Kehribar Çiçeği

15. Bölüm: Buldum

Yazar:

Kehribar Çiçeği - Şevval Nur Aydın kitap kapağı
Kehribar Çiçeği kitap kapağı

“Birinin varlığı, insanın içindeki ağırlığı hafifletebilir.” (Virginia Woolf) ------- “Bence bugünlük bu kadar yeter Alihan Sancaktar.” Dosyayı onun elinden alıp kenara koydum. Ben kahvaltımı yaparken onun aç açına bana dosyada yazanları çevirmesine daha fazla seyirci kalamadım. O ise tüm bunlardan habersiz, “Neden durduk?” diye sormuştu. “Sence neden?” diye sordum gözlerimle kahvaltı sofrasını işaret ederken. “Kahvaltını yaptıktan sonra devam ederiz o zaman.” “Buna gerek yok.” “Sebep?” diye sordu tek kaşı havada. Sesindeki tını dikkatimi çekti. Sarf ettiği tek bir sözcükle bana hesap sordu Alihan Sancaktar. “İlgilenmen gereken bir proje var Alihan. Bana çeviri yaparak dar vaktini hiç etmene gerek yok. Ben hallederim.” Mavi gözlerini benimkilere dikti. “Nasıl halledeceksin? Rusça bilmiyorsun,” dedi sanki yanlış bir şey söylemişim de beni düzeltmeye çalışıyormuş gibi. Bu sefer tek kaşı alnına çivilenen tek kişi o olmadı. “Sen gemi projeni bitirmeye bak Alihan Sancaktar.” “Öyle mi?” “Öyle,” dedim inatla. Alihan kimin daha inat olduğunu göstermek için sandalyemi tutup dibine kadar çekti. Neredeyse burun buruna gelişimize karşın, “İnadın bana sökmez kehribar çiçeği,” dedi. Başımı aksi yöne çevirmek zorunda hissettim. Çalışma masasına kurdurduğu kahvaltı sofrasına baktım. Sonra da sehpanın üzerinde duran kehribar çiçeğine. Alihan’ın soluğunu yanağımda hissetmek kalbimin ritmini değiştirmeye başlamıştı. Sandalyemi ondan uzaklaştırmak istedim. Bunu yaptığımda inadıma yapar gibi bu sefer kendi sandalyesini benimkinin dibine çekti. Aramızdaki mesafeyi kaldırmaya yemin etmiş gibi. “Oyun mu oynuyoruz?” diye sordum en sonunda. “Soruma vereceğin cevaba bağlı.” Alihan’ın bakışlarıyla hipnotize olduğumu hissettim. Mavi gözlerine baktığım an dilim tutuldu sanki. Neyi soracağını bile soramadım. Alihan ise, “Bu dosyaları kimle çevirmeyi planlıyorsun?” diye sordu. “İnternet diye bir şey var Alihan Sancaktar.” “O şekilde biraz zor yetişir.” “Gerekirse Tatiana’dan yardım alırım. Sen hiç merak etme. Ben bir şekilde bununda üstesinden gelirim.” “Bilirim. Sen her şeyin üstesinden gelirsin kehribar çiçeği.” Aramızdaki mesafenin az oluşu bir yana gözlerime bakarken ki hali ile nefes almakta zorlandığımı hissettim. Güçlükle yutkundum. “Ben biraz dosyalar üzerinde çalışayım,” dedim yarım ağızla. Masanın üzerindeki dosyaları alıp ayaklandım. Arkamdan baktı Alihan Sancaktar. Tam kapıdan çıkıp gitmek üzereyken, “Bir şey unutmadın mı?” diye sordu. Başımı çevirip baktığımda bakışlarıyla yeni oda arkadaşımı kastettiğini anladım. Saksıyı kucağıma, dosyaları da kolumun altına alıp çalışma odasından ayrıldım. Aceleci adımlarım beni odama götürdü. Odaya nasıl geldiğimi, kapıyı kapatıp kucağımdaki ağırlıklardan ne ara kurtulduğumu bile hatırlamıyorum. Tüm dengem altüst olmuştu sanki. Bunun sebebi de oydu: Alihan Sancaktar. Önce beni ölümün kollarından alan sonra da evinin baş köşesine bir kehribar çiçeği olarak koyandı Alihan. Şimdi ise öldürmesinler diye çiçeğini, kendini hedef göstermişti. Odama gönderttiği dizüstü bilgisayarı aldım kapıdan. Dosyalarla birlikte yatağın üzerine kuruldum. Uzun uzun dosyalar üzerinde çalıştım. Bir ara sıkılıp dosyaları kenara ittiğimi biliyorum. Yataktan kalkmış odanın içinde dolanıp durmuştum. Kapının tıklatışıyla irkildim. “Gir,” dedim kapıya doğru. Kapının aralığından, “Alihan Bey sizi aşağıda bekliyor,” dedi evdeki çalışanlardan biri. Ona biraz sonra geleceğimi söyledim. Tam kapıyı kapatıp gideceği sırada, “Bunu mutfakta unutmuşsunuz,” dedi. Gözüm elindeki aile cüzdanına kaydı. Aile cüzdanını aldım elinden. Aşağıya inmeden aile cüzdanını komodinin çekmesine attım. “Karalyóva gelmiş,” dedi Sergey sırıtarak. “Hoş geldin Sergey,” dedim imayla. Sergey aramızdaki buzları eritme girişimimden hoşnut olmuş gibi görünüyordu. Tatiana ile Dmitry ise can sıkıcı bir konuyu dile getirmeye hazırlıyorlardı kendilerini. Alihan, “Dmitry avukatlığa geri dönmen için her şeyi ayarladı. Yarından itibaren tüm prosedürleri uygulamakla birlikte kimlik…

Bölümün tamamını WritePad'de oku