KIRIK AYNA

Hanedanın Girişi

Yazar:

KIRIK AYNA - Gürkan koparan kitap kapağı
KIRIK AYNA kitap kapağı

Gece yarısını çoktan geçmişti. İstanbul’un en lüks, ormanlık arazilerinden birine gizlenmiş Soykan Malikanesi’nin iki sokak arkasında, Şevki’nin eski model arabası stop etti. Cevat arka koltukta, kucağında bilgisayarla malikanenin dijital güvenlik ağını hacklemekle meşguldü. Eski bir başkomiser için teknolojiyi bu kadar hızlı kavramış olması Şevki'yi ürkütüyordu. ​"Kameralar üç dakikalığına kör noktada," dedi Cevat, ekrandan başını kaldırmadan. "Arka bahçedeki kış bahçesinden sızacağız. Bodrum katındaki laboratuvara giden tek yol orası." ​Şevki pardösüsünü düzeltti, Smith Wesson'ını tekrar kontrol etti. "İçeride kimseyi öldürmek yok Cevat. Adaleti ben teslim edeceğim." ​"Adalet mi?" diye güldü Cevat karanlıkta. "İçeride göreceklerinden sonra adalet kelimesini bir daha ağzına almayacaksın." ​İki gölge, sisin ve devasa çam ağaçlarının koruması altında malikanenin bahçesinden içeri sızdı. Kış bahçesinin cam kapısı, Cevat’ın cebinden çıkardığı özel bir manyetik kartla pürüzsüzce açıldı. İçerisi tropikal bitkilerle doluydu ama havada yine o geniz yakan bitkisel tütsü kokusu vardı. Vefa’daki çöp kovasından, Zeytinburnu’ndaki fabrikadan sonra şimdi de bu milyarlık malikanenin içindeydi aynı koku. ​Ağır, kadife perdelerin arkasından geçerek bodrum katına inen mermer merdivenlere ulaştılar. Aşağıdan boğuk bir ritim, derinden gelen bir elektronik uğultu yükseliyordu. ​Merdivenlerin sonundaki devasa çelik kapı aralıktı. Şevki, silahının namlusunu öne uzatarak içeriye ilk adımı attı. İçerisi bir hastane ameliyathanesi ile neon ışıklı bir bilgisayar üssünün karışımı gibiydi. ​Odanın ortasında, cam bir fanusun içinde, Vefa'da ölü bulunan çocuğun tıpatıp aynısı olan o siyah gözlü çocuk, kablolara bağlı şekilde yatıyordu. Başında ise sırtı onlara dönük, beyaz gömlekli bir adam duruyordu: Harun Soykan . ​Soykan, arkasındaki ayak seslerini duymuş gibi hiç istifini bozmadan, soğukkanlı bir sesle konuştu: ​"Seni buraya kadar getiren şeyin ne olduğunu biliyorum Şevki. Ama yanındaki ölünün, 22 yıl önce kendi çocuklarını feda eden bir tarikat lideri olduğunu biliyor musun?" ​Şevki buz kesti. Silahını aniden Cevat’a doğru çevirdi. Cevat ise sadece gülümsüyordu.

Bölümün tamamını WritePad'de oku