KİMSİN SEN!

5

Yazar:

KİMSİN SEN! - balık 🐟 kitap kapağı
KİMSİN SEN! kitap kapağı

Neymiş can verecekmişim, neymiş değmezmiş. Sanki hayatta hiç derdim yokmuş gibi gelmiş beni bulmuştu pis sapık. Kızların yanından ayrıldıktan sonra okulun koridorlarında yürüyüp durmuştum, attığım her adımda izleniyor avlanmak üzere bekleyen bir ceylan gibi hissediyordum. Herkes, her şey şüpheli gelmeye başlamıştı bende belki iyi gelir diye lavaboya girdim ve elimi yüzümü yıkadım. "Toparla kızım kendini, kötü şeyler hep olur önemli olan üstesinden gelebilmektir" Ellerimi ıslattım ve enseme sürdüm, bunu annem öğretmişti. Gerginken rahatlatırmış, gerçi şuan tek başıma olduğum için aynada ki yansımam bile beni ürkütüyordu. Yeşil gözlerime baktım aynadan, o an aklıma gelen şeyle kalbim yerinden çıkacak gibi atmaya başladı. "Kurbanlar genelde birbirlerine benzerler" Siktir be.... Zaye haklıydı, bugün ölen çocuğun gözleri yeşildi.... Hayır, hayır Sidelya sakinleş bu sadece bir tesadüf. Dışarıdan duyduğum ayak sesleri ile ellerim titremeye başladı. Ya tesadüf değilse,böyle ölmek istemiyordum. Hızlıca kabinlerden birine girdim ve beklemeye başladım, nefesimi tutmaya çalışıyordum ama etraf o kadar sessizdi ki sadece dışarıda ki kişinin ayak sesleri ve kalp atışlarımın sesi duyuluyordu. Telefonumu kontrol ettim ama yoktu, hayır ya Alendiriaya vermiştim... Kapı açıldığında elimle ağzımı kapattım, lütfen o olmasın... Lütfen o olmasın. Uzun süre bir sessizlik olduğunda elimi ağzımdan çektim, gitmiş miydi? Eğilip baksa mıydım? dışarı çıksam o filmlerde ki aptallar gibi mi ölürdüm? Metal sesiyle bütün düşüncelerim durdu... Ne sesiydi bu? "Ah benim aptal İncim... Hayır, hayır bu kadar aptal olmamalısın. Söylesene İnci, daha az önce öldürülen bir çocuk görmene rağmen tek başına okulun içinde olmak ne kadar doğru? Ha, evet telefonun da yanında değil..." Cesaretimi topladım ve "benden ne istiyorsun?" diye sordum. "Sesin yakından daha güzelmiş İncim... İstediğim tek şey sensin Sidelya, yalnızca sen. Bu uğurda çok canlar yanabilir ama seni istemem için bundan daha iyi bir motivasyonum olmaz" "Sen nasıl bir ruh hastasısın be! Liseye giden bir kız çocuğuna kafayı takacak kadar mı delirdin?" titreyen sesime rağmen yüksek sesle sorduğum soru, pişmanlığım olmuştu şimdiden. "Küçük bir kız çocuğu olduğun doğru Sidelya ama masum değilsin! Yaptığın bencillikleri ben biliyorum ama korkma bu bizim sırrımız" Tam ağzımı açtım cevap verecektim ki, adım seslerinin uzaklaşmasıyla söylemek istediklerimi yuttum. Ölmemiştim...

Bölümün tamamını WritePad'de oku