KOD: ÇİYAGER III.
Yazar: Tufan Korkmaz

Haktan uçağın yanında aracı durdurduğunda, Gökçe ve Karan da durdu. Ekip her biri aracından inerek uçağa yöneldiğinde, iki askeri personel onları karşıladı. ''Hoşgeldiniz efendim.'' Karan ve Gökçe baş selamı vererek uçağa doğru geçtiğinde ekip de içeriye adımladı. Oldukça büyük ve donanımlı bir uçaktı. ''Amirim bu neymiş ya böyle.'' dedi Haktan. Islık çalıyordu. Yaman uçağı analiz ediyor, Kardelen ışıklandırmaya bakıyor, Esra koltuğuna doğru adımlıyor Gökçe ise kemerini bağlıyordu. ''Odaklan.'' dedi Karan sadece. Bakışları sürekli dalıyordu. ''Bence sen de odaklan Karan.'' dedi Gökçe. Karan kaşlarını kaldırarak Gökçe'ye döndü. ''Nasıl?'' ''Odaklan diyorum. Dalıp gidiyorsun.'' ''Evet. Kusura bakma alanı düşünüyordum.'' ''Aklıma gelmişken...'' dedi Karan ve belinden çıkardığı silahı Gökçe'ye uzattı. Emniyeti açıktı ve şarjörü doluydu. Namluya sürülmüş mermi vardı. ''Teşekkürler.'' ''Önemi yok.'' Uçak kalkış için hazırlandığında, Yaman kolundaki saate baktı. ''Başkanım tam olarak bir saat on dakika içinde Antep'e varmış oluruz.'' Gökçe başıyla onayladı. Karan ise, kolundaki saati ters çevirerek bileğine doğru taktı. Gökçe yüzüğüyle oynuyordu. Ekipten herkes bir şeyle meşgulken, Hazar yeniden hemingway'in kitabını açtı. Yeşil kapaklı ve üzerinde 'Silahlara Veda' yazan bir kitaptı. Kaldığı yerden evam etmek için, kıvırdığı sayfayı düzelterek boğazını temizledi ve tamamiyle kitaba odaklandı. Karan ara sıra ona bakıyordu, odağı öylesine güçlüydü ki, bir saniyeliğine de olsa gözleri başka bir yere dönmüyordu. ''Amirim bizi Suriye'de ne kadar iyi karşılayacaklar?'' dedi Esra. ''Muhtemelen iyi karşılamayacaklar.'' Yaman'ın analist yanı devreye girdiğinde, Karan ve ekibin gözü ona döndü. ''Operasyon izni ile gidiyoruz amirim. Sorun yaratacaklarını sanmıyorum.'' dedi. ''Unutmayın, önceliğimiz Şiyar. O herifi bulmak için Suriye'nin altını üstüne getireceğiz.'' Yaman başıyla onayladı. Kaşları alışılmışın dışında çatık duruyordu. ''Merak etmeyin amirim. Fare deliğine de girse alacağız.'' dediğinde tüm ekip başıyla Yaman'ı onayladı. Karan geriye yaslandı. Uçağın Antep'e varmasına sayılı birkaç dakika kadar yol kalmış, herkesi düşünceli bir ruh hâli esir almıştı. ''Yerel halk'a karışın.'' Dedi Karan.