GİRİŞ - BİR AN, HER ŞEY
Yazar: hanwjins

“Tebze! Seni çok özledim!” Efe Can’ın yarım yamalak konuşması Afra’yi kahkahaya boğdu. Görüntülü konuştuğu yeğenine el salladı. “Ben de seni çok özledim, bitanem.” Efe Can heyecanla oynadığı oyunları anlatırken Afra, onun her kelimesini dikkatle dinliyordu. Telefon bir anda Aslı’ya geçti. “Gün içinde zaten çocuklarla uğraşıyorsun,” dedi Aslı, gülerek. “Boş ver şimdi Efe Can’ı, biraz da biz konuşalım.” Afra, Ankara’da yaşayan ablasıyla sohbet etmeyi çok seviyordu. Sadece tatillerde yüz yüze görebildikleri için bu kısa konuşmalar bile kıymetliydi. Telefonu kapattıktan sonra günlük ev işlerine döndü. Fakat dışarıdan gelen büyük bir gürültüyle irkildi. Kalbi hızla çarparken üzerine bir hırka geçirip sokağa fırladı. Kapının önünde paramparça olmuş bir motosiklet… Ve birkaç metre ötede yüzüstü yatan, hareketsiz bir adam. Afra’nin kalbine korku saplandı. Adımlarını hızlandırdı, adamı güçlükle sırtüstü çevirdi. Adamın siyah gözleri yarı kapalıydı, bilinci gidip geliyordu. Kask kırılmıştı. Afra titreyen elleriyle kaskı çıkardı. Telefonuna ulaşmak istedi ama evde bırakmıştı. Adamın cebini karıştırdı, kırık ekranlı bir telefon buldu. Şansa bak ki çalışıyordu. “Şimdi ambulansı arayacağım, merak etme,” dedi panikle. “Lütfen uyanık kal.” Adamın eli gevşekçe Afra’nin bileğine kapandı. Hırıltılı sesiyle mırıldandı: “Ambulans… olmaz.” Afra’nin gözleri büyüdü. Yaralı bir adam, neden ambulans istemezdi ki? Telefonun kilidini adamın parmak iziyle açtı. Son aramalara baktığında, “Kardeşim” diye kayıtlı bir numara gördü. Umutsuzca aradı. Telefonu açan başka bir adamdı. “Merhaba!” dedi Defne, sesi titreyerek. “Kardeşiniz motosiklet kazası yaptı! Ambulans istemiyor ama durumu kötü, lütfen hemen gelin!” Adam küfretti, “Siktir…” diyerek telefonun konumunu takip etmeye başladı. Afra, adamı uyanık tutmak için konuşmaya çalışıyordu. Ama adam sadece Afra’nin ela gözlerine kilitlenmişti. Kısa süre sonra bir araba göründü. İçinden çıkan adam koşarak geldi, yaralı adamı omuzlayıp arabaya bindirdi. Afra’ye kısacık bir teşekkür bakışı attıktan sonra hızla uzaklaştı. Afra, şok içinde kalakaldı. Sanki hayatının akışı biraz önce değişmişti.