Kehribar Çiçeği

7. Bölüm: Merhamet

Yazar:

Kehribar Çiçeği - Şevval Nur Aydın kitap kapağı
Kehribar Çiçeği kitap kapağı

“Acı insanları yakınlaştırır, düşmanlıkları dönüştürür.” (Victor Hugo) ------- “Uyanıyor,” dedi bir ses. Gözlerimi açtığımda görüntülerin netleşmesi bir hayli uzun sürdü. Beyaz floresan ışığı gözlerimi almıştı. Işığa alıştığımda yatağın başında bekleyen Alihan’a, Sergey’e, Dmitry’e ve Tatiana’ya baktım tek tek. “Sergey, gidip doktoru çağır,” dedi Alihan. Mavi gözlerini üzerimden ayırmamış bana doğru yaklaşmıştı. Yattığım yerde öylece ona baktım. Kıpırdamaya bile halim yoktu. Dudaklarımdan sadece, “Bana ne oldu?” sorusu döküldü. Kelimeleri doğru söylediğimden bile emin değildim. Kolumdaki serumun etkisinden olsa gerek sersemlemiş gibi hissediyordum. Tatiana, “Yemekteyken burnundan kan gelmişti. Ayağa kalkıp gitmek istediğinde aniden yere yığıldın. Biz de seni hastaneye getirdik,” diyerek olan biteni özetledi. O an hatırladım her şeyi. Avucuma dolan kanı, ayağa kalkıp gitmeye yeltendiğimde dengemi sağlayamayıp boşluğa yığılışım belirdi gözlerimin önünde. Sonrası ise koca bir sis bulutu... “Sizi dışarı almak zorundayım,” dedi doktor odaya girdiği sırada. Sergey odaya girmedi. Diğerleri de tek tek terk etti odayı. Odada doktorla baş başa kalmıştım. Doktor, “Buraya geliş sebebinizi hatırlıyor musunuz Marin Hanım?” diye sordu yanıma gelip. Gözlerim elindeki dosyaya kaydı. Durumumun pek de iç açıcı görünmediği doktorun kağıtlara attığı bakıştan net bir şekilde belli oluyordu. “Hatırlıyorum,” diye cevapladım doktorun sorusunu. Doktor başını kaldırdı. Gözlerime baktı. Sıkıntılı bir iç çekişin ardından, “Durumunuz iyi değil Marin Hanım,” dedi. İlk başta ne diyeceğimi bilemedim. Neyim olduğunu bile sormaya çekindim. Sanki öğrendiğim an durumum daha da kötüleşecekmiş gibi bir his kapladı içimi. “İlacı ne zamandan beri kullanıyorsunuz?” diye sordu bu sefer. “Ne zaman başladığımı tam olarak hatırlamıyorum ama uzun yıllardır aralıklarla kullandığımı söyleyebilirim.” Doktor başını hafifçe aşağı yukarı salladı. Hemen ardından beni şoke eden bir gerçeği dile getirdi. Gözlerimin içine baka baka yıllardır kullandığım ilacın aslında ilaç değil sentetik bir tür uyuşturucu olduğunu söyledi. “Bu mümkün değil. İlacı babam yurtdışından özel olarak getirttiriyor.” “Korkarım ki ortada büyük bir yanlışlık var Marin Hanım. Bu ilaç sizin sandığınızın aksine var olmayan bir şey. Şişenin içindeki şey ise sentetik bir tür uyuşturucu. Bu tür bir hap kullanan biri zihinsel bulanıklıklar da yaşar ve ne yazık ki sizde sadece bu da yok. Sizin bu hapları uzun yıllar kullanmanızdan dolayı iç organlarınızda ciddi bir tahribat var.” Doktorun söyledikleriyle beynimden vurulmuşa döndüm. İç organlarımın tahribata uğramış olması değil, yıllardır kullandığımın bir ilaç olduğunu sanırken uyuşturucu çıkması gerçeği yankılandı zihnimde. İçim kabul etmedi bir türlü. Söylenenler doğru değildi. Olamazdı! “Asıl yanlış sizin söylediklerinizde doktor bey,” dedim sinirle. “Kullandığım ilaç yurtdışından geldi. İlacın zihni bulandırdığını bile bile kullandım. Acılarımı atlatmam için psikiyatrist tarafından özel olarak önerildi. Organlarımda tahribat yapması imkansız.” “Bakın Marin Hanım. Kabullenmesi sizin için çok zor biliyorum ama söylediklerim gerçek. Kullandığınız sentetik uyuşturucu organlarınızda ciddi bir tahribata neden olmuş. Üstelik sizdeki...” “Benim durumumu kimse bilmeyecek doktor,” diyerek araya girdim. “Ayrıca ilacı temin eden kişi bir Cumhuriyet savcısı. Onu neyle itham ettiğinizin farkında mısınız?” “Bunu kimin temin ettiğini bilmiyorum ama maalesef durum bu Marin Hanım. Durumunuz sebebi ile de size yeteri kadar serum uygulayamıyoruz. Fazla serum uygulaması ödem, tansiyon krizi ve akciğerde sıvı birikmesi gibi riskler oluşturur. Bu yüzden size uyguladığımız serum miktarını arttıramıyoruz. Bu da serumun etkisinin bitimiyle ne yazık ki ağrılarınızın giderek artacağı anlamına geliyor.” “Alihan Sancaktar’ın tahribat haricinde benim hakkımda daha fazlasını bilmesini istemiyorum. Kimse bunu bilmeyecek. Sadece tahribatı bilseler yeter. Aksi durumda başta size sonra da hastan…

Bölümün tamamını WritePad'de oku