6. BÖLÜM
Yazar: Fatma Kilbas

6. BÖLÜM × 6. BÖLÜM 12. 11. 2025 Merhabalar. Bu bölüm biraz gecikti. Farkındayım ama bazı özel sebeplerden dolayı yazamadım. Daha fazla bekletme bekletmemek için sizi bölümle baş başa bırakıyorum. Gecikme için özür dilerim Keyifli okumalar Kulaklarım uğulduyordu. Beynim düşünme fonksiyonu yitirmişti. Sadece bana verilen komutları uyguluyor sorgulamaıyorum. Sorgulayamıyorum.beynim durmuş aklım benden kaçıp gitmişti. İdrak yollarıma molazlar dökülmüş öyle tıkanmıştı. Ben ne konuşabiliyorum ne de düşünebiliyorum. Daha kendi şaşkınlığını atlatamadım arkamda bir şeylerin yere düşüp de kırılma sesiyle o tarafa döndüm. Umay gözleri dolu dolu elinde tuttuğu barda ise yerde bilmem kaç parçaya bölünmüş. Dudakları titriyordu. Ben daha duyduklarımı sindiremeden yere düşecek olan arkadaşıma koştum. Karşımdaki kadını bırakıp yere düşen arkadaşıma koştum. Ne olduğunu daha idrak edememek. İdrak ettikçe de kalbimi sıkan bir elin varlığı ile boğazıma oturan koca bir yumru beni nefessiz bakıyordu. Bir elim oturduğum hastane sandalyesini sıkarken bir elim göğsümde sıkıca tutuyordum. Aynı anda bir adam iki kadının ihanetine uğradım. Biri neyse tanımıyorum ama diğeri. Diğeri.... en yakın arkadaşım dostum, canım dediğim sırdaşım olan kişi. O an kadının dediklerini değilde umayın dedikleri kulaklarımda yankılandı. Ben bir dost değil yılan beslemişim. Dost dediğin nedir? sevilen ve güvenilen yakın arkadaş, sıkı fıkı görüşülen kimse, gönüldeş. aralarında iyi ilişki bulunan, iyi geçinen. TDK böyle açıklamış. Burada ne yok. İhanet, arkadan vurma, yalan yok. Ne var tanımda? Güvenilen en yakın kimse var. Biz onunla çok iyi anlaşırdık. Her şeyimi bile ilk ona anlatırdım. Hep benimle sevinir mutlu olurdu. Şimdi ne oldu ne yaptım diye düşünüyorum. Bu ihaneti hak edecek ne yapmış olabilirim? Ancak asıl olan o değildi. Ben neden bu kadar güvendimdi. Ben herkesi kendim gibi sandım. Tamam, kabul son zamanlarda evet, Furkan ile ilgili şüphelerim vardı. Davranjşları değişmişti. Furkan ile Evlilik için acele ettiğimi biliyorum. Seviyor muyum? O zaman için evlilik için karşılıklı saygı yeter der geçerdim. Sonra bu saygı yok oldu. Bana ters ters davranmaları yoksaymaları aradığımda kızmaları derken açıkçası acaba hata mı yapıyorum? Sorusu zaman zaman beni yokluyordu. Ama kendime kız züleyha hemen heyheylenme bir dur düşün konuş diyorum. Sonra ise bir şeyler olup o konuşma olmuyor. Ancak kısaca çokta üstünde durmadım. konuşarak anlaşılacak bir konuyu büyütmek istemedim. Keşke isteseydim. Keşke büyütseydim. Şimdi bu halde olmazdım. Olmazdık. Bıçak yarası ağır olur derlerdi de inanmazdım. Görünmeyen bıçak yarası çok daha acıtıyormuş. Şimdi ne olacak ben en yakınlarıma bile güvenemeyecek miyim? Dostu dediğim sırtımdan vurdu nişanlım o daha beter. Şimdi ben bir erkeğe nasıl güvenip de kalbimi emanet edeceğim. Ben bir adama nasıl tekrar güveneceğim. Yapamam. Artık bu defter sonsuza kadar kapandı. Gözümden daha önce düşmeyen yaşlar Şimdi düşmeye başladı. Kendimi o kadar yok saydım ki şuana kadar ancak şimdi ağlayabildim. En kötüsü de ne biliyor musunuz bu iki kişi yakın arkadaşım ve nişanlım. Elimdeki yüzük beni boğarken çıkardım. Hastanenin havası beni boğarken nefes almam zorlaştı. Koşarak acil kapısından kendimi dışarı attım. Dışarı çıktığım gibi bir duvar dibi bulup kendimi bıraktım. Midemde bulunan yediğim bir kaç şeyi de orada o duvar dibinde çıkardım. İçim bulandı. Son bir kez daha öğdüm içeride midemde bir şey kalmayınca mide sıvım çıktı. Ağzımın içi acı bir tat aldı. Bu daha da midemi bulandırırken gözlerimi kapatıp geçmesini bekledim. Kendimden de midem bulanıyor. O iğrençliği nasıl mideleri kaldırdı. Yazın sıcağında ayazda kalmış gibi üşüdüm. Çıkaracak bir şey kalmayınca o alandan bir az uzaklaşıp duvarın dibine oturdum. Geçmişten kısa bir an Lisede ilk gün sınıfa geçmiş orta sıranın en ön sırasına oturmuştum. Aslında o lisede ilk günümdü. Biz dönem ortası başka bir liseye geçiş yapmıştık. Bende bilmediğimden birinin sırasına oturmuşum. Sınıfta olan kimseyi tanım…