12. Bölüm
Yazar: Fatma Kilbas

× 13. BÖLÜM Kapıdan içeri girip kapıyı kapadı. Ağır adımlarla yanımızda durup bir bana birde karşımdaki adamlara baktı. Sonra gözleri boş olan kafenin içinde dolaşıp bende durdu. Bir şey anlamamış olacak ki kaşlarını çatıp bana bakarak yüzünde meraklı bir ifade vardı. O gözlerine bakmak mideme yumruk yemişim gibi hissettiriyor. Bu normal mi? Sürekli karşıma çıkıp konuşma çabası, benim onu tanımadığım için trip atması "Bunlar kim aşçı hanım?" Sorusuna dudak büzdüm. Benim kafeyi kapatacağım zaman ikidir engel yiyorum. Ellerimi önümde birbirine bağlayıp omuz silktim. "Tanımıyorum" tek kaşı sorgular şekilde havalandı. Ellerini giydiği kumaş pantolunun cebine koydu. Beyaz gömleğinin kolları dirseğine kadar katlamıştı. Saçları her zamanki gibi alnına dökülmüştü. Sanki düne göre sakalını kısaltmış. Aşırı yakışıklı olmuş. Allahım bunladı yaratıyon bizdeki de kalp ya hani Ben ne diyorum ya tövbe tövbe iyice şirazem kaydı. Birde gece gördüğüm o rüya neydi "Ne istiyorlar?" Sorusuyla onu incelemeyi kestim. Birde adama yakalanıp rezil olmayalım. Başımı iki yana salladım. "Bir tane adam diye gezen yaratığın borcunu ben ödeyecekmişim" "Sebep" onu bende çözemedim. Adamlar gelmiş borç senin diyor. Ne adım yazıyor nede imzam var. Bu nasıl bir mantık ben kafamda oturtamadım. Omuz kaldırıp "O zamanlar nişanlı olduğumuz için birde" kuruyan dudaklarımı yaladım. "Birde?" Adamın biri ileri atılıp 'hayırdır kardeş sana ne" kaş göz yaptı. Hiç istifini bozmadan durmaya devam ederken tek kaşı tehditkar şekilde havaya kalktı. "ben aşçı hanıma sordum" az önce konuşan esmer yarma gibi olan adam ileri atılıp bir şey diyeceği zaman öndeki liderleri olduğunu düşündüğüm adam eliyle onu durdurdu. Bana başını eğip devam et der gibi bakınca adamlara ters bir bakış atıp "Birde beyefendi bana biçmiş" "Neyi?" Çatık kaslarını daha da çatmış bana bakıyordu. "Borcu ödeme işini benden tahsil edecekmiş" dedim. Onlardan korkarsam daha fazla üzerime gelirler. O yüzden dik durdum. Kimseden bir şey saklamayacağım. Ailene ne zaman demeyi düşünüyorsun "Ya?" Dedi karşıdaki adam "Öyle dedi" başımla da onayladım. "Sen kimsin ya da kızın adı mı yazıyor?" Sesi o kadar sertti ki Bu korkuyu tüm hücrelerimde hissettim. “Yo” “O zaman borcu kim aldıysa o ödesin” çok mantıklı ben bu adamı tutuyorum. “Ben bilmem ben bu kadından alacağım” dedi. “Ha bir de aylık olarak haraç istiyor” bana hızla döndü. Sinirden kısılan gözleri “Polise neden gitmedin?” “Gittim” kaşlarını çatıp “Ne dediler?” “Araştırıyorlar görüntüleri de verdim” bunun üzerine beni şaşırtan o ifadeyi kullandı “Ben ilgileneceğim” kimsin ki sen ilgileneceksin? Benden önce ayının sarışın adamı “Sen kimsin birader?” bir kez daha şaşırdım “Hanımefendinin avukatı” avukat derken? Bu adam avukat mıymış? Bir dakika o parkı yıkmak için gelen adamların avukatı? Hemde o kavga olayının hemen ardından gelmesi “İçecek bir şeyler de vermedi nasıl cafe bu?” Diyen esmer yarma ile ara verip çirkef halimle “Var ancak Sana yok da ondan vermedim’” bana şokla baktı “Müşteriyim ben” işaret parmağı ile kendini gösterdi. “Kapattık” dedim. “Şikayet edeceğim” et de görelim. Sırıttım Elimle kamerayı gösterdim. Yiyorsa yap. İt herif “Kamera, her anı anbean kaydetti” söylediklerime bakışlarına yerleşen korkuyla yanında ki adama döndü “Hadi gidelim yine geliriz” dedi elindeki tesbihi bana doğru salladı “O zaman polisle muhatap olacaksınız” dedi yanımdaki adam “Göreceğiz” pis dişlerini göstererek sırıtarak “Göreceğiz” adamdaki özgüvene bak Yanımdaki adam ukala şekilde beni tehdit eden Adamların üzerine yürüyen adamın Kolunu tuttum. “Ne yapıyorsun?” Dişlerimin arasından konuştum “İki tane vurayım elim kaşınıyor” benim elim de kaşınıyor bir tane çarpacağım ağzının ortasına “Benimde yemek ister misin?” Şokla yüzüme bakıp “Yok almayayım acıtıyor” gülerek dedi. “İyi düş önüme de gidelim” ellerini yukarı kaldırıp htheslim olur gibi “Emrin olur aşçı hanım” dönüp elleri cebinde cafeden çıktı. Bende arkasından çıkıp kapıyı kilitledim. Birlikte yavaş adımlarla kaldırım…