KIRIK BAĞ

3. Bölüm

Yazar:

KIRIK  BAĞ - Sueno_ kitap kapağı
KIRIK BAĞ kitap kapağı

Kocaeli Anadolu Lisesi'nin bahçesi her zamanki gibi kalabalıktı. Öğrenciler sınıflarına yetişmeye çalışıyor, bahçenin bir köşesinde arkadaş grupları sohbet ediyordu. Atlas okul kapısından içeri girer girmez arkasından tanıdık bir ses yükseldi. "Abi! Beklesene." Arkasını döndüğünde Zahir'in koşarak kendisine yetişmeye çalıştığını gördü. Sırtındaki çanta neredeyse kendisinden büyüktü. Atlas gülümseyerek kardeşinin saçını karıştırdı. "Yavaş gel. Daha okulun ilk haftası, nefes nefese kaldın." "Sen çok hızlı yürüyorsun." "Alışırsın." Zahir heyecanla okulun bahçesine baktı. "Lise düşündüğümden büyükmüş." Atlas omzuna hafifçe vurdu. "İlk gün herkes öyle düşünür." "Ya sınıfımı bulamazsam?" "Bulamazsan beni ara." "Telefon derste kapalı olacak." Atlas gülerek başını salladı. "O zaman bir öğretmene sor. Ama merak etme, birkaç güne burası sana da ev gibi gelecek." Tam o sırada arkalarından bir ses duyuldu. "Ne kadar duygusal bir abi kardeş sohbeti." İkisi de dönüp baktı. Açelya elinde kahvesiyle yanlarına gelmişti. "Atlas, annem seni arıyordu. Eve gelirken markete uğramayı unutma dedi." Atlas iç çekti. "Tamam." Açelya, Zahir'e dönüp gülümsedi. "Sen de ilk gün heyecanını atlat artık." "Dalga geçme." "Güzel geçer." Okul zili çalmaya başladı. "Haydi." dedi Atlas. "Benim dersim üst katta." Zahir başını salladı. "Akşam görüşürüz abi, görüşürüz abla." "Görüşürüz." Atlas koridora doğru yürürken istemsizce durdu. Nedensiz bir his... Sebebini bilmiyordu. Ama hayat bazen en büyük değişiklikleri, en sıradan günlerde başlatırdı. Ve Atlas'ın bilmediği bir şey vardı. Aynı şehirde, aynı gökyüzünün altında, kendisiyle aynı yaşta bir genç daha vardı. Ve o genç Atlas` ın diğer yarısı, biricik ikizi... Henüz yolları kesişmemişti. Ama kader, onları birbirine adım adım yaklaştırıyordu .......... Sabahın ilk dersi başlamıştı. Öğretmen tahtaya soru yazarken sınıf sessizdi. "Bu soruyu kim çözmek ister?" Sınıfta kimsenin eli kalkmadı. Öğretmen arka sıraya döndü. "Tuna." Tuna ağır adımlarla tahtaya çıktı. Soruyu birkaç dakika içinde çözüp yerine geçti. "Her zamanki gibi doğru." dedi öğretmen gülümseyerek. Sınıfta birkaç kişi alkışladı. Tuna sadece başını salladı. Ne gülümsedi... Ne de alkışlara karşılık verdi. Tenefüs zili çaldığında herkes bahçeye çıktı. Tuna ise sınıfta kaldı. Kulaklığını takıp camdan dışarıyı izlemeye başladı. Bir süre sonra sınıfın kapısı açıldı. Yakın arkadaşı hatta tek arkadaşı Emir içeri girdi. "Yine tek başınasın." "Kalabalık sevmiyorum." Emir sıranın üzerine oturdu. "Aslında iyi birisin, zekisin, çalışkansın nadir de olsa eğlenmeyi seviyorsun." Tuna hafifçe gülümsedi. "Bunu sana kim söyledi?" "Ben söylüyorum." İkisi de kısa süre güldü. Emir, Tuna'nın konuşmadığı şeyleri biliyordu. Evini... Annesini... Yalnızlığını... Ama hiçbir zaman üzerine gitmezdi. Çünkü bazı yaraların anlatılmak için değil, anlaşılmak için beklediğini biliyordu. Okul çıkışında Tuna her zamanki gibi yürüyerek eve döndü. Apartmanın kapısını açtı. Ev sessizdi. Mutfak masasının üzerinde küçük bir not vardı. "Geç geleceğim. Dolapta yemek var. - Annen" Tuna notu katlayıp cebine koydu. Dolaptaki yemeği ısıttı. Tek başına yedi. Sonra odasına geçti. Masasının çekmecesini açtı. İçinde yıllardır sakladığı küçük, mavi bir oyuncak araba vardı. Beş yaşından kalma ve eski ailesinden kalan tek eşyası... Neden sakladığını bilmiyordu. Ama onu eline aldığında hep aynı his oluşuyordu. Sanki bu araba yalnızca ona ait değildi. Sanki... Birisiyle oynamıştı. Ama o kişinin yüzünü bir türlü hatırlayamıyordu. Odasının penceresinden gökyüzüne baktı. İçinde tarif edemediği bir eksiklik vardı. Eksik olan şeyin ne olduğunu bilmiyordu. Aslında eksik hissettiği ailesiydi ama dile getiremiyor ama bir gün öğreneceğini hissediyordu. Ve o gün, hayatı sonsuza kadar değişecekti. Pazartesi sabah okulun konferans salonu her zamankinden daha kalabalıktı. Öğrenciler sırayla oturmuş, yeni müdürün yapacağı konuşmayı bekliyordu. Müdür kürsüye çıktı. `` Sevgili öğrenciler...`` Salondaki uğultu yavaşça kesildi. ``…

Bölümün tamamını WritePad'de oku