Kehribar Çiçeği

20. Bölüm: Storonniki

Yazar:

Kehribar Çiçeği - Şevval Nur Aydın kitap kapağı
Kehribar Çiçeği kitap kapağı

“Sevdiğimde kendimi kaybettim; kendimi bulduğumda seni.” (Franz Kafka) ------- Sabaha kadar Alihan’ı düşündüm. Onun uğruna savaştığı her şeyi kurtarmanın yollarını, Storonniki’de o yokken nasıl sözümü dinleteceğimi düşündüm durdum. Onun yokluğunda çektiğim acıyla, onun özlemiyle ve de onun geri döneceğine olan sonsuz inancımla sabahı sabah ettim. Tatiana, “Herkesi Storonniki’de topladım,” dedi şişmiş gözlerle bana bakarken. Herkes tüm gece Storonniki’nin önde gelenlerini bir araya getirebilmek için canla başla çalışmıştı. Bizim dışımızda henüz Alihan’ın gemisinin alabora olduğunu kimse bilmiyordu. Bugün bu korkunç gerçeği ben onlara söyleyecektim. “Herkes Storonniki’de ise bir an önce gidelim,” dedim her birine tek tek bakarak. Her ne kadar gücüm olmasa da çıktım o kapıdan. Benim evde güvende olduğumu bilerek gittiğini bilmek içime oturdu. Kendimi güç bela Tatiana’nın yanındaki koltuğa attım. Kemerimi bile takamadım. Tatiana o haliyle bir de benim kemerimi bağlamıştı. Dmitry ile Sergey’in de kendi araçlarına binişi ile birlikte Storonniki’ye doğru yola koyulduk. Yol boyu başım koltuğa yaslı bir şekilde Alihan’ı düşündüm durdum. Kalbim sıkıştı. Nefes alamadığımı hissettim. Giderken canımı da almış gibi hissettim. Canımdan can kopmuş, ruhum yitip gitmiş gibi hissettim. Ben onsuz hiçbir şey olduğumu hissettim. İçimdeki ağlama isteğini titreyen dudaklarıma dişlerimi geçirip kanatmak pahasına bastırdım. Her zamankinden daha dik durmam şarttı. Bunu onun için yaptığımı kendime defalarca kez hatırlatmamın üzerine Tatiana arabayı tek katlı, İngiliz mimarisinde bir evin önüne çekti. Dışı açık gri mermerden olan evin tek renk kaynağı her iki taraftaki kolonları saran kırmızı güllerden oluşma sarmaşıklardı. Arabadan indiğim sırada, “Onlara ne söyleyeceksin?” diye sordu Tatiana. Arabanın kapısını örtüp ona baktım. “Gerçeği,” dedim kapıya doğru adımlarken. İki kanatlı geniş kapıyı Sergey ile Dmitry ardına kadar açtı. Hep birlikte içeriye geçtik. Geniş ve uzun koridorları aşıp başka bir kapıya ulaştık. Son kapıyı açan ben oldum. İçeride oldukça büyük bir masa ve de masanın etrafında toplanmış birkaç adam vardı. Baştaki sandalyenin boş olmasından oranın Alihan’ın yeri olduğunu anlamam uzun sürmedi. Herkes bir yabancının Storonniki’de olmasının şaşkınlığıyla bana bakarken, “Sizinle önemli bir konu hakkında konuşmaya geldim,” dedim dimdik. Hoşnutsuz bakışlar gezindi üzerimde. Kimsenin burada olmamı istemediğini biliyordum. Kimsenin beni dinlemek istemeyeceğini biliyordum. Yine de bir şekilde kendimi dinletmek zorundayım. “Dün gece,” diyerek başladım konuşmaya. “Dün gece lideriniz Alihan Sancaktar’ın içinde bulunduğu gemi Karadeniz açıklarında alabora oldu,” dedim güçlükle. Bir çırpıda söylediğim sözlerin üzerine Dmitry ile Sergey kapıyı kapattı. Üçünün de hemen ardımda olduğunu bilmek kendimi biraz da olsa iyi hissettirmişti. İçlerinden biri yaşadığı şoku atlatır atlatmaz, “Şto éta jénşçina zdes’ dyélayet, Dmitriy? K tamú je aná ne iz náşih! Tak vı zaşiščáyete táynı Storónniki?” (Bu kadının burada ne işi var Dmitry? Üstelik bizden olmayan birinin! Sizler Storonniki'nin gizliliğini böyle mi koruyorsunuz?) dedi hiddetle. Onun söylediklerinin üzerine bir başkası ayağa fırladı. Dmitry’nin cevap vermesine kalmadan içlerinden bir başkası, ”Alíhan Sandjaktár úmer?” (Alihan Sancaktar öldü mü?) diye sordu. Dmitry bir başkası daha konuşmaya atlamadan evvel, “Paká nyet tóçnıh novóstey. Mı jdyóm patvırjdeníya. A teper’ sadítes’ na svayí mesta, i daváyte pagavarím,” (Henüz kesin bir haber yok. Bizde kesin bir haberin gelmesini bekliyoruz. Şimdi yerlerinize oturun da konuşalım.) dedi uyarıcı bir tonda. Sergey ile Tatiana adeta ölüm meleği misali oturmaları için ayağa dikilen iki kişinin tepesinde durdu. Herkes yerlerini alınca Alihan’ın koltuğuna oturmak üzere adımladım. Tam da o esnada biri yolumu kesti. “Bu kadın Spasitel’’in yerine oturamaz,” dedi net bir şekilde. Tatiana, “Ona derhal yol ver İgor,” dedi sinirle. Adının İgor olduğunu öğrendiğim adam yeri…

Bölümün tamamını WritePad'de oku