8. Bölüm
Yazar: Sueno_

Sabah alarmının sesiyle gözlerini araladı Tuna. Gece boyunca neredeyse hiç uyuyamamıştı. Tavana bakarak geçirdiği saatler gözlerinin altına koyu halkalar bırakmıştı. Yatağından doğruldu. Aklında tek bir düşünce vardı. "Babam ve ikizim gerçekten öldü mü?" Hayır... İçindeki ses buna inanmıyordu. Annesi o cümleyi söylerken gözlerini kaçırmıştı. Üstelik yıllardır babası ve ikiz kardeşi ne zaman konuşulsa öfkeleniyor, konuyu hemen kapatıyordu. "Bana yalan söyledi..." diye geçirdi içinden. Odasından çıktığında ev sessizdi. Mutfaktan ne çatal sesi ne de çay kokusu geliyordu. Aylin çoktan işe gitmişti ya da odasından çıkmamıştı. Tuna bu duruma alışkındı. Buzdolabını açtı. Kendine bir bardak süt doldurup masaya oturdu. Ama boğazından tek lokma geçmiyordu. Masanın üzerinde duran telefonuna baktı. "Gerçeği öğrenmenin bir yolu olmalı..." Tuna masadan kalkıp yeniden odasına geçti. Yerinde duramıyordu. Aklındaki sorular gittikçe ağırlaşıyordu. "Bir yerde bir şey olmalı..." diye mırıldandı. Annesinin odasına gidip etrafı aramaya başladı. Dolabın kapağını açtı. Eski kıyafetlerin, kutuların ve kullanılmayan eşyaların arasında küçük, tozlanmış bir karton kutu gözüne ilişti. Kutuyu dikkatlice aşağı indirdi. İçinde eski fotoğraflar, birkaç hastane belgesi ve sararmış zarflar vardı. Tuna tek tek incelemeye başladı. Tam vazgeçmek üzereyken katlanmış bir fotoğraf eline geçti. Fotoğrafı açar açmaz nefesi kesildi. Fotoğrafta genç bir adam vardı. Kucağında iki bebek tutuyordu. Bebeklerin ikisi de aynı kıyafetleri giymişti. Fotoğrafın arkasında solmuş mürekkeple tek bir cümle yazıyordu: "Oğullarım, ilk doğum gününüz kutlu olsun babanız Kadir." Tuna'nın elleri titremeye başladı. Fotoğrafı sıkıca avucunun içine aldı. Kutunun içinden birkaç belge vardı. Tuna belgeyi alıp incelemeye başladı . Belgenin üst kısmında şunlar yazıyordu: "... Kadir Ege ile Aylin Ege`nin boşanma dosyası..." Tuna'nın kalbi hızla çarpmaya başladı. "Kadir..." diye fısıldadı. Demek babasının adı Kadir'di. Belgeyi heyecanla okumaya devam etti. Sayfaların çoğu eksikti. Bazı yerler yırtılmış bazı satırlar okunamayacak hâle gelmişti. Tam çocukların velayetiyle ilgili kısmı okuyacakken sayfanın devamının koparıldığını fark etti. Öfkeyle nefes verdi. "Yırtılmış..." diye fısıldadı kendi kendine. Belgeyi iki eliyle sıkıca tuttu. Çocukların velayetiyle ilgili bölüm bilinçli olarak koparılmış gibiydi. Sanki biri, gerçeği ondan yıllarca saklamak istemişti. Gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı. "Bunu annem yaptı..." diye geçirdi içinden. "Benden bir şey saklıyor." Öfkeyle belgeyi masanın üzerine bıraktı. İçinde büyüyen merak artık dayanılmaz bir hâl almıştı. Babasının adını öğrenmişti. Bu, yıllardır karanlıkta kalan hayatına düşen ilk ışıktı. "Kadir Ege..." diye ismi tekrar etti. "Neredesin?" O an cebindeki telefonu aldı. İnternetten ismi aramayı düşündü. Belki bir iz bulabilirdi. Belki bir fotoğraf... Belki bir adres... Parmakları ekranın üzerinde durdu. Tam arama yapacakken dış kapının açılma sesi duyuldu. Tuna irkilerek elindeki dosyayı hızla kapattı. Adımlar giderek yaklaşıyordu. Aylin beklediğinden erken eve gelmişti. Tam o sırada dış kapının kilidi döndü. Tuna irkilerek elindeki dosyayı hızla kapattı. Kalbi göğsüne sığmayacak kadar hızlı atıyordu. Koridordan ayak sesleri duyuldu. "Tuna?" Aylin Hanım poşetleri mutfak tezgâhına bıraktıktan sonra odalara doğru yürüdü. Tuna'yı odasında görünce kaşları çatıldı. "Senin okulda olman gerekmiyor muydu?" Tuna annesine baktı. Bu kez gözlerini kaçırmadı. "Gitmedim." "Neden gitmedin?" "Cevabını bildiğim soruları sorma." Aylin'in yüzü gerildi. Tam o sırada gözü yatağın üzerindeki açık kutuya ve Tuna'nın elindeki sararmış dosyaya ilişti. Yüzündeki ifade bir anda değişti. "Sen... O dosyayı nereden buldun?" Tuna dosyayı biraz daha sıkı tuttu. "Demek babamın adı Kadir'miş." Aylin'in nefesi kesildi. Hızlı adımlarla Tuna'nın yanına geldi. "Ver onu bana." "Hayır." "Dedim ki ver!" Aylin dosyayı çekmeye çalıştı. Tuna ise geri çekildi. "Yıllardır bana yalan söy…