KİRAN AĞACI MAHALLESİ - BENİ SEN İNANDIR

GİRİŞ BÖLÜMÜ

Yazar:

KİRAN AĞACI MAHALLESİ - BENİ SEN İNANDIR - zönalid✨️ kitap kapağı
KİRAN AĞACI MAHALLESİ - BENİ SEN İNANDIR kitap kapağı

✨ Öncelikle merhaba! Nasılsınız? Gününüz nasıl geçiyor? Umarım iyisinizdir ve gününüz de çok güzel geçiyordur 🤗 Şu an sizin karşınızda uzun zamandır kaleme dökmek istediğim bir kurguyla duruyorum. Evet, bu bir mahalle kurgusu. Birkaç ay öncesine kadar dikkatimi bile çekmeyen bir kurgu türüydü çünkü diğer kurgulara nazaran asıl bu tür kurgular bana imkansız geliyor. Tuhaf bir şekilde sjsjsjsj. Neyse. Ama artık buradayım ve bu kurguyu yazıyorum. Çünkü Adar ve Aylin bunun için beni çok zorladılar 🙂‍↕️ (Olay örgüsü gereği Adar'ın sözlenmesi gerekiyor ama daha fazlası olma-) Bu kadar yeter😁 . !!!BURAYI MUTLAKA OKUYUN!!! Şimdi size bu kurguyu kaleme alma sebeplerimden birini söyleyeceğim; kadın hastalıkları. Ülkemizde ve dünyada kadınlara özel hastalıklar gitgide artış gösteriyor ve çoğu bilgisizlik yüzünden erkenden fark edilmiyor bile. Böyle olanların çoğu da ölümle sonuçlanıyor. Göğüs kanseri, yumurtalık kanseri ya da rahim ağzı kanseri tüm kadınların başına gelebilecek (tabii burada ne kadar gen önemli olsada yaşam tarzıda önmeli) ama erken önlem ve teşhis yoluyla atlatılabilecek hastalıklar. Tamam, bazen vücudundan bir organın alınmak zorunda kalınıyor ama sonunda yaşıyorsun. Bu daha önemli. Yengem yaklaşık bir yıl önce göğüs kanseri atlattı ve göğüslerinden birini aldırmak zorunda kaldı. Şu an çok sağlıklı bir şekilde yaşamına devam ediyor. Kemoterapi sonrasında çıkan saçlarıda şans mıdır bilinmez daha sağlıklı. Yengemin hayata bakışı da değişti; daha pozitif ve mutlu. Bu hikayemizde bende bunu amaçlıyorum; ölümcül bir hastalığı atlatan bir kadının sağlıkla ve mutlulukla yaşamasını. Sizlere de tavsiyem; yıllık ve aylık kontrollerinizi aksatmayın. Olmanız gereken aşılar var zamanı geldiğinde o aşıları olun (üçüncü bölümde onlardan da bahsedeceğim). Her ay adetinizden bir hafta sonra -sürekli olarak- ellerinizle göğüs kontrolü yapın (birinci bölümde bundan da bahsettim). Sağlık her zaman önemlidir. Umarım hepinizde sağlıklısınızdır, öptüm 🥰😘 İlk bölümümüz yani giriş bölümü ilahi bakış açısıyla olacak. Birazcık kısa olabilir ama kısa ve öz 😁. Diğer bölümler Aylin'in ve arada sırada da Adar'ın ağzından olacak. Kızılcık ağacına ve meyvesine Tokat ve çevresinde kiren/kiran derler. Bende bir Tokatlı olduğum için kızılcık değil de kiran kullanmayı daha makul buldum. Kitap adı size bu yüzden biraz tuhaf gelirse diye açıklamasını da yapayım dedim. Daha fazla uzatmadan sizi giriş bölümümüzle baş başa bırakıyorum. Umarım severek ve beğenerek okuduğunuz bir bölüm olur. Aylin ve Adar'ı en az benim kadar sevin istiyorum 😁 Size iyi okumalar 😘 Unutmayın bu kurgu bir yaşamaya inanma kurgusudur. ✨️ Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın.✨️ KİRAN AĞACI MAHALLESİ "BENİ SEN İNANDIR" GİRİŞ BÖLÜMÜ İlahi Bakış Açısı 12.10.2012 - Cuma On üç yaşındaki Aylin hayatının toz pembe olduğunu düşünüyordu. Her istediğinin ikiletmeden yapıldığı, anne ve babasının sevgisini dibine kadar tadan, abisi ile çok iyi anlaşan, küçük erkek kardeşini çok seven biriydi. Yaşadıkları mahalleye tabiri caizse aşık olan, her köşe başını, her sokağını ve her ağacını seven bir genç kızdı. Özellikle her evin bahçesinde en az bir tane bulunan kızılcık -onun deyimiyle kiran- ağaçlarına hayrandı. Çok güzel bir meyve veren ağaç olmasının yanı sıra boylarının çok uzun olmamasını seviyordu. Çünkü vakti geldiğinde meyve veren ağacın dallarına bir iki tırmanışta çıkıyor ve inerkende hasarsız bir şekilde işin içinden çıkıyordu. Ayrıca mahalledeki neredeyse bütün komşularını seviyordu. En çokta karşı evde oturan Durumavi ailesini. Aylin yine bir Ekim ayında, okuldan çıkar çıkmaz eve heyecanla geldi. Aklından geçen tek şey kiran ağacının o hayran olduğu meyvesini dili yara olana kadar yemekti. Meyvenin tadı biraz ekşimsi birazda acıydı. Bu mayhoş tat bir süra sonra dilini yara yapıyordu ve her seferinde ağzının o hale gelmesi için sanki uğraş verircesine o kızıl meyveleri elleriyle üçer beşer toplar öyle ağzına atardı. Tek tek yerse hem ağzının boşa çalıştığına hem de meyvenin tadını…

Bölümün tamamını WritePad'de oku