Kırık kanatlar

Işığın tanrıçası

Yazar:

Kırık kanatlar - Sıla Dursun kitap kapağı
Kırık kanatlar kitap kapağı

26 Bölüm –ışığın tanrıçası Salonun derinliklerine sessizlik çökmüştü. Duvarın ardındaki altın gözler yavaşça Veronica’ya, ardından Andrew’a döndü. O an… Yüzyıllardır donmuş gibi görünen o bakışlarda ilk kez bir değişim oldu. Özlem… Sevinç… Hüzün… Ve tarifsiz bir hasret. Sanki binlerce yıl beklediği iki insan sonunda karşısına çıkmıştı. “Demek…” Kadının yumuşak sesi taş duvarlarda yankılandı. “…nihayet birbirinizi yeniden buldunuz.” Veronica nefesini tuttu. “Sen… Seraphine misin?” Altın gözler hafifçe kapandı. “Evet.” “Ben Seraphine.” “Işığın ve Şifanın Tanrıçası.” Elias derhal diz çöktü. Başını eğerek fısıldadı. “Tanrıçam…” Andrew ise sessizce ayakta duruyordu. Her zamanki gibi sakindi. Fakat Seraphine’nin bakışları ondan ayrılmıyordu. Yüzünde buruk bir tebessüm belirdi. Dudaklarından tek bir isim döküldü. “…Arnold.” Andrew’un kaşları hafifçe çatıldı. “Arnold?” Seraphine acı dolu bir gülümsemeyle başını eğdi. “Elbette…” “Artık bu isim sana yabancı geliyor.” Veronica şaşkınlıkla Andrew’a baktı. Andrew ise ilk kez açıklayamadığı bir hisle göğsünü tuttu. Bu isim… Sanki çok uzaklardan gelen bir yankı gibiydi. Tanıdıktı. Ama hatırlayamıyordu. Seraphine konuşmaya devam etti. “Uzun zaman önce…” “Henüz insanlar beni yalnızca bir tanrıça olarak değil, bu dünyanın bir sakini olarak da tanırken…” “Gökyüzü ile yeryüzü arasında özgürce dolaşırdım.” “Işığım yaraları iyileştirirdi.” “Kuruyan topraklara yeniden yaşam verirdim.” “Hastaların ateşini dindirirdim.” “Fakat bütün o uzun ömrüm boyunca…” Sesi yumuşadı. “…en mutlu anlarım ne göklerdeydi ne de insanlar arasında.” Bakışları yeniden Andrew’a döndü. “Onlar… Arnold’laydı.” Veronica sessizce dinliyordu. “Arnold sıradan bir insan değildi.” “Göğün muhafızlarından biriydi.” “Gücünü kılıcından değil, kalbindeki cesaretten alırdı.” Seraphine hafifçe gülümsedi. “İlk tanıştığımız gün bana hiç eğilmemişti.” “‘Tanrıça olabilirsin.’ demişti.” “‘Ama önce yorulmuş görünüyorsun.’” Elias’ın yüzünde şaşkın bir ifade oluştu. Seraphine hafifçe güldü. “Sonra bana çiçek uzatmıştı.” “‘Dünyayı kurtarmadan önce biraz dinlen.’ demişti.” “İşte o gün…” “…ilk kez kendimi yalnızca bir tanrıça değil, gerçekten yaşayan biri gibi hissettim.” Andrew’un içinde tuhaf bir sızı oluştu. Gözlerinin önünde belirsiz görüntüler parladı. Yeşil bir çayır… Gülümseyen altın saçlı bir kadın… Kendi elinde beyaz çiçekler… Fakat görüntüler geldiği gibi kayboldu. Andrew istemsizce başını tuttu. “Bu…” Seraphine onu dikkatle izledi. “Anılarının yankıları.” Veronica fısıldadı. “Ne demek istiyorsun?” Seraphine derin bir nefes aldı. “Çünkü sen…” Bakışları Veronica’nın gözlerine yerleşti. “…benim yeniden doğmuş hâlimsin.” Veronica’nın gözleri büyüdü. “Ben…” “Sen, benim ruhumu taşıyan kişisin.” “Anılarımız farklı.” “Hayatlarımız farklı.” “Ama aynı ışığın devamıyız.” Sonra Andrew’a döndü. “Ve o…” “…Arnold’un yeniden doğmuş hâli.” Salon tamamen sessizleşti. Andrew ile Veronica aynı anda birbirlerine baktılar. İkisinin de içinde açıklayamadıkları bir yakınlık vardı. Sanki bu his, tanıştıkları günden çok daha eskiydi. Seraphine’nin gülümsemesi hüzünle soldu. “Ne yazık ki hikâyemiz mutlu bitmedi.” Salonun ışıkları hafifçe titreşti. “Gölgelerin hüküm sürdüğü çağda…” “Karanlık Tanrıçası, bizim sahip olduğumuz en değerli şeyi hedef aldı.” “Işığımızı.” “Umutlarımızı.” “Birlikte kurduğumuz geleceği.” Veronica’nın boğazı düğümlendi. “Son savaşta…” Seraphine gözlerini kapattı. “Arnold beni korumak için son nefesine kadar savaştı.” “Ben de onu kurtarmaya çalıştım.” “Ama kader ikimize de merhamet göstermedi.” “Ruhlarımız parçalanmadı.” “Fakat aynı yaşamda yeniden kavuşmamız da mümkün olmadı.” “Bu yüzden…” “…yeniden doğmak zorunda kaldık.” Yavaşça Veronica’ya baktı. “Sen benim bıraktığım yerden yürüyorsun.” Ardından Andrew’a döndü. “Ve sen…” “…yüzyıllar geçse de onu bulmaktan hiç vazgeçmedin.” Andrew’un kalbi hızla çarpmaya başladı. Sebebini bilmediği bir özlem, göğsünü sıkıştırıyordu. Sanki karşısındaki kadının anlattıkları yalnızca bir efsane değil… Unuttuğ…

Bölümün tamamını WritePad'de oku