KIRIK KALPLER KONÇERTOSU

3. Bölüm: Sahneler ve Perdeler

Yazar:

KIRIK KALPLER KONÇERTOSU - melsa kitap kapağı
KIRIK KALPLER KONÇERTOSU kitap kapağı

“Bir adam vardı, kalbimi ısıtırdı Gözlerinden aşkı akıtırdı” “Loya, hazır mısın canım?” Jale Hanım’la gözlerimiz aynada kesişti. Her zamanki gibi topladığı ense topuzu ve beyaz takım elbisesi eşliğinde yaptığı hafif makyajıyla güzel görünüyordu. İç çekip başımı salladım. “Hazırım.” Saçlarıma fön çekilmişti. Gözlerime siyah ağırlıklı buğulu bir makyaj yapılmış, gözlerim açığa çıkarılmıştı. Hafif bir parlatıcı sürülmüştü dudaklarıma. Hafif bir allık da yanaklarıma serpilmişti. Siyah, askılı bir mini elbise giyiyordum. Elbise ikinci bir deri gibi bedenimi sarmış olsa da dizlerimin üzerine kadar uzanıyordu. Rahatsız edecek bir miniliği yoktu. Asil görünüyordum. “O zaman yavaştan sahne arkasına geçelim. Birazdan program başlayacak.” Ellerini omuzlarıma koyup güven vermek istercesine sıktı. Hafifçe tebessüm ederek sandalyeden kalktım. Kulisten dışarı çıkarken Jale Hanım’ın sesini işittim yeniden. “Gitarın sahne arkasına alındı. Şarkının bir kısmını söylemen için getirttim.” Başımı salladım yeniden. Söylemek istemiyordum aslında. Akyel orada olacaktı ve kendimi rahat hissetmeyecektim. Çünkü yazdığım her şarkı onaydı. Ve herkes bunu rahatlıkla anlayacaktı. Jale Hanım büyük ihtimalle bunu tahmin ediyor ve iyi bir PR malzemesi olarak görüyordu. Oysa benim için bu sadece “PR malzemesi” değildi. Onlar benim duygularımın notalara yansımasıydı. Bir reklam malzemesi kadar basite indirgenmemeliydi. “Son beş!” diye bağırdı sahne amiri. Herkes alelacele yerlerine geçerken ben de kendi yerimi aldım. Derin bir nefes almamla birlikte ciğerlerime parfüm kokusunun dolması bir oldu. Kalbim tekledi. Bu konu tanıdıktı. Ardından adım sesleri geldi. Sert adımları yanıma kadar ilerledi. Aramızdaki mesafeye rağmen tenimde hissettim sıcaklığını. “Hazır mısın?” Kalın sesi kulaklarımı doldurduğunda şaşkınlıkla karışık kalbimin derinlerinde hâlâ canlı olan heyecanımla birlikte “Her zaman.” dedim umursamaz durmaya çalışırken. Başımı hafifçe soluma doğru çevirdim. Pürüzsüz teni bakış açıma girerken bakışlarım dudaklarına kaydı. Bir tebessüm asılıydı. “Umursamaz rolü yapmayı beceremiyorsun.” Alaylı konuşması üzerine dudaklarım aynı alaycılıkla kıvrıldı. “Senden iyi olduğum kesin.” Kaşları hafif çatılı bir şekilde bana döndüğünde ona daha fazla odaklanmadan önüme döndüm. Tahsin Bağcı’nın sesi geliyordu. Birazdan bizi anons edecekti. “Bilirsiniz gençlere her zaman bir fırsat vermeye çalışıyorum. Bu gece de birbirinden yetenekli iki sanatçıyı sizlerle tanıştırmak isterim. Girdiği andan beri piyasayı dinlenmeleriyle altüst eden Loya Saklıhan ve eşsiz bir müzik yeteneğine sahip çok sevdiğim arkadaşım Salih Kıran’ın oğlu, müzik dehası Akyel Kıran!” İsimlerimiz anons edildiği sırada Akyel eliyle önünü gösterip bana müsaade ettiğinde bir şey demeden önden ilerledim. O da arkamdan beni takip ediyordu. Sahneye adımımı ilk attığımda kocaman gülümseyip karşımdaki orta yaşlarında olan, kır saçlı, kır sakallı, siyah takım elbisesiyle ve yüzündeki gülümsemesiyle flaşlar altında parlayan Tahsin Bey’e doğru ilerledim. Uzattığı elini sıkıp koltuğa doğru ilerledim. Akyel de Tahsin Bey’le sarılıp yanıma doğru adımladı. Sarıldıkları sırada Akyel’i biraz süzmüş olabilirdim. Kumaş bir pantolon giymişti. Üzerinde kısa kolu, kalıbı vücuduna tam oturan siyah bir tişört vardı. Gümüş tokalı kemeri, boynundan sallanan gümüş zinciri, parmaklarına taktığı gümüş yüzükleri ve dağınık bıraktığı saçlarıyla yine nefes kesici görünüyordu. “Hoş geldiniz çocuklar!” dedi Tahsin Bey kendi masasının arkasına doğru geçtiği esnada. Yüzündeki gülümsemesini bir saniye olsun söndürmeden sandalyesine doğru oturup bakışlarını üzerimizde gezdirdi. “Akyel ile zaten tanışıyoruz ama seninle ilk defa yollarımız kesişti Loya. Doğrusu çok memnun oldum seni tanıdığıma.” Memnuniyetle gülümseyip parlatıcıyla bezeli dudaklarımı araladım. “Ben de çok memnun oldum Tahsin Bey. Davetiniz için çok teşekkür ederim.” Yakama takılan mikrofondan ötürü sesim stüdyonun her yerinde yankılandı. Tahsin Bey memnuniyetle bana gülümseyip…

Bölümün tamamını WritePad'de oku