9. BÖLÜM
Yazar: Fatma Kilbas

9. BÖLÜM × 9. BÖLÜM “adama bak iddiaya girip üstüne birde borcu sana kilitlenmiş"“ Ne? Kilitlenmiş şekilde karşıma baka kaldım İnsan bu hayatta kaç kez şaşırırdı. Hayır, bu şaşırma değildi. Bu kaçıncı bıçaklanmaktı? Yakınım dediğin kişiden kaçıncı kez aynı yerden darbe yemekti? Aklım duyduklarımı idrak etmekte zorlandı. Ben yine aynı kişiler tarafından kaçıncı kez aynı yerden yara aldım. “adama bak iddiaya girip üstüne birde borcu sana kilitlemiş” beynimin içinde dönüp duruyordu. Bu cümle nefes almayı bırakmış, sadece zihnimde dönen cümlem vardı. Adama bak iddiaya girip üstüne birde oborcu sana kilitlemiş Şok olmuş şekilde karşımdaki arkadaşıma bakıyordum. Bunu kimin söylediğini merak etsem de dudaklarımı aralayıp konuşamadım. Donup kalmıştım. Bir insanı yıkmak için silah ya da bıçak darbesi değil tek bir söz bile yetermiş. “ne yapmış?” Sesim nasıl çıktı hiç bilmiyorum. Umrumda da değildi. Nil yüzüme korkuyla bakarken eliyle ağzına vurdu. “Züzü iyi misin?” İyi miyim? Değilim. Ben bu insanlar hakkında daha ne duyacaktım? Titreyen dudaklarımla titreyen sesimle sordum. “sen nereden biliyorsun?” sorumla nil sıkkın bir nefes aldı. Ellerini kollarıma koyup üzgün gözlerle gözlerime bakıp “dün eren Umay ile karşılaşmış. O söylemiş. Eren kadın diye suratına bir tane geçiremedim. De o Furkan itine bunu çok güzel yapacağım” dedi. Ayaklarım beni duyduklarımla taşımayınca yanımdaki sandalyeye çöktüm. Birde iddiaya girmişler. Nil korkuyla yanıma çöktü. “züzü iyi misin?” nasıl olayım? Bir oyunun içinde yaşamışım altı ay boyunca daha ne olsun. Bende inanmıştım. Sonra ne oldu bilmiyorum. İyi hoştu, ilgiliydi. Sonra bıçak gibi kesilen ilgiden sonra bende bir farklılık oldu. Ben birinin ilgisini sevmişim. Tamam benimde hatam vardı. Kabul ediyorum. Ama onların yaptıkları asla kabul edilir değil. Bunu yapan arkadaş, kardeş bildiğim kadından gelmesiydi. Bu beklemediğim yerden gelen en ağır darbeydi. Şimdi ise yeni bir bilgi daha öğreniyorum. İkisi benim üzerimden iddiaya girmişler. Bunu da en son ben öğreniyorum. Kim bilir arkamdan neler dediler. O anda kapı açıldı ve içeri mahallede oturan kadınlardan biri geldi. Nil benim halime bakıp “hoş geldin abla” dedi. Kadın ona gülümseyip “hoş buldum Nil” dedi. Nil gülümsemeye devam ederek “nasıl yardımcı olayım” diye sordu. Başımı yere eğip kafamda yankılanan sesleri susturmakla meşguldüm. Kadın “ben bir şey duydum.” Dedi nil de merakla “ne duydun abla hayırdır” “hayır mı şer mi bilmem ama bir dedikodu duydum” nil “abla çatlatma işte anlat da biz karar verelim “şimdi şu sizin arkadaşınız var ya neydi adı umur mu umay mı neyse o işte” nil “e ne olmuş ona” “kız siz arkadaşınızın yediği haltı bilmiyor musunuz” nil “ne olmuş” sesi soğuktu. “hamilemiş hemde kız züleyhanın nişanlısı olan adamdanmış” dedi. Gözlerim kapandı. Bayatlamış bir dedikodu insanın midesini bulandırıyordu. Nil “biliyoruz Nermin abla kız hamileymiş. Birde ne var biliyor musun başkası ile de ilişkisi varmış ama ne olmuş biliyor musun bu ikisi bir olup züleyhaya tuzak kurup duygularıyla oynamışlar” dedi. Haklıydı. Sesim çıkmadı. Konuşacak halim de yoktu. “ne yapmışlar kız doğru düzgün anlat şunu” kadının derdi neydi biz ne haldeydik. Allah başka dert vermesin. “abla bunun ikisi sevgiliymiş ve herkesten saklamışlar sonra da eğlence adı altında kızın arkasından iddiaya girmişler” kadın hayretle soludu. “vay ben bile bu kadarını düşünemem kız, nasıl yapmışlar? Kızın kime ne zararı varmış kendi halinde, işinde gücünde biri Züleyha” dedi. Öyleydi. kafam ağrıyordu. Şuan yiğiti getirmediğim çok iyi oldu. “dediğin gibi Nermin abla kimseye zararı yok. Bunu yapanlara da olmadı ben biliyorum. ama zihniyeti bozuk mu dersin yoksa hasta mı dersin ne dersen de kızın hiçbir suçu yok. Kimseye bir şey yapmasa da bela dönüp dolaşıp onu buluyor. Temiz kalpli olmak bazen bazı insanlarda alerji yapıyor. Onlara da bu olmuş” artık kafam kaldırmıyor. Oturduğum yerden ayağa kalktım. İkisinin bakışları bana dönerken onlara kısa bir bakış atıp tezgahın ardından çıkıp…