KİMSESİZLER ŞEHRİ

7-BİTMEYEN GECE YARISI

Yazar:

KİMSESİZLER ŞEHRİ - Elif Aleyna Karakoyun kitap kapağı
KİMSESİZLER ŞEHRİ kitap kapağı

Keyifli okumalar, oy ve yorum yapmayı unutmayın çiçeklerimm Çözülüyorum sana, ah, o bakışına Yüreğime akışına Bi' şey var aramızda, gidiyo' hoşuma Hastayım kusurlarına Çözülüyorum sana / İkiye On Kala ( Bu şarkının anlamını ileriki bölümlerde daha net şekilde anlayacağız...) HAZAN DEMİRHAN Kafasını kaldırıp yeniden yüzüme bakarken, hareketlendi. "Sevmedim bunu." dedi, bana doğru bir adım attı. Yüzünde sıkıntılı bir ifade vardı. Kaşlarım sorarcasına havalandığında aramızda kalan son bir adımı da atarak cümlesini tamamladı. "Canının yanması. Sevmedim bunu Hazan Çiçeği." Sözleri kalbimde ılık bir meltem etkisi yaratırken, bu kez sessiz kalmadım. Sözlerinden cesaret alarak bende konuştum. "Bende sevmedim... "dedikten sonra burukça gülümsedim. "Seni kan tutuyor. Benim ise her yerimde kan izleri var." Yutkundu. "Hazan Çiçeği..." diye fısıldadı kısıkça. Gözleri acıyla kısılırken, bu kez lenslerine rağmen saklayamadı acısını. Hissettim o acıyı. Pars Köse'nin acısını hissetmiştim. Ne diyeceğini bilmez şekilde bakıyordu yüzüme. Benden böyle bir cümle duymayı beklemediği aşikardı. Bende beklemiyordum kendimden böyle bir cümle. İçten içe gerçekten sevmezken bu durumu dile getirmeyi bende beklemiyordum. Bakışlarım yüzende gezinmeyi sürdürdü. Ne diyeceğini bilmez şekilde bana bakmaya devam eden siyaha çaldığı gözlerine eşlik eden suskunluğu cesaret verdi bana. Kurumuş dudaklarımı ıslattım. "Pars." dedim. Tıpkı onun gibi yumuşak bir üslupla. "Merak ediyorum. Senin hikayeni." Sonunda söylemiştim. Merak ediyordum. Onu kimsesizleri koruyacak bir şehir kurmaya itecek ne yaşadığını merak ediyordum. Gözleri bu denli güzelken, neden lens takıp onları gizlediğini merak ediyordum. Bakışlarını benden kaçırdı. Sıkıntılı bir nefes verdi. Merakım hoşuna gitmemiş gibi bir hali vardı. "Merak etmene değecek bir hikayem yok Hazan." dediğinde, ses tonunda ilk kez ifadesizliği hissetmiştim. Donuk çıkan ses tonu beni anlık afallatmıştı. Dudaklarımı araladığım esnada araya girip konuşamama engel oldu. "Dinlenmen gerek. Sana odana kadar eşlik edeyim." eliyle merdivenleri işaret edip geçmem için yol verdi. Konuşmak istemediğini açıkça belirtiğinde üzerine gitmek istemedim. Çünkü bu onun özeliydi. Bunu bana anlatmayacak kadar yakın görmüyor olabilirdi beni ya da anlatamayacak kadar ağır bir hikayesi vardı. Saygı duymalıydım. "Peki." diye mırıldandım sessizce. Birlikte merdivenlere doğru yürümeye başladığımızda, yanımda duran bedeninden yayılan gerginlik ikimizin arasına sıçramış gibi sessizleşmiştik. Sessizliğimiz merdivenleri bitirip binaya girinceye kadar devam etti. Koridorda ilerlerken, saat geç olduğundan kaynaklı etrafta pek fazla kişi yoktu. Büyük ışıklar sönmüş duvardaki gaz lambası görünümlü ışıklar yanıyordu. "Nova..." diye konuştuğunda bakışlarım ona kaydı. "Sana zarar vermek istemedi. O kimseye bile isteye zarar vermez. " Odanın kapısının önüne geldiğimizde, yardımcı olup kapımı açmıştı. Geçmem için kapının girişinde durup ona döndüm. Nova yerine bana açıklama yapıyordu. Nova'nın bilinçli yapmadığının elbette farkındaydım. Kendini kaybetmiş gibi davranıyordu. Yine de o anları düşününce ürperdim. Kollarımı kendimi savunma iç güdüsüyle bedenime doladım. Bilinçsizce yapmış olsa da neredeyse beni öldürecekti. "Biliyorum." diye mırıldandım. "Kendi gibi değildi zaten." "Atak geçiriyordu. " derken, bakışları bedenime doladığım kollarıma kaydı. "İçeriye geçelim üşüme daha fazla . Üzerini değiştirmen gerek, yüzündeki..." duraksadı. Bakışlarını yüzümden çekti. "Şeyleri de temizleriz." diye geveledi ağzının içinden. "Yüzüm mü?" derken elim yüzüme gitti. "Ne var ki yüzümde?" yüzümü ovaladım. Elimi çekip baktığımda hafif bir kırmızılık vardı elimde. Kırmızılığın nerden geldiğini sorgulayacakken kafama dank eden şeyle durdum. Nova'nın bıçağı saplamasını engellerken elimden damlayan kan damlaları yüzüme düşmüş olmalıydı. Bakışlarım Pars'a kaydı. Kandan nefret ettiği halde, kaç dakikadır kanlı yüzüme bakmak zorunda kalmıştı? Dudaklarımı birbirine bastırdım. Başımı haf…

Bölümün tamamını WritePad'de oku