KİMSESİZLER ŞEHRİ

KİMSESİZLER'DEN

Yazar:

KİMSESİZLER ŞEHRİ - Elif Aleyna Karakoyun kitap kapağı
KİMSESİZLER ŞEHRİ kitap kapağı

Ara ara kimsesizlerin ağzından bölümler olacak. Çok uzun tutmayacağım bölümleri. Onların sahnelerini kitabın arasındaki siyah sayfalar olarak düşünebilirsiniz. ❀ Keyifli okumalar dilerim. Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın çiçeklerimmm❀ NOVA Nova. Parlaklığı ansızın artarak başka bir yıldızmış gibi görünen yıldız demekti. Yarım kalmış bir kadına, yeniden yaşama tutunsun diye verilen bir isim... İnsan hiç kendi hikayesini yazan kaleme darılır mıydı? Ben dargındım. Yarım bırakıldığım için, yeniden tamamlanamayacağım için, devam etmek zorunda bırakıldığım için... Dargındım beni yazan kaleme. Kaderimizin bile bir sınırı olmalıydı. Birine dayanmayacak kadar bir acı yüklemek, canilikten başka bir şey değildi. Elimi saçıma atıp, kısa siyah peruğu çekip çıkardım. Avucumun arasındaki peruğu parmaklarımı gevşeterek serbest bırakıp yere düşmesine izin verdim. Saçımdaki lastik tokayı açtığımda, turuncu saçlarım omuzlarıma döküldü. Bakışlarımı karşımdaki aynadan kaçırmamak için lavabonun kenarlarına sıkıca tutundum. Aynadaki içli içli ağlayan kıza baktım. Bir... İki... Üç... Dayanamadım. Bakışlarımı kaçırdım. Ben benim için yazılan kader yüzünden, aynalara küsmüştüm. Ben buydum işte. Aynadaki görüntüme bakamayacak kadar korkak. Bana emanet edilen saçlarıma sahip çıkacak kadar cesurdum. Saçlarım omuzlarıma bir yılan gibi sarılmış dururken, tenimi yakıyordu. Geçmişten bu denli kaçmak isterken, geçmişten bir parçayla hayatıma devam etmek zorunda kalmak. Benim cezamdı. Geçmişten bana geriye kalan tek şey turuncu saçlarımdı. Bir yandan ölesiye nefret ediyordum saçlarımdan. Bir yandan ise ölesiye seviyordum. Bazen dokunmak okşamak istiyordum ama tiksiniyordum. Tiksindiğim saçlara sahipti kızım. Bu bile beni bir azabın ortasında bırakmaya yetiyordu. Güneşim. O benim her şeyimdi. Benim yaşam sebebimdi. Zalim bir dünyanın kapalı dört duvarı arasında ölümü arzularken, içime düşen bir parçanın sonum olacağını sanmıştım. Yanıldım. Yeniden yaşama döndürüldüm. Güneş için... Kızım için. Sadece kızım için... Tiksindiğim saçlar bir onda kusursuz dururdu. Acılarım gülüşüyle uyuşurdu. Koca gözlerini bana dikip annecim dediğinde, yarım kalmış hayatım yeniden akardı. Buğulaşan görünüşümle birlikte gözümdeki gözlüğü çıkartıp lavabonun içine attım. Kafamı kaldırıp bir cesaretle aynaya baktım. Ağladığım için koyulaşmış yeşil harelerim tam karşımdaydı. Keskin bakışlarımla gözlerimi izlerken, sesli sesli ağlıyordum. Gözlerim bozuk falan değildi. Dışarı çıktığımızda kendimi saklamak için sığındığım bir kaç kılıftan biriydi sadece. Tıpkı siyah peruklarım gibi... Ağlamalarımı durduramazken, kendime nefretim büyüyordu. "Geri zekâlı!" diye haykırdım aynadaki suretime. "Geri zekâlı! Kaybettin yine kendini! Aptal!..." sesim sonlara doğru kısılırken, göz yaşlarım hiç durmadan akmaya devam ediyordu. "Yine kendini kaybettin kızını da korkutun aptal!" öfkem aynadaki yansımama çarpıp bana ulaşıyordu. Kendimi kaybetmiştim. Odaya ağlayarak girdiğimde, Güneş'in korku dolu sesini duymuştum.' Annecim neden yıldızlarını akıtıyorsun? " diye sormuştu bana Güneşim ama ben yaşadığım utançtan dolayı onun yüzüne bile bakamadan kendimi banyoya kapatmıştım. Kaybetmiştim kendimi. Her şey başa mı dönmüştü? Yeniden mi başlayacaktık tedaviye? Bu düşünce kanımın çekilmesine sebep oldu. Kızımdan uzak mı duracaktım. Kafamı sağa sola salladım." Hayır olmaz. Oraya bir daha dönmem. Kızımdan ayrılmam ben." Dönemezdim. Orası olmazdı. Olmazdı. Başımı eğdiğimde, bakışlarım kanlı ellerime kaydı. Hazan'ın kanı... Elimdeki kan lekelerinin sebebi olmak, ellerimin titremesine sebep oluyordu. Ağlayışlarım arasında çeşmeye doğru yaklaşıp suyu açtım. Ellerimi birbirine sertçe sürerek kandan arınmaya çalıştım. Akan göz yaşlarım görüntümü bulanıklaştırsa da, elimi çitileyerek yıkamaya devam ettim... Kaç dakika suyun altımda tutum parmaklarımı hatırlamıyorum. Öyle ki bulanık, görüntüm ve titreyen bacaklarımın beni daha fazla ayakta tutamayacağını fark edip suyu kapatırken olduğum yerde aşağı doğru süzülerek zem…

Bölümün tamamını WritePad'de oku