz…” “Soğuk gece geldiğinde yeniden karşılaşacağız.” Siyah dumanlar bir anda girdabın içine çekildi ve üçü de gözden kayboldu. “Koşun!” diye bağırdı Elias. Üçü kulenin çıkışına doğru koşmaya başladı. Tam kapıya birkaç adım kalmıştı ki yer yeniden yarıldı. Taş zemin büyük bir gürültüyle çöktü. “Elias!” diye haykırdı Veronica. Genç adam, düşen taşların arasında dengesini kaybetti. Andrew hemen ona uzandı. “Elini ver!” Elias uzanmaya çalıştı. Tam parmakları Andrew’un eline değecekken, yerden yükselen parlak altın bir ışık onu sardı. Veronica şaşkınlıkla gözlerini kırpıştırdı. “Elias!” Elias da şaşkındı. “Ben… kontrol edemiyorum!” Işık giderek yoğunlaştı. Bir anlığına arkasında eski rünlerden oluşan dairesel bir geçit belirdi. Elias’ın yüzünde hem korku hem de garip bir huzur vardı. Veronica’nın gözlerine baktı. “Sanırım… kule beni çağırıyor.” “Ne olursa olsun…” “Günlükleri koruyun.” Bir sonraki anda ışık patladı. Geçit kapandı. Ve Elias… Ortadan kayboldu. Geride yalnızca yere düşen küçük gümüş kolyesi kalmıştı. “Elias!” Veronica dizlerinin üzerine çöktü. Andrew kolundan tutarak onu ayağa kaldırdı. “Veronica!” “Kule yıkılıyor!” Gözleri dolsa da Veronica başını salladı. Andrew, Elias’ın kolyesini yerden alıp cebine koydu. “Onu bulacağız.” “Şimdi gitmeliyiz.” İkisi son anda kulenin dışına atladı. Arkalarından yükselen büyük bir gürültüyle Işık Kulesi çöktü. Toz bulutları gökyüzüne yükselirken, kule sanki hiç var olmamış gibi taş yığınlarının altında kaldı. ⸻ Saatler sonra… Güneş çoktan batmıştı. Sarayın kapıları açıldığında nöbetçiler şaşkınlıkla onları karşıladı. Andrew ve Veronica yorgun, üzerleri toz içindeydi. Kral ve saraydakiler peş peşe sorular sormaya başlasa da Andrew yalnızca tek cümle söyledi. “Her şeyi yarın anlatacağız.” Veronica sessizce odasına çekildi. Fakat uyuyamadı. Masasının üzerinde duran beyaz günlük ile mühürlü mektuba bakıp duruyordu. Bir süre sonra kapısı hafifçe çalındı. Andrew’du. Elinde Arnold’un günlüğü vardı. “Sanırım…” “…bunu birlikte açmamız gerekiyor.” Veronica derin bir nefes aldı. Başını salladı. İkisi pencerenin önündeki küçük masaya oturdu. Ay ışığı odanın içine süzülüyordu. Veronica, mektubu masanın ortasına bıraktı. Altın mühür, ikisi yan yana oturduğu anda parlamaya başladı. Hiç dokunmadan çatladı. Balmumu kendi kendine ikiye ayrıldı. Mektup yavaşça açıldı. İçindeki kâğıtta yalnızca birkaç satır vardı. Ama yazılar okunmaya başlar başlamaz, odanın içini tanıdık bir ışık doldurdu. Seraphine’nin sesi yankılandı. “Sevgili seraphine…” “Ve sevgili Arnold…” “Hayır…” Andrew’a doğru dönmüş gibiydi. “…ya da artık hangi isimlerle yaşıyorsanız.” “Bu satırları okuyorsanız, demek ki günlükler size ulaşmayı başardı.” “Bu mektup geçmişi anlatmak için değil…” “…geleceği korumanız için yazıldı.” “Çünkü gerçek savaş henüz başlamadı.” “Ve sakladığımız en büyük sır…” “…ne Işığın Kalbi’nde…” “…ne de anılarımızda.” Kısa bir sessizlik oldu. Son satırlar altın ışıkla belirginleşti. “Gerçek sır, Kanatların Mabedi’nde mühürlü.” “Oraya yalnızca kaderi paylaşan iki ruh birlikte girebilir.” Mektubun en altında ise Seraphine’nin el yazısıyla tek bir cümle vardı: “Bu kez sonumuzun nasıl biteceğine siz karar vereceksiniz.” Tam o anda odanın pence…

Bölümün tamamını WritePad'de oku