10. BÖLÜM
Yazar: Fatma Kilbas

10. BÖLÜM × 10. BÖLÜM Bazen yanındakiler ile susabilirsin. Bazen kahkahalarla gülerken bir anda ağlaya bilirsin. Bunu yaptığın kişiler için tuhaf olmaz. Aksine kendini kazmaz. Kendini olduğun gibi ortaya dökersin. Yanındakiler de sana destek olur. Senle ağlayıp gülerler. Ben arkadaş kaybettim sandım. Meğerse benim arkadaşlarım yanımdaymış. Ben sadece omzunda yük olan birini yere indirmiştim ve artık içimde huzur vardı. Ben gözümü açmadan öyle düşünmüştüm. Ama şuan yanımda benle birlikte susan arkadaslarimin varlığı her şeyden daha değerli. Derin düşüncelere dalmışken "Ne parası almış o tefeciden?" diyen bu sefer melekti. "Bu mayısta Yunanistan'a iş için gittiydi ya " dedim. Düşüncelisesiyle “evet” arkama yaslanıp İşte bu iş değilde tatile gitmiş” bunu da geçen gün yakın arkadaşım olan Buğra bana “ ben bir şey duydum o it o aldığı paraları tatilde yemiş” diye konuşmuştuk. Nil öfkeyle “vay şerfsize bak sen” diye bağırdı. Elimle onu susturmaya çalıştım. ama onun öfkesi böyleydi. Sinirlendi mi sesi yüksek çıkardı. Melek “konuştun mu?” başımı salladım. Artık şu konu bitip de daha güzel bir konuya geçiş yapalım. Şu adamı konuşmak istemiyorum. “Evet aradım” dediğimde melek gözlerini kısıp “ne dedi yüzsüz it?” onların ona sövmeleri biraz da olsa içimin yağlarını eritiyordu. Ayranımdan bir yudum içip “ne diyecek benim borcum yok dedi.” Telefonu elime alıp adamlardaki senedin fotoğraflarını çekmiştim. Kızlara gosterdim. “Ancak adamların bana gösterdi senetlerde onun adı var gördüm” dedim. Nil “sen demedin mi o it benim nişanlım değil diye” sinirle konuştu. Dedim de beni dinleyen yoktu. Adam bana senden alacağım dedi. Senette benim adım yazmıyor ama adam canım öyle istiyor dedi. Böylece de Birinin pisliği benim üstüme kaldı. Öfkeyle “Demem mi kuzum dedim.” peçeteyi öfkeyle sıkarken Melek nefretle ”bırak ödesin it oğlu it” dedi. “Ailesi zengin para bol adam gidip tefeciden borç alıyor sonrada sana kakalıyor” Gülümsedim. Dediği gibiydi. Zengindiler. Hatta bu paranın gayri meşru yollarla kazandıkları söyleniyor. Birde Furkan’ın babası cimri. Bu parayı hayatta ödemez. Nil “itin suçu yok onu yapanın kanı bozuk hayliyle onun da kanı bozuk” tiksintiyle yüzünü buruşturdu. Melek “adamları nasıl bulacağız” dedi. Doğru bir yere parmak basarak. Nil kolasınını içip bardağı masaya sertçe koydu. “Onu da polis amcalarım bulsun canım bi zahmet” dedi. “Peki o Furkan denen insan bozuntusu ne dedi başka?” Zaten bizim konuşma onunla son bulmuştu. Bir de ne diyecek iyice sıçtı sıvadı. “Bir şey demedi. Zaten bir daha karşıma da çıkmadı.” dedim. Kollarımı göğsümde topladım. Melek sırıttı. “Bir tarafları yememiştir.” Dediğinde nil ile kıkırdadık. Masaya eğilip sır verir gibi “kıızlar birde bana dedi ki” dedim. İkisine de baktim. Merakla baktilar. melek “ ne dedi ki?” Diye ağzı dolu sordu. Nil “yüzü var mı ki?” yine yüzünü buruşturdu. Yoktu “bana dedi ki ben umayı değil seni seviyorum. Borç ortaya çıkınnca da sesini kesti. Yoksa daha çok dolanacak gibiydi döl israfı” “piç” çok doğruydu. Anne babası da beni sevdiğini söylüyordu. Ama oğullarının gerçek yüzü ortaya çıkınca bana taraf oldullar. Oğullarını haklı çıkarmak için her şeyi yapmışlardı. Dedim ya adam cimri. Ama yemezlerdi. Onu hayatıma aldığım güne lanetler ediyorum. Bana tek güzel benmişim gibi bakan adama çabuk kanmıştım. Sever sanmıştım. Ben onun bana tanrı tarafından gönderildiğine inanmıştım. Çünkü o zamanlar biraz kafam karışık birazda bunalimdaydım. Bunu çok güzel kullandilar. İki Çok sonra bunun sadece benim inndığım bir sanrı olduğunu anladım. Keşke oraya hiç gitmeseydim de o adamla karşılaşmasaydım. Diye kendime her gün sayıyorum. Bunu bile de sadece Umay idi. Bende o an düşünmedim. Kim arkadaşına bu kötülüğü eder ki? Annem onların nişanda aldıklarını eren ile gönderdi de rahat ettim. Eren anlattığına göre kadın geri gönderdiğimize çok sevinmiş. “Meleğin “yalancı” dediği iledüşüncelerden sıyrıldım. “Hemde dik alası. polis biz size haber veririz dediler öyle kaldılar.” dedim. Nil derin bir nefes a…