KIRIK AYNA

Sunucu odasına sızma

Yazar:

KIRIK AYNA - Gürkan koparan kitap kapağı
KIRIK AYNA kitap kapağı

Cevat, sarnıcın merkezindeki büyük ayin alanında müritleriyle meşgulken, Şevki "merkezi ve güvenlik protokollerini öğrenmek" bahadesiyle ana sunucu odasına yöneldi. Tarikatın yüksek rütbeli müritleri, onun "Kutsal Çocuk" olduğunu bildikleri için Şevki'ye zorluk çıkarmadı. ​Şevki loş sunucu odasına girdi. Dev fanların uğultusu arasında, üzerinde karmaşık ışıkların yandığı ana bilgisayarı buldu. Cebindeki cihazı çıkardı ve Harun'un tarif ettiği gizli USB girişine yerleştirdi. ​Cihazın üzerindeki küçük mavi ışık yanıp sönmeye başladı. Bu, Harun’un malikaneden sunucuya sızdığı ve frekans kodlarını kopyalamaya başladığı anlamına geliyordu. Duvarlardaki hoparlörlerden birinden hafif bir cızırtı yükseldi. Harun, sarnıcın ses sistemindeki frekans açıklarını kullanarak Şevki’nin kulaklığına doğrudan sızmayı başarmıştı. ​Harun’un sesi çok derinden ve kesik kesik geliyordu: ​ "Şevki... Beni duyuyor musun? Veri akışı başladı. Beynindeki mührü çözecek frekans kodunun %40'ını kopyaladım. Ama sistem bloke oldu! Biometri kilidi devreye girdi. Haklıymışım... Sistemin ana şifresi kardeşinin DNA haritası. Sarnıcın kuzey koridorundaki kapalı bir bölmede yüksek yaşam sinyali (kriyojenik ünite) alıyorum. Kardeşinin naaşı orada tutuluyor olabilir. Oraya gitmeli ve DNA verisini sisteme girmelisin, yoksa veri akışı duracak ve deşifre olacağız!" Şevki’nin önünde sadece birkaç dakika vardı. Eğer veri akışı donarsa, sunucu odasındaki güvenlik alarmı çalacak ve Cevat hem Harun’un sızdığını hem de Şevki’nin ikili oynadığını anlayacaktı. ​Şevki sunucu odasından çıkıp Harun’un tarif ettiği kuzey koridoruna, yani sarnıcın en karanlık ve girilmez bölümüne doğru ilerledi. Paslı demir kapıyı zorlayarak açtığında, karşısına çıkan manzara tüylerini ürpertti. Odada, üzerinde antik tarikat sembolleri olan, cam kapaklı modern bir dondurucu kapsül (kriyojenik ünite) duruyordu. ​Şevki buğulu camın arkasına baktı. Karşısında, 22 yıldır hiç yaşlanmamış gibi duran, kendisine tıpatıp benzeyen ikiz kardeşinin cansız bedeni duruyordu. Cevat, kardeşini sadece bir anahtar olarak kullanmak için burada dondurmuştu. ​Şevki, kardeşinin elini kapsülün dışındaki panelin üzerine yerleştirmek ya da panelden DNA taramasını başlatmak üzereyken arkasında bir ayak sesi duydu. ​Cevat, elinde o eski köstekli saatle kapının eşiğinde belirdi. Tıkırtı sesi sarnıcın taş duvarlarında yankılandı. ​ "Kardeşini ziyaret etmek için güzel bir gün evlat," dedi Cevat, gözlerini Şevki’ye dikerek. "Ama arkandaki sunucu odasında bir şeylerin ters gittiğini, Harun’un sunucularıma sızmaya çalıştığını anlamayacak kadar yaşlanmadım. Şimdi bana dürüst ol Şevki... Harun ile kurduğun bu küçük oyunun sonunu gerçekten düşündün mü?"

Bölümün tamamını WritePad'de oku