5.Bölüm
Yazar: Sueno_

Pazartesi Sabahı Tuna, alarm çalmadan uyandı. Uzun süre tavana baktı. Bugün her şey farklı olacaktı. İlk kez bilmediği bir okulun kapısından içeri girecek, daha önce hiç tanımadığı insanların arasında olacaktı. Sessizce hazırlanıp odasından çıktı. Annesi mutfakta kahvesini içiyordu. "Hazır mısın?" diye sordu. Tuna başını salladı. "Sanırım." Kısa bir kahvaltının ardından evden çıktılar. Annesi dışarıda takılmaya Tuna ise yeni okulunun yollarını tuttu. Okulun büyük demir kapısı Tuna'nın önünde yükseliyordu. Bahçede öğrenciler kendi arkadaş gruplarıyla sohbet ediyor, kahkahalar atıyordu. Bir anda ne tarafa gideceğini, ne yapacağını şaşırdı. Neyse ki kısa bir süre sonra karşısına bir öğretmen geldi. "Hoş geldin, sen yeni gelen projenin öğrencilerinden birisin değil mi?`` "Evet." "Gel bakalım, önce müdür beyle tanışalım sonra da sınıfınla." Kısa süren tanışmanın ardından sonra Tuna'nın sınıfına doğru yürüdüler. Koridor ona hiç bitmeyecek kadar uzun geliyordu. Her adımda kalbinin biraz daha hızlı attığını hissediyordu. Sınıfın kapısına geldiklerinde öğretmeni gülümseyerek onları karşıladı. "Hoş geldin`` Öğretmen sınıfa döndü. "Çocuklar, bugün aramıza yeni bir arkadaş katıldı." Sınıfta bir anda sessizlik oldu. Onlarca göz Tuna'ya çevrildi. Tuna'nın boğazı düğümlendi. "Kendini tanıtmak ister misin?" diye sordu öğretmeni. Tuna derin bir nefes aldı. "Ben... Tuna." Söyleyebildiği tek şey buydu. Öğretmeni anlayışla gülümsedi. "Hoş geldin Tuna. Zamanla birbirinizi daha yakından tanıyacaksınız. Sınıfın arka tarafındaki boş sırayı gösterdi. "Şimdilik oraya geçebilirsin." Tuna sessizce yerine oturdu. Çantasını sırasının yanına bıraktı. Sınıfı dikkatlice incelerken birkaç sıra önünde oturan bir çocukla göz göze geldi. Çocuk kısa bir an ona baktı, sonra hafifçe gülümsedi Tuna da fark edilmesi zor, çekingen bir gülümsemeyle karşılık verdi. O an ikisi de bunun, kurulacak uzun bir dostluğun ilk adımı olduğundan habersizdi. İlk teneffüs zili çaldığında sınıf bir anda boşaldı. Tuna birkaç saniye yerinde oturdu. Herkes arkadaşlarıyla konuşarak dışarı çıkarken o, çantasından cüzdanını alıp sessizce kantine yöneldi. Kantin oldukça kalabalıktı. Sıraya girdi. Önündeki öğrencileri izlerken hangi yiyeceği alacağına bile karar veremiyordu. Sıra kendisine geldi. "Bir su... Bir de poğaça alabilir miyim?" dedi çekinerek. Cüzdanını açarken bozuk paralar elinden kayıp yere saçıldı. Tam eğilecekken başka bir el paraları toplamaya başladı. "Sanırım bunlar senin." Tuna başını kaldırdı. Sabah sınıfta birkaç kez göz göze geldiği çocuk karşısında duruyordu. "Teşekkür ederim." "Önemli değil." Kısa bir sessizlik oldu. "Ben Atlas." "Ben de Tuna." Atlas hafifçe gülümsedi. "Okulumuza hoş geldin çok seveceksin eminim. Herhangi bir konuda yardım istersen sorabilirsin çekinme sınıftaki diğer çocuklara da sorabilirsin hepsi iyi çocuklardır bilgin olsun." Atlas`ın bu kadar uzun konuşmasını ve hemen sınıfın içine dahil edilmeyi beklemiyordu çok şaşırmıştı ama şaşırdığını belli etmemek için hafifçe gülümsedi. "Hoş buldum." İkisi de konuşmayı uzatmadı. Yan yana kantinden çıkarken aralarında garip ama huzurlu bir sessizlik vardı. Bazen en sağlam dostluklar, tek bir "Hoş geldin." ile başlardı. ...... Aradan bir hafta geçmişti. Tuna artık sınıfta tamamen yabancı değildi ama hâlâ çoğunlukla sessizdi. Dersler, teneffüsler, koridorlar… hepsi yavaş yavaş alışılmış bir düzene dönüşüyordu. O gün dersin ortasında öğretmen tahtaya yazdı. “Dönem projesi.” Sınıfta bir anda hareketlilik başladı. “İkili çalışacaksınız. Konuyu kendiniz belirleyeceksiniz, eşleri ben belirleyeceğim.” Tuna kalemini masaya bıraktı. Bir an sonra isimler okunmaya başlandı. ``Eylül- Sare`` ``Metin- Kutay`` ``Berra-Ömer`` “Atlas – Tuna.” Adını duyunca Tuna başını kaldırdı. Atlas o sırada pencere kenarında oturuyordu. İsmi duyunca sadece kısa bir bakış attı, ardından hafifçe başını salladı. Ne şaşkınlık vardı ne de itiraz. Dersin geri kalanında konu kapanmış gibi görünüyordu. --- Ders bittiğinde sınıf hızla boşalırken At…