KİMSESİZLER ŞEHRİ

KİMSESİZLER ŞEHRİ

Yazar:

KİMSESİZLER ŞEHRİ - Elif Aleyna Karakoyun kitap kapağı
KİMSESİZLER ŞEHRİ kitap kapağı

Burası Kimsesizler Şehri, burada ki insanların hepsi bizden birileri. Onların kimsesizliğine hoş geldiniz. Ruhu Kimsesizliğe itilen herkese. ❀ Lütfen oy ve yorum yapmayı unutmayın, keyifli okumalar Bölüm Şarkısı: Aurielle- Hate Me / Emre aydın & Çağan şengül - Beni Anla ___ 05.05.2023 Gökyüzü boğuktu. Dakikalar sonra gerçekleştirecek olduğum felaketimin matem rüzgârı yayılmıştı sanki etrafa. Karşımdaki büyük devasa binaya bakıyordum. Birazdan sonuma doğru adımlayacaktım . Kafamı biraz daha kaldırıp devasa binanın yüksekliğine baktım. Çoğu kişinin bakarken bile korktuğu yüksek bina beni korkutmak yerine, yüzüme içten bir gülümseme peyda olmasına sebep olmuştu. Yaşama şansım %00,01 Ölme ihtimalim %99,99 Kazanma şansım olmayacağı bir kumardı bu. Minik ihtimaller bana hiç uğramazdı. Bu yüzden böyle bir yer seçmişti. Güzel bir vedam olacaktı. O adam hala her yerde, köşe bucak beni arıyordu. Yakalarsa, hiç düşünmeden öldürecekti. Bu yüzden o yapmadan, ben yapmaya gidiyordum. Kararımı vermiştim. Bugün yarım bıraktığım şeyi tamamlayacaktım. Bu kez acemice düğüm atmayacaktım bedenime. Direk düğümü koparacaktım. Birazdan son verecektim bu kaçış oyununa. Sobelenecektim. Artık tamamen pes etmiştim. Amansız çırpınışım buraya kadardı. Benim hayatım çoktan son bulmuştu. Zorlamanın anlamı yoktu. Çırpındıkça daha fazla dibe batıyordum. Derin bir nefes alıp, binaya girmek için hareketlendim. İlerlediğim esnada biri omzuma çarptı. Cılız bedenim bu hafif darbeye karşılık geriye doğru zedelese de düşmemişti. "Pardon." Dedi, erkeksi bir ses. Dönüp bakmadım. Başımı beli belirsiz sallarken, yürümeye devam ettim. Binanın kapısının önüne geldiğimde, ağır demir kapıyı geriye doğru ittim. Sonuma giden koridor gün yüzüne çıkmıştı. Binanın içine doğru adım attım. Bakışlarım karşımdaki gold rengi gösterişli asansörün dışına kaydı. Asansöre doğru yaklaşmaya başladım. Düğmesine bastığımda ikinci kattaki asansör inmeye başlamıştı. Birkaç saniye sonra asansör sıfırıncı kata ulaştı. Yansıma mı gösterdiği için donuk bakışlarımı kaçırdığım asansörün kapıları, mekanik bir sesle iki yana doğru açıldı. Büyük geniş beyaz ve Gold işlemeli asansör beni karşılamıştı. İçeriye doğru adım attım, bu esnada bakışlarım anlık suretime kaydı. Canlı görünüyordum, içime zıt olarak bir orman gibi renkli ve canlı görünüyordum. Bakışlarımı görüntümden çekip, yandaki düğmelere çevirdim. Kansızlıktan donmuş parmaklarımı kaldırıp, on üçüncü katın düğmesine bastım. Düğmenin etrafı kırmızı oldu. Kapı kapanmak için hareketlendi. Birkaç adım geriye çekilerek, sırtımı göz teması kurarken çekindiğim aynaya yasladım. Bitiyordu . Son saniyeler... Kapıların kapanmaya başladığını gösteren mekanik ses duyuldu. İki yana doğru açılan kapılar kapanmaya başladı. Kapı tamamen kapanacağı esnada, biri elini uzatıp kapanmasına engel olmuştu. İri kemikli bir el girdi görüş açıma. Bileklerine doğru kaydı bakışlarım, beyaz şeritli bir kol saati takıyordu. Kolunu aşağı yukarı hareket ettirip kapının kapanmasını engellemeye çalıştı. Başarmıştı da. Kapının kapanmasını engel olurken, kapı tekrar açılmaya başladı. Önce kömür karası bir çift çekik göz girdi görüş açıma. Bakışlarımız kesişirken, gözleri mavi gözlerimle çarpıştı. Delici bakışları gözlerimde gezinmeye başlamıştı. İki bedenin bakışları birbirine tutundu. Daha önce hiç karşılaşmamış iki insan... Bir Lahzanın kalan son saniyelerinde gözleri birbiriyle tanışmıştı. Bu iki yaralı ruhun ilk bakışmasıydı. Bakışları rahatsız hissettirecek kadar dikkatliydi. Siyah gözleri, çekik gözlerine oranla büyük görünüyordu. Kirpikleri gür ve kırımlıydı, siyah çekik gözlerini perdeleyen hafif kavisli duran çatık kaşları vardı. Kemikli bir yüzü vardı, kavisli burnu, kirli sakaları vardı. Muhtemelen bir hafta önce sakalarını kesmiş olmalıydı. Dolgun dudakları vardı, benim dudaklarımın aksine onunkiler canlı duruyordu. Yüzünün her bir parçası ayrı ayrı iyi görünse de bir araya geldiğinde sert bir görüntü ortaya seriyordu. Ortaya çıkan sert çehresi insanı ürkütüyordu. Boyu…

Bölümün tamamını WritePad'de oku