𝐈𝐈 ➻ CEHENNEMDE YEDİ DAKİKA
Yazar: TESNİM

Instagram ‡ tesnimysle ❦ Tik Tok ‡ khaoskalbiofficial ❦ Instagram ‡ khaoskalbiofficial ❦ KHAOS KALBİ ETİKETLERİ #tesnim #tesnimysle #khaoskalbi #beha #ilaydasavran ☠ † SESSİZ ÇALSIN † ♪ Sevdaliza - Human ♪ ☠ ☠ ⛓ ⚔ ♕ ‡ II ‡ ❝ CEHENNEMDE YEDİ DAKİKA ❞ ⛓ ⚔ ♕ “Küçük örümcek, birlikte kan akıtacağımız günleri sabırsızlıkla bekliyorum.” Zihnime dolan her bir kelime, alevlerle yok oluyordu ve o alevler o adamın canını almak istiyordu. O buradaydı; bir nefes kadar yakınımdaydı ve Ali kızı bunu fark etmemişti. O adamı bulmak umuduyla bakışlarımı hızla ormanda dolaştırdım; ama Metehan dışında hiç kimseyi görmediğimde dişlerimi sıktım. Gökyüzü yavaş yavaş derin uykusundan uyanıyor ve etrafa nahoş bir hava bırakıyordu. Üç saat sonra Savran ailesi uyanacaktı ve yokluğumu fark etmeleri uzun sürmeyecekti. Bu yüzden o adamın icabına sonradan bakacaktım. Kırmızı çizgiyi aşmış ve kibritimle yanmayı göze almıştı. Birilerinin nefesini kestiğimi biliyordu ve bu benim için bir tehlike değildi; asıl tehlikeyi o hissetmeliydi. Çünkü ben İlayda Savran'ım. Birkaç kuruşla bu işten paçamı sıyırabilirdim ama onun paçasını paramparça edecektim. Beyaz tüyü kağıdın arasına geri koydum ve kağıdı göğüs arama sıkıştırdım. Merdivenlerden indiğimi fark eden Metehan, hızla yanıma ilerledi. Önümde durduğunda, küçük bir baş işaretiyle arkamda kalan ahşap evi gösterdim; başıyla beni onayladı. İfadesiz bir sesle, "Barkın Bey'e haber verdim efendim, birazdan burada olur," dedi. Başımla onu onayladım ve bir saat önce yürüdüğüm yola doğru ilerledim. On dakikalık bir yürüyüşten sonra motosikletin yanına vardım. Sele üzerine bindiğimde etrafımı son kez kolaçan ettim. Yine hiç kimseyi görmediğimde anahtarı yuvasına soktum ve kontağı çalıştırdım. Tüm gücümle gaza yüklendim. Gidonu sıkıca kavrayan parmaklarım, içimdeki öfkeyi yansıtıyordu. Sıkıca kavradığım şeyin gidon değil de o adamın boynu olduğunu hayal ediyordum. Nefesini kendi ellerimle keseceğim o anı sabırsızlıkla bekliyordum. Sabah † 06:18 Ormanlık alana giriş yaptığımda, fazla ses yayılmaması için motosikletin hızını düşürdüm. Mâlikanenin biraz uzağında kontağı kapattım. Seleden indiğimde bacaklarımın hâlâ titrediğini fark ettim; bu durum kendi kendime homurdanmama neden oldu. Motosikletin arkasındaki top case'i açıp içinden telefonumu aldım. Sessiz ve temkinli adımlarla malikanenin duvarlarına doğru ilerledim. Bu sırada telefonumdan kameraların tekrar devre dışı bırakılmasını sağlıyordum; süreyi yine on dakikaya ayarladım. Saat 06.30'da korumaların vardiya değişimi olacaktı ve bu bana büyük bir fırsat sunuyordu. Bakışlarım telefonun sol üst köşesine kilitlendi: 06.20. Adrenalin başlıyordu. Telefonu göğüs arama sıkıştırdım ve birkaç adım geriye gittim. Derin bir nefes alarak tüm gücümü topladım; koşarak sağ ayağımı duvara bastırdım ve kenarlara sıkıca tutundum. Bedenimi diğer tarafa savurduğumda, yumuşak çimleri yüzümde hissettim. Ayaklandığım gibi hızla mâlikaneye doğru koştum. Yorgun bedenim bu tempoya fazla dayanamadığı için ciğerlerim nefes nefese kalmıştı ama bunu umursamadım. Çamaşır odasının dış penceresine vardığımda korumaların seslerini duydum. Son kez etrafıma baktım ve aralık bıraktığım pencereden içeri süzüldüm. Pencereyi kapattığım an rahat bir nefes verdim. Kuruyan damağım nefes almamı zorlaştırıyordu; bir an önce soğuk bir şeyler tüketmeliydim. Çamaşır odasından çıktığımda beni holün sessizliği karşıladı. Çalışanların gelmesine daha yarım saat vardı, bu yüzden holde rahatça ilerledim. Asansöre binip ikinci kat düğmesine bastım. Açılan kapıların ardından odama doğru ilerledim. İçeri adımımı atar atmaz ilk işim, üstümdeki günahlardan kurtulmak oldu. Aldığım uzun soluklu duşun ardından iç çamaşırlarımı ve siyah geceliğimi giydim. Cam cepheye ilerleyip parmağımı yanındaki düğmeye değdirdim; akıllı cam anında simsiyah kesildi ve sabah ışığının içeri süzülmesini engelledi. Az önce güneş ışığıyla aydınlanan oda artık karanlıktı. Yatağımın kırmızı loş ışığı etrafı belli belirsiz aydınlatıyordu. Yatağıma ile…