KİMSİN SEN!

4

Yazar:

KİMSİN SEN! - balık 🐟 kitap kapağı
KİMSİN SEN! kitap kapağı

hani filmlerde derler ya, hayatım film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti benim de öyle olmuştu. Ölen belki ben değildim ama gencecik biri hayatını kaybetmişti, hem de gözlerimin önünde ayaklarımın dibinde ve yüzümde onun kanı.... "Sanırım peşimizde bir sapıktan fazlası var" "Kes sesini Zaye!" Yere dizlerimin üstüne çöktüm ve bir ruhun bedenini nasıl terk ettiğini ilk defa kendi gözlerimle şahit oldum. Yeşil gözlerini kocaman açmıştı, sanki beklemediği anda celladı onun canını almış gibi. "Ne yapıyorsun Sidelya... kalk hadi gidelim" Kafamı kaldırdım ve çatıya baktım, oradaydı.... Bu her kimse, şaka yapmış gibi bir hali yoktu. Telefonuma gelen bildirim sesiyle hepimizin kafası bankta ki telefonuma kaydı. Hızlıca elime aldım ve yazılanları okumaya başladım. -Bana nasıl bir isim takacaksınız minik kuklalarım? Zaye bu konuda bir fikrin eminim ki vardı "Sen önce yakalanıp yakalanmayacağını düşün pis katil!" diye bağırdım. Zaye eliyle ağzımı kapattı, "sessiz olsana kızım bir sürü kişi var burada herkes bize bakıyor" "Zaye doğru söylüyor Sideyla... Kalk da sessiz sakin bir yere gidelim" "Ciddi misiniz siz ya? önümüzde bir ceset var, yüzümde de yerde yatanın kanı ama siz sakin bir yere gidelim de bu pis katil bizi öldürsün mü istiyorsunuz?" "Kızlar siz iyi misiniz?" Bize doğru gelen müdür yardımcısı Bay Vork'ün sesiyle kafamızı ona çevirdik, bir sen eksiktin tam oldu... "Evet Bay Vork, ne kadar olabilirse o kadar iyiyiz" Ayağa kalktım ve "bu... Yani bu olan... İntihar mı?", hep derdim kendi kendime cevabını bildiğin soruları sorma diye. "Şu anlık bilmiyoruz, lütfen diğer arkadaşlarınızın yanına gidin" "Ne demek bilmiyoruz, ayrıca neden polisi aramadınız? O öldü Bay Vork, okulu terk edip gitmedi!" "Lütfen terbiyeni takın küçük hanım, biz de ilk defa böyle bir şey ile karşılaşıyoruz en az sizin kadar tecrübesiziz. Endişenizi anlıyorum, gördüğünüz şey de kolay değil lakin okul kuralları içinde olduğunuzu unutmayın" Alendiriayı kolundan tutup çekiştirmeye başladım, "ne yapmaya çalışıyorsun?" "Ne mi yapmaya çalışıyorum? Onların yapamadığını..." "Kızlar sakin olun! Emin olun gizemli, sapık bir katil peşimizdeyken ters düşmek istemezsiniz" "İlk defa haklı..." "Hey ben hep haklıyım, hepimiz ölürken Zaye haklıydı dersiniz ama.." "Tamam buraya gel... Sen hep haklısın" Alendirianın söyledikleriyle kahkaha atmaya başladım, başınıza ne gelirse gelsin beraber üstesinden gelebileceğiniz biri ya da birileri varsa her şey daha kolay oluyordu. -Uzun uzun bak arkalarından küçük İncim... Onları elinden aldığım zaman da sadece izleyebileceksin zaten... "Ne istiyorsun?" Hızlıca kızların yanına doğru yürümeye başladım, hangisi daha doğru bilmiyorum. Yanlarında olduğum sürece mı yoksa uzakta kaldığımda mı tehlikedelerdi anlayamıyorum. -Koş... Daha hızlı minik İncim yetişmek için gittiğin yolda uğruna değmeyecek şeyler için can verme "Zaye artık durun!" Bağırışımla tek duran sadece onlar değildi, sanki ben delirmişim gibi herkes birden bana bakmaya başlamıştı. "Ne oldu? Rengin atmış..." Alendiriaya telefonumu uzatıp okulun içine doğru yürümeye başladım. Kimse bu katil beni öldürse de kurtulsam, ne kadar zormuş hayatında en değer verdiğin insanları kaybetmekten korkmak.

Bölümün tamamını WritePad'de oku